tarihin gelmiş geçmiş en yakışıklı futbolcularından biri.
profesyonel futbol kariyerine 1993 yılında manchester united 'ta başlamış, 2003 yılına kadar ada'da 64 gol atmış, ispanya'da 2000'li yılların başında inşa edilen los galacticos 'a 35 milyon euro karşılığında transfer olmuş ve o efsane kadronun bir üyesi olmayı başarmış, 2007 yılında amerika'nın yolunu tutup los angeles galaxy takımında forma terletmiş ve 2009-2010 yıllarında ac milan 'da kiralık oynadıktan sonra kariyerine noktayı arap sermayesinin güdümündeki paris saint germain 'de koymuş efsane ingiliz orta saha ve kanat oyuncusu.
duran toplarda tarihin en iyilerindendir hakeza uzun toplarda oyunun yönünü değiştirmede falan ama asla fm tabiriyle world class değildir. değerli bir internationaldir.
pas oyununu yakın dönemde keşfetmiş ingilizlerin savunmadan yolladığı uzun topları santraforla buluşturduğu sistem nedeniyle maç boyunca ayağına top değmeyen kanat veya diğer pozisyonlarda oynayan oyuncular teknikleri gelişmediği için oyunda var olmanın yolunu fiziksel gelişimde bulmuşlar haliyle. beckham da man utd takımının en fit ve fiziksel olarak güçlü oyuncularından birisi olması yanında tekniğini de geliştirmek için oldukça sıkı çalışmış. lakin biraz kalın kafalı bir oyuncu olarak değerlendiriliyor. bir maçtan sonra kötü oynadığını kesinlikle kabul etmezmiş. öyle ki arsenal ile oynanan federasyon kupası maçında yaptığı bir hata sonrası takım gol yediği için muhtemelen gene hatasını kabul etmediğinden dolayı ferguson kendisine sinirlenip yerdeki kramponlardan bir tanesini tekmelemiş ve krampon beckham'ın kaşını yarmış.
real madrid sonrası yolunun amerika'ya düşmesinin asıl nedenini holywood olarak değerlendiriyorlar. ancak milan ve psg ile avrupa'ya geri dönmesi de muhtemelen kafayı tekrar futbola vermesi. 38 yaşında, şampiyonlar ligi maçında oynayabilmesinin (her ne kadar 60 dakika civarı da olsa) bir nedeni de muhtemelen üst düzey fizik gücü yanında bu "kendini tekrar gösterme" isteği.
kafa olarak futboldan uzaklaşıp "ikon" olma yolunda hızla ilerlediği ve hayatının muhtemelen ajanslar (ve belkide karısı) tarafından yönlendirildiği yıllardan da şöyle bir anektod var:
günün birinde man utd antrenman sahasına giden yolda gazeteciler, araçlar sıralanmış alışık olunmadığı şekilde. dedikoduda şu ki beckham o haftasonu maça yeni saç stiliyle çıkacak. sanırım gazetecilerde maçtan önce görüntü almak için antrenman yolunu gözlüyor. beckham antrenmana kafasında bir bereyle geliyor ve bereyi iki gün boyunca hiç çıkartmıyor. antrenmanda, yemekte, tesislerde bereyle gezerken ferguson en sonunda delirip seni oynatmam çıkart bereyi diyerek tehdit ediyor beckham'ı. bechkam'da istemeye istemeye kafasındaki bereyi çıkartıyor. sonuç: sıfıra vurulmuş saçlar.
futbolculuğu buraya yazmakla anlatılamaz. inanılmaz yetenekli bir adamdır. ayrıca gün geçtikçe daha da yakışıklı olmaktadır. ölmeden önceki halini çok merak ediyorum.
geçenlerde netflix belgeseline denk gelip izlediğim oyuncu.
çok düzgün, çok başarılı bir belgesel olmuş.
futbolla çok ilgili olmasam da bu tarz belgesellere denk gelince izliyorum. ama bu belgesel bir başkaydı.
adamı hep çok sevmişimdir (birçok kadın gibi) ama efendiliğine, öz disiplinine, çalışma azmine ve küllerinden doğuşuna şapka çıkardım.
yaşadığı bazı şeyleri kaldırabilecek insan sayısı çok azdır.
o derece zorbalığa maruz kalsam o kafa sağlığında kalabilir miydim ya da o süreçten bu kadar sağlam çıkabilir miydim sorguladım.
yakışıklılığının yanında kendine has moda anlayışı ve seçimleriyle, çok severek yaşadığı aşk hayatıyla aynı zamanda magazin de barındırıyor.
elinden gelenin çok fazlasını nasıl yaptığını izledim.
hayran kaldım.
geçmişe dönük yarım mücadelelerim canımı sıktı. etrafı sallamayıp azmetseydim ne olurdu diye düşündürdü.
bazı yerleri ders niteliğindeydi.
bir "beckham" neden kolay olunmuyor anlıyorsunuz.
sadece iyi futbol oynayarak bir halt olunmadığını da, beline silah sokup milletin karısına kızına sarkan futbolcularımız izlerse anlar umarım.
ahlak bambaşka şey.
ha yetiştirdiği çocuktan da anlayabiliyorsunuz bunu.
geçen denk geldim, tesadüf, en büyük beckham oğlan bir gece kulübüne alınmıyor, kapıdan çevriliyor, çocuk teşekkür edip iyi akşamlar diyor.
halbuki yarım saat sonra orayı basmalıydı.
on numara adammışsın beckham. candın canan oldun.
yolun açık olsun.
not: adamın bazı ortaları ve pasları öyle acayip ki kale önünde ben olsam bile gol atardım sanki.
inanılmaz.