1. 21 Ağustos'ta kayboldu, 8 eylül'de ölü bedeni köyünden 2 km uzakta yer alan bir derede bulundu. Otopsi falan yapılmış, sonuçlar paylaşılır mı bilinmez ama tek temennim hiç acı çekmeden can vermiş olması.

    Cehennemi yaşatan kaç şerefsiz çıkacak o da ayrı bir dert. Küfür etmek istiyorum.

    Rahat uyuyasın.
    #291518 iskiski | 7 ay önce
    4kişi 
  2. hakkında yayın yasağı devam ettiği için hiçbir gazetecinin ve haber kanalının ölümünün detaylarını halkla paylaşamadığı, 8 yaşında öldürülmüş olan kızceğiz. bazı kaynaklar ise (çoğu gazeteci eskisi) yayın yasağının neden gelmiş olabileceğini de size anlatabilecek açıklamalar paylaşmış. derleyip aşağıya bırakayım. yayın yasağı bitince bunları her yerde çarşaf çarşaf göreceksiniz zaten. tekrar hatırlatayım, sözlüğün de başı belaya girmesin, benim de başım belaya girmesin: bunlar sadece duyum, söylenti. gerçekle uzaktan yakından alakası olmayabilir.

    - tavşantepe köyü doğrudan hizbullah'a bağlı bir köy. genç yapılanmasının merkezi olduğu, çevre ilçe ve il ölçekli infaz kararlarının burada alındığı söyleniyor.

    - hizbullah'ın toprağa silah gömmesi meşhurdur, bilirsiniz. yüklü sayıda silahın gömülü olduğu yerler jandarma tarafından aranırken yayın yasağı gelmişti. bu silahların büyük ihtimalle geçmiş infazlarda kullanılmış silahlar olduğu da söyleniyor.

    - hüda-par ve akp yakınlığı bulunan muhtar, ilk açıklamalarında "hiçbir bok bilmiyorum" demişti. sonrasında ise ortaya çıkan itirafçı "narin'in içinde bulunduğu çuvalı muhtar bana gömmemi söyledi" dedi.

    - akp diyarbakır milletvekili galip ensarioğlu narin aranırken şunu dedi: "bizlerin bazen bilmediği, bazen de bilip söylemememiz gereken şeyler var çünkü aile, bizim dostlarımızdır". buradaki siyasi bağlantıların narin'in ölümüyle doğrudan ilintili olduğunu anlamamak için akpli olmak gerek.

    - örneği hatırlatılıyor ve sadece bir amcanın tutuklu yargılanmasının büyük hata olduğu söyleniyor.

    - narin'in kuzenlerinin ve bir ablasının şüpheli ölümleri söz konusu. ablanın önce engelli olduğu, ardından da merdivenden düşerek hayatını kaybettiği biliniyor.

    - bu baya kolpa: narin'in aile içi bir yasak aşkı gördüğü ve bu yüzden infaz edildiği de söyleniyor ama yukarıdakilere bakınca bunun baya sallamasyon olduğunu düşünüyorum ben.

    hiçbirinin kaynağını vermeyeyim, "ben salladım bunları" diyerek geçeyim.
    #291532 lake of the hell | 7 ay önce
    0kişi 
  3. öldürülmesi ile ilgili ifadeler ortaya çıkmaya başladıktan sonra ne kadar berbat bir ortamda büyümeye çalıştığı daha iyi anlaşılan kızcağız.

    annesi, abisi ve kuzenleri net olarak neler olduğunu biliyorlar. özellikle abinin "muhtar (aynı zamanda amca) salim güçsüz bi' karakterdi" ifadesi ne kadar yalansa, annenin de "salim'in arabasına hiç binmeyiz biz. zaten konuşmuyoruz bile" ifadesi de o kadar hayal ürünü. avukatların üfürmesiyle böyle saçmalıklar ortaya çıkıyor işte. muhtar salim'in kendisinden önceki muhtarı seçimlerden önce tehdit ettiği, "seçime girme, yoksa öldürürsün" dediği konuşuluyor. zaten eski muhtar, seçimi kaybettikten sonra intihar etmiş. bu eski muhtarın kardeşinin de öldürüldüğü ya da intihar ettiği bilgisi var. bu muhtarın hem kolluk kuvvetleri hem de ilçe belediye meclisinde tanıdıklarının olduğu zaten ilk günden beri bilinen bir gerçekken, yok arabasına bilmeyiz, yok konuşmuyoruz bile, yok zaten güçsüz bir kişilik diye ifade vermek gerçekten herkesi aptal yerine koymaktan başka bi' şey değil.

    geçenlerde ekşi'de bir entry okumuştum. önce aklımda alanı yazayım, sonra bulabilirsem eklerim aşağıya, tam halini okursunuz bi' de. doğuda (şehir vermemiş) jandarma olarak uzun dönem askerlik yapmış birisi, başından geçen bir olayı anlatmıştı. 13 yaşında bir kız çocuğunu derenin üzerindeki bir köprüden atlamadan önce bulup kurtarıyorlar. kız ifadesinde, 17-18 yaşındaki abisinin ona yıllardır tecavüz ettiğini, bunu annesine söylediğini, annesinin "hemen büyütme, teyzene söyleyeyim, onunla bi' konuş" dediğini, teyzesinin ise eniştesine bunu anlattığını ve abiyi uyarmasını istediğini, eniştenin ise "kızla bi' de ben konuşup doğrusunu anlayayım" diyerek kızın yanına gittiğini, arabasına kızı alıp bir de onun tecavüz ettiğini söylüyor. evde ne yapacağını bilmez bir haldeyken, salonda aile meclisinin kendisi hakkında "söyleyin, ya kendisini öldürsün ya da birisine söyleyelim, bu lekeyi silsin" kararı alındığını ve evden kaçtığını, köprünün başına gidip düşünmeye başladığını söylüyor. bu sırada şans eseri devriye atan jandarma kendisini buluyor ve kız kurtuluyor. gerçi yazan eleman "keşke daha sonra kızı bulmaya çalışsaydım" da demiş ve sonrasında kızın intiharı tekrar deneyip denemediğini de bilmediğini eklemiş.

    bu işler böyle işte. kendi ahlâk anlayışımıza ters gelen her olayda saçma sapan eleştirilen üreteceğimize, bölge insanının utanma mekanizmasının çarpıklığını anlayarak çözüm üretmesi gereken siyasileri baskı altına almamız gerekiyordu. halâ gerekiyor belki ama artık kimse bunu çözmeyi düşünmüyor, "kim öldürdüyse hadım edin, yakın" falan diyor saçma sapan.

    umarım narin'in ölümü bazı adımlar için bir milat olur. gördüklerimiz, medyaya yansıyanlar haricinde yüz binlerce kız çocuğunun aynı şeyleri her gün yaşadığını unutmamız için bir bahane olmamalı. aynı köyde yıllar önce 20'li yaşlarının başındaki bir erkeğin tarla ortasında intihar etmesi, 2 kız çocuğunun gene intihar etmesi gibi ayrıntılar da mevcutken "köyü bombalayıp havaya uçuralım" demek komşu köyde aynı şeylerin tekrar tekrar yaşanmasını ne yazık ki engellemeyecek. ve bunlar medyaya yansımadığı için umrumuzda bile olmayacak.

    unutmadan not: entry'yi buldum, buradan okuyabilirsiniz.
    #291557 lake of the hell | 7 ay önce
    0kişi 
  4. öldürülmesi ile ilgili saçma sapan hazırlanan iddianamesi kabul edilerek ilk duruşma tarihi olarak 7 kasım 2024 tarihi verilmiş olan kızceğiz.

    savcılığın gerçekten de hukuk öğrencilerine "iddianame nasıl hazırlanmaz?" başlığı altında ders niteliğinde göstermesi gereken metinle ilgili nefis bir entry var ekşi'de, bırakayım buraya . ne suçun nedeni ne katilin kim olabileceği ne de somut kanıtlar var ortada. telefon kayıtları ve telefonların sinyal verdikleri yerler üzerinden yazılmış koca bir iddianame tabii ki hiçbir şeyi ortaya çıkarmayacak, "abi mi, amca mı; yoksa başka birisi mi öldürdü?" soruları cevapsız kalacak, suçlu olarak işaret edilenler müebbet hapis cezası bile almayacak çünkü iddianame hiçbir boku ortaya koymuyor. birkaç yıl sonra dava sonuçlandığında her yerde bol bol adaletsizlik temalı yazılar görüp okursunuz artık. jandarmaya laf edemiyorum ama savcılığın yaptığı kabul edilebilir bir şey değil. ellerinde deli gibi zaman ve medya/sosyal medya gücü varken, şüphelileri çepeçevre sorgulayıp kanıt toplayabilmek o kadar da zor değildi. onlar da "siktir et ya, ne uğraşacağız" diye baştan savma dürüp kapattılar iddianameyi işte. gerçek bir rezillik bu.

    bir faili meçhul cinayet daha eklenecek ülkenin kapkaranlık yakın geçmişine.
    #291943 lake of the hell | 5 ay önce
    0kişi 
  5. ölüdürmesindeki magazinel ayrıntılar medyaya servis edilmeyince gündemden düşmüş çocuk.

    7 kasım'daki duruşmada tanıklar dinlenmiş ve bir sonraki duruşmanın 26 aralık'a ertelenmesine karar verilmişti. savcı bu arada mütaalasını vermiş. anne, abi, amca ve her şeyi itiraf eden tek kişi olan nevzat'ın "iştirak halinde kasten öldürmek"ten yargılanmasını istemiş. adli tıp ve dosyaların ayrılması durumları da var. adli tıp'tan çıkan birkaç sonuç durumu baya vahim hale getiriyor ve bu tavşantepe köyü'nün toptan imha edilmesine yönelik saçma fikirleri hortlatıyor. güncelden geçmişe doğru olarak ayrıntılara bakalım:

    - narin'in otopsisinde avcunun içinde 25 cm uzunluğunda saçlar çıkmış. dna raporuna göre de bu saçlar anne ve abiyle uyumu. yani, narin'in kaybolduğu medyaya yansıdığından beri hiçbir şey bilmediğini anlatan, sürekli ağlar halde gördüğümüz anne ve amcası hakkında saçma sapan ifadeler veren abi doğrudan şüpheli konumunda. ya narin'in öldüülmesine yardım ettiler ya da öldürülmeden önce, gömüleceği yere götürülmesine yardım ettiler. başka açıklaması yok bu durumun. zaten abinin baş şüpheli olduğunu daha ilk ifadesi medyaya düştüğünde yazmıştım. yanılmamışım.

    - abinin kolunda apaçık bir ısırık izi var. bu ısırığın soruşturulması ve narin'den gelip gelmediğinin araştırılmasını mahkeme heyeti "dosyaya yenilik katmayacağı" nedeniyle reddetmiş. büyük ihtimalle bir üstte yazdığım baş şüpheli kısmı kafalarında oturdu, başka bir açıklama istemiyorlar. zaten narin bulunduğunda dişlerinin bazılarının olmadığı da medyada çıkmıştı, hatırlarsınız. abi ise "annem çok kötü durumdaydı, kendimi sakinleştirmek için kolumu ısırdım" demişti.

    - narin'in külodunda, mor eteğinde ve yazmasında spermde ve idrarda bulunan prostat spesifik antijen (pas) bulunduğu netleşmiş. bu da demek oluyor ki ya tecavüze yeltenildi kendisine ya da öldürülmeden önce ya da sonra üzerine işendi. başka açıklaması yok bunun da. bu kadar mücadele ettiği görülen kanıtlar varken (saçlar, ısırık izi), tecavüz olasılığının konu dışında kalması mümkün değil. bunu yapabilecek 3 şüpheli var ortada: abi, amca ve/veya nevzat. umarım üçü birden suçun bu kısmına ortak olmamışlardır.

    - savcı mütalaasında aile üyelerinin olay medyada büyük ses uyandırdıktan sonra köyde yangın çıkardıklarını, kimseyle uyuşmayan terlikleri öne sürerek yalan beyanda bulunduklarını, telefonlarındaki geçmişleri hepsinin sildiğini ve bu nedenle olayın üstünü kapatma çabalarının su götürmez bir gerçek olduğunu yazmış. amcanın nevzat ile "sadece bir kere görüştüm, o da o gün 15:08'de" beyanının doğrudan telefon kayıtlarıyla yalanlandığı ve aynı gün onlarca kere görüştükleri de ortaya çıkmış durumda. bir de, hapiste olan diğer abi baran ile baş şüpheli olarak görülen abi enes arasında, olaydan sonra bir telefon görüşmesi yapıldığı mevzusu var. burada da baran enes'e "eğer bana düzgün bir avukat tutmazsanız, bildiğim her şeyi anlatırım" diyor ve bu da kesinleşmiş durumda. savcının mütalaası güzel bence ama ilk iddianamesi berbattı. bunu da yazmıştım bu başlık altında, isteyen o girdiyi de okur.

    26 aralık'ta da tanıkların ve şüphelilerin dinlenmesi, ifadelerindeki çatlakların sorgulanması dışında bir gelişme olacağını sanmıyorum. bu dava daha uzayacak. en azından siz de takip edip bilgilenin. öyle "yazık oldu çocuğa" demekle olmuyor bu işler. yeğeniniz, kuzeniniz, kardeşiniz falan vardır illa ki, narin gibi 8 yaşında olan. aynı şekilde öldürülmesini benzer olaylardaki ayrıntıları öğrenirseniz engelleyebilirsiniz ancak. bu da aklınızda olsun. olay sadece "gündemden uzak kalmayayım" değil yani.
    #292531 lake of the hell | 4 ay önce
    0kişi 
  6. bugünkü duruşması kararla bitmiş olan kızcağız.

    anne, abi ve amca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. her konuşmasında narin'in cesedini götürüp yok etme görevinin kendisine verildiğini söyleyen nevzat bahtiyar'a ise, suç delillerini gizleme ve yok etmekten 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

    aslında bu duruşma 26 aralık'ta başladı. galiba 2. duruşmasıydı bu davanın ve mahkeme başkanı 2 gün sonra da olsa karar açıklamakta diretmiş gibi görünüyor. 26 aralık'taki duruşmayı takip eden gazetecilerden birinin attığı tweet'leri ekşi'deki bir yazar enrty yapmıştı, ben de kaydetmiştim, sizinle de paylaşayım. özellikle diyarbakır barosu başkanı nahit eren'in müdahil olup yaptığı savunma baya iyi: ilgili entry

    bu hesap hareketlerinin incelenmesi ve cep telefonundan internete bağlanma ile program açıp kapatma bilgilerini ben ilk kez öğrendim. amca salim güran'ın her şeyi planladığını güçlendiriyor bütün bu flood. terlik mevzusuyla ilgili de baya açıklama yapmış baro başkanı. vaktiniz olduğunda okuyun. sadece kararı yazıp duruşma içeriğiyle ilgili hiçbir şey anlatmayan haber sitesi başlıkları ve açıklamalarından daha fazla bilgilenirsiniz en azından.

    itirazdan sonra umarım karar onanır ve ağırlaştırılmış müebbeti çekerler. ben abi enes'in hapisteki kardeşi ile konuşmasından ve özellikle ilk ifadesinde "amcam çok pısırık biridir, pek konuşmayız" falan demesinden anlamıştım onun da işin içinde olduğunu. anne yüksel ise, narin aranırken hüngür sümük ekranlarda poz keserken, ifadelerinde sürekli çelişkiye düşmüş, çevresine sürekli "jandarmaya ve savcıya hiçbir şey anlatmayın" diye tembih ettiği ortaya çıkmıştı. narin'in neden ve nasıl öldürüldüğü sır olarak kalacak. kimisi hayvanların, akrabaların da içinde olduğu bir seks mevzusunu narin'in gördüğü için öldürüldüğünü söylüyor, kimisi narin'e tecavüzün toplu halde yapıldığını ileri sürüyor. her ne çirkin şekilde olursa olsun, 8 yaşındaki bir kız çocuğunu buhar etmeye çalışan en az 4 kişinin hayatı kararmış oldu. bahtiyar'ın da ne hapiste ne de çıktıktan sonra rahat edebileceğini sanıyorum, eğer karar onanırsa tabii.

    edit: nahit eren diyarbakır barosu başkanı değilmiş artık. onu da dipnot olarak belirteyim, yukarıda düzeltmeyeyim.
    #292846 lake of the hell | 3 ay önce (  3 ay önce)
    0kişi 
  7. sağlıklı bir yorum yapabilmek için ın yazılmasını beklemek gerekiyor. yine de;

    'nun kararlarında ifade edildiği şekliyle; ilkesinin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi açısından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlak surette sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ya da gerçekleştiriliş şekli hususunda herhangi bir şüphe belirmesi hâlinde uygulanabileceği gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate veya herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.

    , ve süreci dikkate alındığında tüm şüphelerin tamamen def edilip edilmediği ve mutlak bir kesinlik ile suçun sübut bulup bulmadığı ın yazılması ile daha net anlaşılacaktır. yeterli niteliklerden yoksun olduğunda; yargılama sürecindeki usulî işlemlerin hukuka uygun yapılmadığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edilmediği, aşamalarda öne sürülen iddia ve savunmaların eksiksiz olarak sergilenmediği, özleri değiştirmeksizin tartışılmadığı, kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırılmadığı ve eylemlerin doğru olarak nitelendirilmediği sebepleriyle kararın bozulabilmesi gündeme gelebilecektir.

    sağlıklı bir yorum yapabilmek için ın yazılmasını beklemek gerektiğini tekrardan belirtmek istiyorum. ancak medyaya yansıdığı kadarıyla yargılamanın ve kararın ceza muhakemesinin ilkelerini ihlal ettiği ve bozulması gerektiği kanaatindeyim. soruşturma ve kovuşturma aşamalarının oldubittiye getirilmesi, ihtimale dayanılarak ceza verilmesi kabul edilemez.
    #292849 z planina kadar yapmak lazim | 3 ay önce (  3 ay önce)
    1kişi