Matbaadan yeni çıkıp yılllanan kitaplara kadar çeşitli aromalarda salınan koku.
Yeni çıkanı acayip güzel kokuyor fakat eskilerin yıpranmış, ter ve tükürük sinmiş sayfalarına bir de küf eklenerek aldığı yeni karışımı da geçmemek lazım. Hasılı seveni çoktur.
Eski kitaplar daha bir güzel kokuyor sanki. "E-kitap çok tatlı, tatile bile götürebiliyorsun" diyorlar. Olmaz canımın içi olmaz. Kitap dediğin o valize tıkılır, çevrile çevrile okunur. Sonra arşiv olarak kütüphanene koyulur. Tekrar alınır tekar okunur. Bir cümle aklına gelir, gecenin bir yarısı sayfa karıştırıp okunur. Belki sayfaların birinde minik bir damla kahve lekesi vardır. Belki kedim ben kitap okuyup, onunla ilgilenmedim diye kızıp gene kitabın kenarını kemirmiştir. O kitabı okurken hissettiğin duygular vardır. En çok sahafları severim ben mesela. Yaşlı bir dükkan olucak. Tıkış tepiş her bir kenara kitaplar tıkılmış olacak. Yerlere eğilip kitapları görebilmek için şekilden şekile gireceksin. Kapıdan girdin mi, mis gibi eski kitap kokacak. O koku seni alıp, tanıdık bir dost gibi sarılacak sana. En yakın arkadaşının, en sevdiğin insanın parfümü gibi kokacak sana...
kağıdı ağartmak için kullanılan kimyasaların, baskı mürekkebini oluşturan kimyasalların, cildi yapıştırmak için kullanılan zamkın bir araya gelmiş kokusu. üstüne satılmak için beklediği yerde nemden rutubetten kaynaklanan küf kokusu. romantize edilip fetiş haline getirilecek bir şey olmadığı gibi sağlık için de pek uygun şeyler değil. sahaf kitaplarını pek derin koklamayın. ciğerlerinize mantar, küf, böcek yumurtası dolmasın.