1. bir diğer deyişle fikir ve inanç hürriyetidir ve bu hürriyetlerin ifade edilme şeklidir. özgürlüktür. ve asıl utanılması gereken, hakkında türbanla şuraya buraya girilebilir diye kanun çıkarılmasıdır. zira özgürlükler kanunla verilmez, kanun, insanların sahip oldukları özgürlüklerin sınırlarını belirlemek için bir araçtır. yani, sen kanun ile bir kamu dairesinde ne şekilde giyinileceğini düzenlersin, bu kanunun mantığına ters değildir ancak, sen üniversitelere türbanlılar girebilir der isen bu saçma bir kanun olur. bu eleştiri de bana değil anayasa profesörü kemal gözler hocaya aittir ilgili link hemen şuracıktadır: www.idare.gen.tr/...

    ayrıca öğrencilerin türbanla üniversiteye girmesinin laikliğe aykırı hiçbir yanı yoktur! kuru kuruya laiklik savunuculuğu yapacağız diye laikliğe en büyük zararı veren tayfaya sesleniyorum: belediye otobüse binmek ile üniversiteye girmek arasında hukuki bağlamda hiçbir fark yoktur, ikisi de bir kamu hizmetinden yararlanma şeklidir, ancak bizim sözde aydın laik cumhuriyetçilerimiz yıllarca otobüse binene bir şey demezken üniversiteye girene eziyet ettiler... karşılığını da kemikleşmiş, analarını sevse oylarını değiştirmeyecekleri bir akp seçmeni oluşturmakla ödediler...

    bakın bu türbanla ilgili danıştay kararlarından sadece biri ve kemal gözler hocanın eleştirisi de altında:

    ?yeterli eğitim görmemiş bazı kızlarımız hiçbir özel düşünce olmaksızın içinde yaşadıkları toplumsal çevrenin gelenek ve göreneklerinin etkisi altında başlarını örtmektedirler. ancak bu konuda kendi toplumsal çevrelerinin baskısına ve gelenek ve göreneklerine boyun eğmeyecek ölçüde eğitim gören bazı kızlarımız ve kadınlarımızın sırf lâik cumhuriyet ilkelerine karşı çıkarak dine dayalı bir devlet düzenini benimsediklerini belirtmek amacı ile başlarını örttükleri bilinmektedir.

    bu kişiler için başörtüsü masum bir alışkanlık olmaktan çıkarak, kadın özgürlüğüne ve cumhuriyetimizin temel ilkelerine karşı bir dünya görüşünün simgesi haline gelmektedir.

    davacı yükseköğretim düzeyinde eğitim gördüğüne göre bu ilkelerin cumhuriyetimizin kuruluşunda ve korunmasındaki önemini bilmesi gerekmektedir.

    aydın, uygar ve cumhuriyetçi gençler yetiştirmekle görevli eğitim kurumlarının bazı kuralları öğrencilere uygulaması doğaldır.

    bu kurallar herkesçe bilinen ve benimsenen cumhuriyetin kurallarıdır. bu kuralları öğretmek ve benimsetmekle görevli eğitim kurumlarının bunlardan ödün vermesi düşünülemez.

    bu nedenle yüksek öğrenim görmek üzere okula geldiği sırada dahi baş-örtüsünü çıkarmamakta direnecek ölçüde lâik devlet ilkelerine karşı bir tutum içinde bulunan davacının okula alınmamasında yasalara aykırılık olmadığından davanın reddine... 23.2.1984 gününde oybirliği ile karar verildi? [379].

    görüldüğü gibi danıştayın bu kararında kullanılan bir hukukî argüman yoktur. kararda birtakım sosyolojik gözlemler yapılmaktadır ki, bunların doğruluğu da tartışmalıdır. danıştay, ?yeterli eğitim görmemiş bazı kızlarımız?ın ?içinde yaşadıkları toplumsal çevrenin gelenek ve göreneklerinin etkisi altında? başörtüsü taktıkları; ancak ?eğitim gören bazı kızlarımız?ın ise başörtü takmaları konusundaki ?kendi toplumsal çevrelerinin baskısına ve gelenek ve göreneklerine boyun eğmeyecek?leri varsaymakta; bu varsayıma rağmen başörtüsü takan eğitim görmüş kızlarımızın ise, ?lâik cumhuriyet ilkelerine karşı? xe "lâik cumhuriyet ilkelerine karşı\?" çıkmak amacıyla başörtü taktıkları sonucuna ulaşmaktadır. danıştay sekizinci dairesinin bu varsayımlarının doğruluğu fevkalâde tartışmalıdır. ancak doğru olsa bile değişen bir şey olmaz. çünkü sosyolojik gözlemlerden hukukî sonuçlar çıkarılamaz. zira tasvirî öncüllerden normatif sonuçlar istihraç edilmesi ?hume kanunu?na aykırıdır[380].

    dediğim gibi, ilgilisinin verdiğim linke göz atmasını tavsiye ediyorum... personel, personel yakını ve kullanıcı bakımından laiklik ayrımlarını, bunların farklı neticelerinin ayrıntılı bir biçimde değerlendirildiği kıymetli bir yazı. yukarıda belirtilen link.
    0aksesuar 
  2. yabancı erkekler tahrik olmasın diye kadınların saçlarını kapatmak için başlarına örttükleri örtü.

    yapılabilecek en basit ve yalın tanımı bu herhalde. ama tahrik değil esas mevzu, kadının şeklini bozmak. saç olmadan yüz güzelliği çok bir şey ifade etmiyor. kadın dünya güzeli de olsa saçları yoksa vasatı geçemez. bu mantıkla düşünüldüğünde saçları değil de yüzü örten bir örtü de türban vazifesi görür. saçlar açık ama göz hariç tüm yüz gizlenmiş.

    her şekilde saçma bir günah.
    #26641 jack nicholson | 8 yıl önce
    0aksesuar 
  3. Kadınların saçlarını gizlemek için kullandığı örtü. Eşarp. Türban bunun daha sıkıca bağlanmış hali imiş.

    Başörtüsü, türban dendiğinde aklıma ilk şu geliyor: encrypted-tbn0.gstatic.com/...
    #42562 İyi adamdim ben | 8 yıl önce
    0aksesuar 
  4. sanılanın aksine yalnızca islam geleneği değildir. yahudi ve hristiyan dünyasında da belirli ölçüler çerçevesinde kadınların başı örtülür. rönesans'a kadar avrupada evli kadınlar başı açık gezmezdi. zaman içinde toplumlar sekülerleştikçe bu adet rafa kalktı. yine de halen mütedeyyin yahudiler evli kadınların, doğu ortodoksları dulların başı açık gezmesini hoş karşılamaz.
    #42564 laedri | 8 yıl önce
    0aksesuar 
  5. bazı insanların "sümerlerde fahişeler takardı" şeklinde fahişe örtüsü olarak yaftaladığı örtü.

    ben karışmam, isteyen istediğini takar.

    ama insanlar burada tarih boyunca giysilerin kullanım amaçlarının çok değiştiğini görmezden geliyor.

    mesela "etek". uygar bir romalı erkek olsaydınız etek giyerdiniz. pantolon giydiğinizde de doğrudan medeniyetsiz bir insan olarak yaftalanırdınız. yani şu an bir zaman makinesi ile roma devrinden bir askeri getirsek "bu ne lan, dünyayı barbarlar mı ele geçirdi?!" der.
    2aksesuar 
  6. günümüzde sunroof niyetiyle kullanılışı çok yaygındır.
    #174435 yzrm1 | 5 yıl önce (  5 yıl önce)
    0aksesuar