denemeler üslup bakımından "informal-senli benli deneme" ve "formal-resmi deneme" olarak ikiye ayrılır.
montaigne tarzı olarak da bilinen informal deneme samimidir, konuşma dili havasındadır. edebiyatımızda nurullah ataç'ın denemeleri bu tarzdadır.
becon tarzı olarak da bilinen formal denemede yazar otoriter bir üslupla söylemini dile getirir. açıklayıcıdır. edebiyatımızda yahya kemal bu tipte denemeler sunmuştur.
deneme türünün türk edebiyatındaki ilk örneklerine ahmet haşim'in "bize göre" ve "gurabahane-i laklakan" adlı yapıtları örnek gösterilebilir. ancak bu türü yaygınlaştırıp sevdiren nurullah ataç'tır.
sınama, bir şeyi tecrübe etme. aklınızda bir şey vardır acaba yapsam ne olur acaba diye düşünürsünüz, aslında kendinizce bir tahmininiz de vardır ama yinede bi yapayım göreyim dersiniz işte bu denemedir.
arkadaşınızı denersiniz, kıyafet denersiniz, yeni bir yol denersiniz, tüm denemeler insana yeni bir bakış açısı kazandırır.
tarz olarak makaleye benzer ama anlatılanların ispat gayesi olmaması onu makaleden ayıran önemli bir özelliktir. ağır bir anlatım dili tercih edilmez. yazar, kendi kendisiyle konuşuyormuş izlenimi bırakır.
bu türün kurucusu montaigne'dir. bizde ise nurullah ataç, ahmet hamdi tanpınar, suut kemal yetkin melih, cevdet anday gibi önemli isimler sayılabilir.