1. 1
    alfabetik olarak.

    bhzxlkdt (the magnificent)
    cevem (kerem oldu)
    keltox
    kesret
    kubiluck (no pasaran oldu)
    kurt adamdan hallica
    larden loughness
    morgase
    tukenmekte olan kisi
    #20 larden loughness | 2 yıl önce - düzeltme: 4 ay önce
     
  2. 2
    işleri çok zor olan ekip. şimdiden kolaylıklar dilerim. bir çok yenilik yapılması gerekecek ve yazarları buraya toplamak için olağanüstü çaba gerekecektir. Umarım, başarılı olurlar. Güzel ve samimi bir sözlüğe adım atılmış olur.
    #23 humanistmuallim | 2 yıl önce
     
  3. 3
    (bkz: kurtlar konseyi)
    #162 kerem | 2 yıl önce
     
  4. 4
    Nickinizin "ku", o da olmadı "k" harfleriyle başlaması durumunda araya kaynayabilirmişsiniz gibi bir intiba bırakan liste. Bu durumda en şanslı nick: (bkz: Kuku)

    #169 bhzxlkdt | 2 yıl önce
     
  5. 5
    sözlüğün isminin az daha kekelekekete olmasına sebep olacak liste. kuku da aklımıza gelmedi değil.

    özetle, halimize şükretmek lazım.

    not: keketekeleke de vardı
    #170 larden loughness | 2 yıl önce
     
  6. 6
    İşlerini severek ve isteyerek yapan bu sebepten dolayıda layıkıyka yapan güzel insanlar. Sözlük yeni kurulduğundan mıdır nedir bilmiyorum ama çok sevecen ve dost canlısı yaklaşıyorlar. Meta sözlükteki o sert ve ketum modlar değiller. " hanimiş hanimiş" diyerekten yanaklarını sıkma isteği oluştu bende.

    Not : bugün de yıkama yağlama işimi yaptım vesselam. (bkz: modlara şirin gözükme çabası )
    #16338 biri beni silksin | 2 yıl önce
     
  7. 7
    kulzos moderasyonun kaç kişiden oluştuğuna baktınız mı bilmiyorum ama yönetim 7 mod ve 1 adminden oluşuyor. peki neden 7? hiç düşündünüz mü? hristiyanlıkta evren 7 günde yaratıldı. göğün ise 7 katı olduğuna inanılırdı. her katın o zamanlar için bilinen 7 gezegen (Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn, Ay ve Güneş) sembolize ettiği söylenir. bir haftada 7 gün var ve 7 kere 7 ise 49 ediyor.

    peki ya yedi köşeli yıldız? Eliphas Levi'nin sözleri ile: "Septenary bütün ilahi sistemlerde ve sembollerde kutsal rakamdır, çünkü triad ve tetrad'den oluşmuştur. bu zihnin bütün elemental güçlerle pekişmesidir, Doğa tarafından hizmet edilen ruhtur; Hz. 'Süleyman'ın Anahtarında söz edilen SANCTUM REGNUM'dur..". Kadimlere göre üçgen ruh ilahi ve ruhsal bir semboldür, kare ise maddeyi, dört elemanı, bedeni, fiziksel düzen ve kanunu simgeler. O halde, üçgen ve karenin birleşimi, üç ruhsal ve dört maddi unsurdan oluşmuş bir heptad'ı gösterir, bu da evren ve insanın sırrını, ökült yapısını içerir.

    her moderatör buna göre görevlenmiştir. aşırı gizli bir örgüt olduğu için şuanda hala bu görevlerin ne olduğu gizemini korumaktadır. aslında moderatörlerin aslında bir kişi olduğuna dair bir inanış da vardır. dissosiyatif bir manyak olabilir bütün moderasyon. her gizli örgüt gibi bu konuda da saçma sapan komplo teorileri üretiliyor her zaman. bu saçma teorinin en büyük destekleyen kanıtının ise larden adlı triad unsuruna dahil olduğu düşünülen moderatörün arada girdilerde kendi kendi ile konuşması gösteriliyor.

    aslında bu kadar fantastik güzel anlamı da olmayabilir diyen bir başka grup ise hristiyanlıktaki 7 büyük günahı sembolize ettiklerini düşünüyorlar. açıkçası ben burada şehveti sembolize etmek isterim ama sanırım kebap sevdam benim obur olduğumu çoktan ele veriyor. umarım 7 büyük günahı sembolize etmiyoruzdur ama tükenmekte olan kişi bi şeyi sembolize etse kesin tembelliği sembolize ederdi. (buraya atarlanan smiley gelecek)
     
  8. 8
    (bkz: pamuk prenses ve yedi cüceler)
    #25942 larden loughness | 2 yıl önce
     
  9. 9
    içeriden aldığım duyumlara göre istanbul'da bir zirve düzenlemeyi düşünüyorlarmış.
    #43047 kesret | 2 yıl önce
     
  10. 10
    birazdan varoluşun sırrını çözecek olan ekip.
    #51607 kesret | 1 yıl önce
     
  11. 11
    Tek şikayetimin birader hakaret hariç yorumları niye siliyorsun amk? Olacağı ekip.
     
  12. 12
    Hiç değişmemişler.
    Aynı tas aynı hamam.
     
  13. 13
    beş saattir whatsapp grubunda susmayan topluluk. (öncesi ayrı...)

    duygu grafikleri hiç stabil değil. tam kılıçlar kuşanılmıştı ki keltox'un bir cümlesi ile kemale ermiş insan topluluğuna dönüştüler. *
    #62581 kesret | 1 yıl önce - düzeltme: 1 yıl önce
     
  14. 14
    (bkz: Moderasyon lobisi)
    #62599 mahmut | 1 yıl önce
     
  15. 15
    eser isimlerinin orijinal adı altında irdelenmesi kuralına istinaden japonca eser isimlerinde japonca transliterasyon yapan bir web sitesinden ve wikipedia'dan faydalanan ekiptir.


    örnek başlıkların wikipedia linkleri:
    *makurosu: www.wikizero.org/...
    *makurosu deruta: www.wikizero.org/...
    *makurosu furontia: www.wikizero.org/...

    örnek harf çevirisi ekran görüntüsü: i.hizliresim.com/...

    ilgili site adresi: japanesetransliteration.com/...

    ayrıca: (bkz: romaji)


    #66418 larden loughness | 12 ay önce
     
  16. 16
    Kategori girmeye çok üşenirdim metada. Burda allah razı olsun çalışıyor abilerim, ablalarım yav.
    Adam çalıyor ama çalışıyor gardaşım :D
    Bu kulzos moderasyonunun iktidara gelmesi çok geç kaldı, bunları sevmeyen hayinnndirr, hemi de vatan hayiniii!
    Edit: bak bunun bile kategorisini koymuşlar.
    #93203 robert frippin sandalyesi | 7 ay önce - düzeltme: 7 ay önce
     
  17. 17
    toplu fotoğrafı
    #93209 kerem | 7 ay önce
     
  18. 18
    Aralarında gizli bir flüt tarikatı kurmuş örgüttür bunlar.

    Tabi sadece flüt değil, aralarında tuşlu çalgılarda virtiöz seviyesine ulaşıp, zirvede bırakanlar da var.
    #105374 bhzxlkdt | 4 ay önce
     
  19. 19
    (bkz: illuminati)
    #105461 timoteus | 4 ay önce
     
  20. 20
    Büyük ayıp etmiş moderasyon. Şöyle açıklayayım: t.c. devletinde ışid'e ait bir hücre basıldığında kur'an-ı kerim "örgütsel döküman" olarak kabul ediliyor. Peki normal şartlarda bu böyle midir?! Yani bir oluşum için "referans" olarak kabul ediliyorsa, okunması, üzerine fikir beyan edilmesi serbest olduğu halde biz buna yasak koyabilir miyiz?!

    İbda külliyatı, 50 küsür eserden oluşan ve bir kısmı hukuki sakıncadan dolayı toplatılan bir külliyat. Yani ciddi bir kısmı hukuki anlamda sakıncalı değil. Bunları okumak, basmak, satmak serbest iken sözlükte üzerine fikir beyan etmek neden yasak?

    Bu cidden çok ayıp. Kendinizden olmayana duyduğunuz saygı kadar varsınız!
    #106096 ali haki edna | 4 ay önce
     
  21. 21
    Hala tatmin edici bir açıklamada bulunmamış moderasyon. Canım sıkılıyor olmasa hiç uğraşmazdım inan!
    #106201 ali haki edna | 4 ay önce
     
  22. 22
    bunlar var ya, çok acayip insanlar. ajan olarak 2 sene önce sızdım içlerine, gözlemliyorum falan böyle; ne yapıyorlar, ne ediyorlar, ne yiyor, ne içiyorlar. çok da bulaşmamaya çalışıyorum, anlamasınlar diye de vazife falan çıkartıyorum böyle arada kendime, işte ne bileyim dergi dediler atladım hemen. işte bana meşgale olsun da "ulan bu herif geldi öyle köşede durup konuşmuyor, etmiyor. ne yapıyor ki acaba" deyip uyanmasınlar diye. bir de tabi bu meşgalelerin süresini uzatıyorum ki, işimi bitirdim diye hemen başka iş kitlemesinler veya bu adam da boş boş takılıyor diye biletimi kesmesinler falan diye. mesela derginin işte ilk sayısını isa'dan önce yaptık, ikinci sayı milenyuma yetişiyor. zaten nasıl olsa bunların hepsinin zaman kavramları da bir değişik. bir arkadaş var mesela; ışık hızına göre işliyor saat onun için; ama mum ışığı. mesela sözlükle ilgili yapılması gereken bir iş var, tamam diyor zabahınan yaparım, aradan 1,5 sene geçiyor abartısız ve soruyoruz biz böyle "ne oldu o iş" diye, "zabahınan yabacam dedim ya" diyor. tabi o da haklı, hangi sabah yapacağını söylemedi mesela.

    whatsapp gurubu var mesela, işte sözlük ele geçirilirse oradan birbirimize haber vereceğiz falan o maksatla kurulmuş. cuma günleri kimse resimli mesaj göndermiyor ama, söyleyeyim de; aklıma geldi. orada mesela sözlükle ilgili konuşmalar, tartışmalar oluyor. şimdi bir tanesi mesela bunların ak diyorsa, arada kara diyen mutlaka vardır. yani hiç öyle fikir birliği yok ha. hep bir tartışma, kavga falan. ya he de geç değil mi, ne uzatıyorsun. yok illa tartışılacak. işte sonra demokrasi olsun diye oylama falan oluyor, işte üç kişinin beşi ne derse o oluyor falan. ben hep aynı kişinin tarafını tutuyorum mesela, o ne derse kendi fikrim gibi onaylıyorum falan, ki iş uzamasın. okumuyorum çünkü neticede yazılanları. işte her gün bir girip search yapıyorum mesela gurupta "oylama" yazıp. varsa bir durum, ilk denk gelen ne yazmışsa ona veriyorum desteğimi. sonra tabi mesela destek verdiğim fikir hatalı olabiliyor bazen, o zaman ama çaktırmıyorum hemen diretiyorum. diyorum olmaz öyle ya, uzatıyorum falan. sonra diyorum işte, gidiyorum olm ben, yokum o zaman, çıkıyorum guruptan, modluğumu da silin falan. girdilerimi de siliyorum, sözlüğü de bırakıyorum. ama hemen çıkmıyorum, bekliyorum işte biraz belki birisi dur der falan. hesapta rest çekiyorum işte. sonra ama kaynıyor arada mutlaka, çünkü başka bir konudan tartışma olabiliyor yani, müdahil oluyorum o zaman hemen sanki hiç bir şey yokmuş gibi. anlamıyorlar o zaman, ya da birisi bir şey derse diyorum tamam geçti bir anlık kızgınlıktı diyorum. ama orada mutlaka böyle haksızsam da haklıymışım gibi zorlamaya devam ediyorum yani. yalnız dikkat ettim bunu bir tek ben yapıyorum, diğerleri yani show must go on durumu sözlük için.

    şimdilik anlamadılar aralarına sızdığımı, öyle öyle takılıyorum. sanıyorlar ki moderatör aldık biz bunu. yok lan ne alakası var, kontrol paneli kullanmayı bile bilmiyorum daha. işte, arada girip fikir beyan edip incir çekirdeğini doldurmayacak konularda gerilim yaratıyorum ki varlığım hissedilsin, sanki faydalıymışım gibi gözükmeye devam etsin.
    #110303 bhzxlkdt | 3 ay önce - düzeltme: 3 ay önce
     
  23. 23
    "kulzos moderatör seçme sınavı ne zaman olacak?" diye sormak istediğim moderasyon.
    sınav ücretini kulzos ltd şti hesabına yatırdım.

    aday formlarını da doldurup larden loughness'a teslim ettim.

    ancak sanırım sistem değiştiğinden, kontenjan sıkıntısı var, o yüzden sınavlarda bir erteleme oldu.

    kulzos yönetiminden açıklama bekliyoruz. *

    #111051 opethian | 3 ay önce - düzeltme: 3 ay önce
     
  24. 24
    hangi sene bilmiyorum da milenyumun ilk, üniversitenin son seneleri olduğunu hatırlıyorum. evde tek kaldığım dönemler. mottomuz yalnız birey güçlü bireydir olmakla beraber gerek bir adada geçen uzun yıllar, gerekse yalnızlığın getirdiği psikolojik yorgunluk olsa gerek sabaha doğru başlayan uyku seansları günün ilk ışıklarıyla sonlandığı için görülen her enteresan rüyanın "oha bundan film olur" diye karşılandığı günler. evde 37 ekran göt kadar bir televizyon, sabah akşam korsan film yayınlayan bir yerel kanalı bir de geceleri sabaha kadar süren proje çizimlerinde ses olsun da kendimi daha fazla yalnız hissetmiyeyim diye bütün gün "biri bizi gözetiyor, benimle evlenir misin" falan yayınlayan bir ulusal kanalı çekiyor sadece.

    işte bu garip sanal kalabalıkta, gördüğüm bir rüyadan "oha, süper film senaryosu olur bundan" diyerek çoşkulu şekilde uyandığım günlerden birisi... rüyanın hikayesi şu ki; ruh hastası olup bir düzine alt kimlik yaratıyorum kendime. gerilim, cinayet, itlik ne ararsan var içinde maceranın. artık detayını da hatırlamıyorum tabi. bileniniz vardır mutlaka; senaryo identity filmine ait işte, birebir aynı hatta. lakin garip olan durum ben filmi hiç izlemedim söz konusu rüyayı görene kadar. peki ne zaman izledim? işte o evde her gün korsan film gösteren kanalda rüyayı gördüğüm günün sonunda karşıma çıktı film boş boş ekrana bakarken. bilmiyorum yaşadığım şaşkınlığı anlayabilir misiniz? ben filmi "vay anasını, rüyamı çalmışlar lan" nidalarıyla karşıladım haliyle de, derdini kime anlatacaksın tabi.

    şimdi diyeceksiniz ki, lan bu deli gene yanlış başlığa geldi moderasyon başlığında film kritiği yapacak. yok; öyle değil. anlatayım.

    gerek rüyadan sonra izlediğim film, gerekse gördüğüm rüya beni öylesine derinden etkiledi ve yaşamımda derin bir iz bıraktı ki, yıllar içinde gün be gün ben olmayan kimlikler yaratmaya başladım günlük hayatımda. kimi zaman doğa sever bir kel, kimi zaman saat mevhumu olmayan bir tasarım canavarı, kimi zaman tarih sevdalısı bir hukukçu, kimi zamansa kendisini yarı tanrı zanneden bir huysuz ihtiyar..

    evet arkadaşlar, hikayenin geri kalanını biliyorsunuz zaten. yarattığım bu alt kimlikler artık benliğimi öyle bir sardı ki, en sonunda kendi kendime mail gurupları, whatsapp gurupları kurmaya başladım, yalnızlığımı yatıştırmak için sözlük kurarak sosyalleşebileceğimi sandım. biraz da itiraf niteliğindeki bu yazıdan da anlayabileceğiniz gibi, kulzos moderasyonu diye bir olgu yok aslında. moderasyon tek bir kişi, sözlük aslında tek bir kişi ve ben artık hangisi olduğumu bile bilmiyorum...

    bu süreçte karşılaştığım zorluklardan birisi zirvelerde ne yapacağımdı ama sorunu çözmek problem olmadı. tiyatro sevdalısı öğrenci arkadaşlardan aldığım yardımlarla zirvelerde biraz masraflı da olsa her moderasyon üyesi için birisini ayarladım. mesela larden rolüne bürünen arkadaş aslında şehir tiyatrolarında görevli yossi kohen adında bir oyuncu.

    evet, artık moderasyon hakkındaki gerçeği biliyorsunuz ve hayır ranchsosseverim ben değilim.
    #117083 bhzxlkdt | 1 ay önce - düzeltme: 1 ay önce