1. 2024'ün eylül ayında görücüye çıkan (bize de kasım'da gelebilmiş), işi film. ben vizyona girmeden önce fragmanını izleyip "'nin farklı bir hali gibi bu ya, izlenir" diyerek kenara not etmiştim. anca fırsat oldu. beklentim büyümüş biraz sanırım ama gene de iyi film. yaklaşık 80 milyon dolarlık bütçesini 350 milyon dolarlık hasılatla karşılamışa benziyor. sadece amerika'da 150 milyon dolar gişe yapmış zaten, nasıl karşılamasın.

    çok uzak olmayan bir gelecekte, bir robotun "kargoların istenilen yere ulaşmama sorunsalı"na kurban giderek ıssız bir adaya düşmesinden sonra yaşadılarını anlatıyor. robot roz, kendi kendine de öğrenebilen bir yapay zeka. olayların gelişiminin az çok çevresindeki hayvanlara bağlı olabileceğini anlıyorsunuz zaten ama bu yola girene kadar da film yapay zekanın kendisini geliştirme aşamalarını güzel işlemiş. hayvan seslerini önce anlayamama ama sonra çözerek onlar gibi konuşabilme (izleyiciye göre sadece "hayvanlarla konuşabilen robot" oluyor bu), bilişsel algılamayı bambaşka bir boyuta taşıyan "neredeyse sıfır tecrübe ile ev yapma" ve tabii ki minimal de olsa "varlık amacı sorgulama" mevzuları önceki dreamworks işlerindekine benzer şekilde akıyor. bunun bokunu çıkarmıştı gerçi ama ve benzer yönlerde roz'un da geçmişini oluşturuyor aslında tabii. bu nedenle dreamworks'ün doğrudan bir pixar olmaya ya da wall-e çakması yapmaya çalışmadan roz'u sunabilmesini beğenebilirsiniz siz de.

    filmin bazı yerlerinde sjw ve özellikle cinsiyet mevzularıyla ilgili postmodernizm lehine söylemler mevcut. çoluk çombalağınızla izlerken bunları açıklamak zorunda kalabilirsiniz. biz evde burun kıvırıp biraz da yüz ekşiterek geçtik ama roz'un adeta bir hayatta kalma savaşında ettiği lafların çoğunun anlamsız kalabileceği kadar ilerlemişti film. bu yüzden pek etkilemedi bizi ama ebeveyn olarak siz n'aparsınız, bilemiyorum. sonra evde kavga çıkmasın.

    seslendirme kadrosu pek iyi değil ama bomboş da sayılmaz. bu sıralar her şeyde ve her yerde karşımıza çıkan burada da var. 'nin nefis "longneck" seslendirmesi ile 'nın "pinktail"'i müthiş. geri planda kalsa da, sesini duyduğunuz gibi anlayacağınız de "thorn"'u seslendirmiş. diğer sanatçıları pek bilmiyorum ben. genel olarak seslerin görselin önüne çok geçmediği bir animasyon olmuş bu, onu ekleyeyim. genelde uzun metraj aile animasyonu izlerken ya sese ya da görüntüye öncelik vermem gerekiyordu. ya sahneler çok hızlı akıyor gibi geliyordu ya da ses boğuluyor gibi. bu film bunları orantılamış, ikisine birden kulak kabartıp/göz pörtletmenize gerek kalmıyor.

    neredeyse 2 saatlik bir aile animasyonu bu. dreamworks'ün aile işi filmleri genellikle akmaz kokmaz, bir şeylere ya da bir yerlere bulaşmak istemez. the wild robot da (ya da roz da) aynen böyle. keyifli vakit geçirirsiniz ama depresyondaysanız sizi gülümsetmez, iyi bir ruh halindeyseniz de sizi bulutların üstüne atmaz.
    #295385 lake of the hell | 3 hafta önce
    0animasyon