Avrupa folklorunda afrodizyak etkili olduğuna, ingiltere'de rüyada görmenin şans ve sağlık getirdiğine inanılan meyve. Çinliler ise ölüm ve korkaklık ile ilişkilendirmişlerdir.
Not: bir yaz gecesi rüyasında bottom'a aşık olan titania, perilerine bottom'ı kayısılarla beslemelerini söyler. Ayrıca "bottom" isminin anlamından ve kayısının görünümünden dolayı bir gönderme var mıdır bilemiyorum.
Sabahları aç karnına bir iki tane kurusunun yenilmesi ve üstüne de bir güzel ve aynı güzellikte bardak ılık suyun içilmesi ile bağırsakların bir güzel çalışmasına, tembel ipneler olup çıkmamasına, okumayacaksan otosanayiye vericem sizi denilmemesine sebep olur. Küçük tatlı kabızlıkları yok eder. Üzerinizdeki kötü büyünün kakişkonuza olan sertliğini kırar.
Bunun çekirdeğini taşlan, evet taşlan başka bişeyle yaparsanız olmaz, kırın ve yiyin. Biz yiyoduk güzelli bişeydi. Valla bak. Ah ulan eski günler. Şimdi totişkomuzdaki hüzünlü beyazlıklar, müslüm babalar, inleyen nağmeler. Hep ruhumu sardı. Oh sıcacık.
laksatif etkisi olan meyvedir. eğer kayısı yiyip ishal olduysanız çekirdeğini yiyerek bu durumu tersine çevirebilirsiniz, zira çekirdeği de kabız yapan meyvedir.
mişmiş de denir, hatta malatya'da mişmiş daha yaygın kullanılır.
Bu meret şeftali gibi büyük olmadığından dolayı soyulamıyor. E zaten o dış yüzey yüzünden yenilmiyor da. Hayatım boyunca kaç kez tadına baktığımı bile hatırlamıyorum. Kayısılı meyve suları olmasa herhalde tadını hatırlamazdım. pazarda falan elleriyle nasıl seçiyorlar bunu anlayamıyorum, ben elimi değsem ne el kalıyor ne diş...
mevsiminin gelmesiyle eve de alınmaya başlandı tabii, acayip de canım çekti. Ulan ne yapsam acaba diye düşünürken aldım elime "tırtıklı" bıçağı, kayısıyı zar zor önce ikiye sonra da dörde böldüm, ardından da kayısının iç kısmını dışa, tüylü kısmını içe getirecek şekilde katladım. Pek sıkıntı yaşamadan bir adet kayısıyı bu şekilde yemiş oldum. Lezzetli bir meyve ama işte o dış beni bitiriyor...