"Ve sonra eros, en güzeli ölümsüz tanrıların,
o eros ki, elini ayağını çözer canlıların ve insanların;
İnsanların da tanrıların da ellerinden alır, yüreklerini, akıl ve istem güçlerini"
Aşk ve bereket tanrısı. romalılarda cupid olarak bilinir. Kanatlı, ok ve yay taşıyan küçük bir çocuk olarak betimlenir.
"Eros, antik yunanca'da aşk, tutku, ihtiras, şiddetli istek ve şiddetli arzu anlamına gelmektedir ve bir şeye yönelik aşkın bencil, tutkulu, yoğun ve arzulu halini ifade etmektedir...Bu anlamda modern dönemde kullanılan erotik sözcüğünün kök anlamına uygun olduğunu söylemek gerekmektedir."
kaynak:
Theogonia - hesiod
Eski Yunan felsefesinde aşk - hasan aydın
Dünya'nıN yakınlarındaki en büyük asteroidlerden biridir. Yörüngesi dünya ve mars arasında, dünya'ya daha yakındır.
Dünya'dan gönderilen bir uzay aracı, 2001 yılında eros'un yüzeyine iniş yapmıştır.
goo.gl/...
kökeni hakkında farklı hikayeler anlatılan; erken-rönesans dönemine kadar genç ve cazibeli bir erkek olarak betimlenirken, erken-rönesans ile küçük, haylaz bir çocuk olarak betimlenmeye başlayan yunan tanrısı.
- "didaktik şiirin babası" olarak geçen hesiodos'un "theogonia" eserinde eros; chaos, gaia ve tartarus'tan sonra evrene dördüncü olarak gelmiştir. ancak sonraları afrodit'in yaveri olarak karşımıza çıkar. -aristophanes'in aktarımında ise "erebus" ve "nyx"ten olmadır. -daha sonraki mitolojik anlatımlarda eros, "aphrodite" ve "ares"in çocuğudur. -başka bir efsaneye göre de iris ve zephyrus'un oğludur.
eros, yunan mitolojisinde aşk, seks ve şehvet tanrısı olarak geçer. bazen doğurganlık simgesi olarak da tapılan eros, "erotik" gibi kelimelerin de kökünü oluşturur. eros, genelde afroditle beraber anılır ve dionysos gibi bazen "eleutherios" yani "kurtarıcı" olarak görülür. geleneklere göre, afrodit kadınların erkeklere olan aşkını temsil ederken; erose esasında erkek için olan aşkın temsilcisiydi.
felsefe'de "eros"
agape kavramının tam karşıtında yer alır. agapede bulunmayan bencil ve arzulu bir niteliğe sahiptir. "eros" kavramının işlendiği en önemli yapıtların öncülleri platon'un "şölen" ve "phaidros" adlı diyaloglarıdır.
sokrates , eros'u, yarattığı güzelliğin kavranmasıyla algılananın ötesinde ölümsüz bir dünyaya (bkz: idealar dünyası), çıkan bir yol olarak görürken,, platon , eros'un yoluyla güzelliğin özüne ulaşılabileceğini savunur. aristoteles ise herakleitos'un doğada bulunan "gizli uyum"undan bahsederken, eros'un bu uyumu çağırıştıran bir gücü olduğunu ifade eder.
sigmund freud tarafından insanın doğduğu andan itibaren içgüdüsel olarak yaşam isteğine sahip olmasına karşılık olarak kullandığı sözcük. Ayrıca işbu sözcük insanın iyilik yapma isteğinin nedenini de açıklamaktadır.