"marx'ın hayal ettiği devrim neden gerçekleşmiyor, marx nerde yanıldı?" sorularına cevap arayan ve cevabı "orta sınıf"ta bulan italyan marxist düşünür.
gramsci'ye göre: marx orta sınıfı es geçmiştir. devrimi ancak kaybedecek şeyi olmayanlar yapabilir, fakat orta sınıfın kaybedecek şeyleri ve hiç değilse geleceğe dair umutları/hayalleri vardır. orta sınıf bunları da kaybetmemek adına sisteme başkaldırmayı göze almayacaktır, almamıştır da...
20, yüzyılın en önemli marksist kuramcılarından biri. italyan komünist partisinin kurucularındandır. musolli'nin faşist yönetimince hapse atılmış, zaten doğuştan bozuk olan sağlığı oradaki koşullar ve kötü muamele nedeniyle iyice kötülemiştir. bu ortamda "hapishane defterleri"ni kaleme alarak yüzyılın politik teorisine dev katkılar yapmıştır.
kültürel hegemonya kavramını geliştirmistir. bu görüşe göre egemen sınıf sömürüsünü, rıza ile sürdürmekte, bunun için ekonomik baskı, şiddet gibi yöntemlerden önce kültürel kurumları kullanmaktadır. egemenlerin kültür üzerindeki belirleyici çalışmaları normları oluşturmakta, bu sömürünün olağan durum olarak kabul edilmesini sağlamaktadır. yalnız kapitalist sınıf değil, sömürdükleri de sömürünün kendisinin, hatta araçlarının farkındadır ve buna razıdır. devrim tüm propaganda enerjisini bunu anlatmakla harcayarak yanılmıştır.
bunun dışında, italyan komünist hareketi ve sonunda gramsci'nin tutuklanmasına giden yenilgisi incelendiğinde hareketin iktidara hazır olmadığı da görülebilir. parti üyelikleri ve aktif çalışanları katlanarak artarken yönetim biraz da şaşkınlık içinde bu büyümeyi kullanamamıştır.
Gramsci, bazen yürümesini, nefes almasını ve hatta ayakta durmasını güçleştiren doğum kusurlarının ve kötüye giden, hapishanede geri dönülmez hale gelen sağlık problemlerinin arasında ürettiği teoriler ile politikasından bağımsız olarak bir irade örneği de olmuştur.
"Bütün bu yaşam, benim kişiliğimi pekiştirdi. Her şey yitirildiğinde ya da yitirilmiş gibi olduğunda bile, işe yeniden baştan başlayarak, sükunetle yeniden çalışmaya koyulmak gerektiğine inandım. Her zaman, yalnızca kendine ve kendi gücüne güvenmek. gerektiğine inandım; hiç kimseden hiçbir şey beklememek ve dolayısıyla da düş kırıklıklarına uğramamak gerektiğine inandım. Yalnızca bildiğin ve yapılabilir olanı yapmayı ve kendi yolunda yürümeyi amaçlamak gerektiğine inandım. Benim moralim çok yüksek; isteyen benim bir şeytan, isteyen de ermiş olduğuma inansın. Ne kurbanı ne de kahramanı oynamak istiyorum. Sıradan, yalın bir adam olmaya inanıyorum; derin inançları olan ve dünyada hiçbir şey için tükürdüğünü yalamayan bir adam olmaya inanıyorum."