yıllar önce, bildiğimiz gibi, ülkemizde "korsan kitap" furyası başlamıştı ve aslında iyi de olmuş, hiç kitap okumayanlar bile kitaplarla yaşamın içinde karşılaşıp kitaplara daha çok yakınlaşır olmuştu. burada tek eksik, hatalı baskıyla çoğaltılan; misal ortası başında olan ya da son sayfaları olmayan kopyalardı gibi-teknik ve okurları hayal kırıklığına uğratan aksamalardı ama aynı korsan kitapçıyı -olur ya- aynı yerde bulabilirseniz -istisnasız- kitapların değişimi de yapılabiliyordu.
"nâzım'ın çilesi" de "sokaktan yayılan kitaplar"ın bana göre, en güzel örneğiydi. çünkü, o güne kadar, ne rady fish'in, ne de böyle bir kitabın varlığından haberdar bile değildik. kitap, yayıldığı dönemde okurlara-okuyuculara, nâzım hikmet'in adındaki "a" harfinin "şapkalı a" olduğu bilgisini de yaymış olmuştu. kitap, o ana dek nâzım hikmet hakkında okuduğum en iyi, en güzel biyografik kitaptı (kitabı şimdi okusam, fikrim değişir mi onu bilemiyorum) ve kitabın sokaklarda yayılan baskısı "ararat yayınları"ndan çıkmış baskısıydı diye hatırlıyorum. (kitabı, o günlerde kim "gün ışığı"na çıkardı ve kitabın yayılmasını kim sağladı, o günlerde, bu 'kim'i, gerçekten çok merak etmiştim)
korsan yayıncılıkların ve dağıtımcılıkların yasaklanmasıyla, kitap uzun süre yeniden kayboldu ve son olarak 2013 yılında "ileri yayın" diye bir yayınevi kitabın yeniden basımını yapmış. kapak görsel
***
onca kitap okuduktan sonra - açıkçası- kitap yeni basımlarının hiçbirine güvenmiyorum. güya yüzyıl geçti-güya uzay çağındayız-güya teknoloji ve her şey çok gelişti- bugün, kitaplara geçmişte gösterilen özenin zerresi gösterilmiyor.
kitapla ilgili, şöyle de bir blog adresi bırakmak istiyorum, adres
***
kitap bilgisi:
nâzım Hikmet üzerine yazılan kitaplar içinde en ilginçlerinden biri de Radi Fiş'in kaleme aldığı "nâzım'ın Çilesi" adlı elinizdeki kitaptır. Bu kitap, nâzım Hikmet'in hayatı, sanatı ve kişiliği üzerine yazılmış ilk toplu eserdir.
Maksim Gorki tarafından kurulan ve içinde Shakespeare, Goethe, Balzac, Tolstoy gibi dünyanın önde gelen "dahi" yazarlarının sıralandığı "Büyük Adamların Hayatları" adlı dizide 1968'de Moskova'da yayınlanmış ve 150 bini bulan ilk baskısı iki ay içinde tükenmiş olan kitabın hemen ikinci baskısı yapılmıştır.
Radi Fiş, Sovyetler Birliği döneminde ülkenin en ünlü gazetecilerinden biridir. Çok iyi Türkçe bilen Radi Fiş, "Büyük şair nâzım Hikmet'e olan saygı ve vefa borcumu böylece ödüyorum" diye tanıttığı bu kitabını yazmadan önce, iki defa Türkiye'ye gelerek şairin hemen bütün dost ve yakınlarıyla iletişim kurmuş, belge toplamış, araştırma yapmıştır.
Radi Fiş, nâzım Hikmet'in 1950'de Moskova Havaalanı'na ayak bastığı andan, ölümünden bir gün öncesine kadar onunla hemen her gün birlikte bulunmuş, hatta kendisine Sovyetler Birliği dışındaki gezilerinde de eşlik etmiştir. Bu bakımdan "nâzım'ın Çilesi", büyük şairin hayatını aydınlığa kovuşturmakta, bu dönem hakkında ortaya atılan söylentilerin, uydurmaların ve iftiraların yerine gerçeğin ta kendisini koymaktadır.
9 Eylül 2000'de ölümüne dek pek çok kez ülkemizi ziyaret eden Radi Fiş, nâzım Hikmet'ten sonra birçok Türk aydınıyla da yakın dostluklar kurmuştur. Dostluklarının ürünü olan "mektuplar"la birlikte ölümünden hemen önce kaleme aldığı Türk-Rus edebiyatı ve ilişkileri hakkındaki düşünceleri de ilk kez bu baskıda yer almaktadır.