-
babası, servetifünun şairlerinden ismail safa'dır. ismail safa, sultan abdülhamit tarafından sivas'a sürgüne gönderildi ve sürgünde -peyami safa iki yaşındayken- öldü.
yahya kemal'in "ismail safa'nın en büyük eseri peyami'dir." ifadesi, peyami safa'nın yaşadığı dönemde de takdir edildiğinin göstergesidir.
aynı zamanda simeranya'nın yaratıcısı.
1961'de erzurum'da yedek subay olarak görev yapan tek evladı merve safa'yı kaybettikten birkaç ay sonra -15 haziran 1961- geçirdiği kalp krizi sonucunda, bir dostunun istanbul çiftehavuzlar'daki evinde hayatını kaybeder.
-
adını tevfik fikret'in koyduğu yazar.
-
garip bir kişiliktir. doğu ve batı sentezini -1951 tefrikasından sonra bir değişiklik olmadıysa eğer- sentezlediği yalnızız isimli kitabında bir gariplik olduğu izlenimini alıyorum.
-- spoiler --
feriha'nın kül olmadan önce yazdığı; "Biz, hepimiz sadece kendimizi düşündüğümüz için yalnızız ve yalnız kalacağız."
-- spoiler --
sözü elbette peyami safa'nın kaleminden çıkmıştır. peki ya; dokuzuncu hariciye koğuşu kitabında geçen
-- spoiler --
"Kendi kendime karşı çok borçlandım. Kendime vadettiğim şeyleri yapamazsam utancımdan aynaya bakamayacağım."
-- spoiler --
söz. ilginç bir yazar vesselam. yine de tespitlerini sevdiğim yazar. -
annesinin Server bedia isminden yola çıkarak server bedi ismiyle kaleme aldığı "Cingöz Recai" isimli polisiye dizi romanlarının edebi değeri pek yoktur geçinme amaçlı yazmıştır.
dokuzuncu hariciye koğuşu ve fatih harbiye kitapları da iyidir okumanız tavsiye. -
ilgi çekici bi adam. iki kişilikli. sanırım edebiyatı para kazanılacak iş olarak görmediğinden para kazanmak için yazdığı yazıları farklı bir isimle yazar. ruh tahlillerinde en başarılılarından. -
(bkz: fatih harbiye) -
dünyanın hiçbir nüzhet'i yalan söylememelidir
"öyle bir yaşta idim ve öyle mizaçta idim ve çocukluğumda o kadar az oyun oynamıştım ve aldatmasını o kadar az öğrenmiştim ki, yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu; ve bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyanın bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşıyordum. yalana herşey isyan etmelidir. eşya bile: damlardan kiremitler uçmalıdır, ağaçlar köklerinden sökülüp havada bir saniye içinde toz duman olmalıdır, camlar kırılmalıdır, hatta yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır filan... zavallı mürahik...
nüzhet bana yalan söyledi."
dokuzuncu hariciye koğuşu, sayfa 49