portekiz dışında çalıştırdığı iki kulüp, al ahli ve flamengo olan jesus'un, ofansif futbol anlayışı, klasik portekiz futbolunu yansıtıyor.
benfica'da 2 lig şampiyonluğu yaşayan hoca, lig kupası ve ulusal kupayı da 4'er kere benfica müzesine kazandırmış, uefa avrupa ligi'nde ise, 2012-13, 2013-14 sezonlarında final oynamış fakat kazanamamıştır.
Hatırladığım kadarıyla bizi hakemin verdiği saçmasapan kararlarla eleyen benfica'nın başında bu hoca vardı.
Pek tanımam, bize gelecek diye de gugıllamadım. O benfica'ya oynattığı topu düşününce bence gelmemesi daha iyi.
Zaten gelecek olan yeni hoca sekizinci haftada kovulacağı, yerine turan sofuoğlu veya tuncay şanlı geçeceği için farketmez aslında. bu gelirse daha erken kovarlar daha iyi olur.
Çok iyi hocadır ama gelirse genç yeteneklere elveda diyebilirsiniz. Keşke Beşiktaş'a gelse dediğim hocalardan biridir ama. İşine 4 elle sarılır, otoriterdir ve bilgilidir.
ali koç ile birlikte çekilen görüşme fotoğrafı basına sızdırıldıktan sonra herkesin kafasında "lan yoksa gerçekten geliyor mu?" sorusunu uyandıran huysuz ihtiyar. ben açıkçası geleceğine ihtimal vermiyorum. bununla birlikte, eğer olur da gelir ise, bizi çok eğlenceli günlerin beklediğini söyleyebilirim.
jorge jesus iyi bir hoca olmasının yanı sıra çok değişik bir karakter. yani saha kenarında çömelip elindeki not defterine bişiler yazacak, sonra oyuncularına istek gönderirmiş gibi notlar gönderecek bir hoca değil. ortalığı yıkar ve hatta yakar. oyuncusundan gazetecisine herkesle kavga eder. yönetime de laf sokar, taraftara da. ve egosu mourinho'nun bile üstündedir. haliyle ben koç egosuyla jesus egosunu yan yana hayal bile edemiyorum şahsen...
jesus gerçekten gelirse, ki ihtimal vermiyorum, ismail kartal ile devam etmek için yol yapılıyor sadece, ama olur da gelir ise, gerçekten fenerbahçe enteresan bir takım olabilir. ve muhtemelen ali koç ilk kez sezonu başladığı hoca ile bitirip hatta devam da edebilir. bence kendisi gerçekten gelir ise bu geliş gelecek sene kesin şampiyonluk hedefi ile olmayacaktır. olursa olur, olmazsa olmaz denilerek geleceğin takımı inşa edilmek istenecektir. jesus bu iş için en uygun adam mı? asla değil. ancak ciddi anlamda iyi bir hoca kendisi. başarılı olur, olmaz, onu kimse bilemez.
ben yine tekrar ediyorum, bugün kulüpten yapılan açıklamada da belirtildiği gibi henüz olumlu ya da olumsuz yönde bir gelişme yok ama ben gelişmenin olumsuz yönde olacağına emin gibiyim. çünkü jorge jesus ve ekibi 10 milyon euro civarı maliyet demek hemen hemen. ayrıca mutlaka bir transfer bütçesi de isteyecektir. ve haliyle bu iş olmayacaktır. ama eğer ben yanılırsam ve gerçek olursa, süper lige renk geleceğine adım gibi eminim.
ha bu arada vitor ile özil soğuk savaşını ya da kartal ile özil anlaşamamazlığını mumla ararız onu söyleyeyim. jesus adı üstünde jesus. kimseyi iplemeyecektir. basın toplantısında vitor'a sorulan soruları kendisine sormak da yürek ister. çünkü o toplantıyı dağıtabilir.
ben şahsen gelmesini isterim. her ne kadar ismail kartal başarılı bir yönetim sergilese de, şampiyonluk umudunun tükendiği sezon sonlarında fenerbahçe her zaman iyi oynar. çünkü stresten arınmış bir haldedir. stresin en yoğun olduğu sezon başlangıcında, rakipler de çoğalmışken, kartal'ın bu işi kotarabileceğine dair pek fazla inancım yok. elbette başarabilir de. o da ayrı mesele. ama bununla birlikte, kartal gidecekse, jesus ya da ayarında birisi geldiği için gitmelidir. dandik bir hoca geldiği için değil.
Fenerbahçe'nin gündeminde olan portekizli teknik direktör.
Vatandaşlarının Türkiye kariyerlerine baktığımızda Türkiye'de başarılı olma ihtimalini tahmin edebiliriz.
Jose Coucerio
Türkiye'de takım yöneten ilk Portekizli teknik adam olan José Couceiro, Gaziantepspor ile sezonu 13. sırada tamamladı ve görevinden ayrıldı.
José Couceiro şu anda ise Portekiz Milli Takımı'nda teknik heyet sorumlusu olarak görev alıyor.
Carlos Carvalhal
Tayfur Havutçu'nun yerine göreve gelen Carlos Carvalhal, sezonun ilk yarısında başarılı sonuçlar almasına rağmen ikinci yarıda alınan mağlubiyetlerden ötürü görevinden ayrıldı.
Bir sonraki sezon ise şu anki adıyla Başakşehir olan İstanbul BBSK'de görev alan Portekizli teknik adam, orada da başarısız olup Türkiye'den ayrıldı.
Manuel Ferreira de Morais
Ünlü Portekizli teknik adam Jose Mourinho'nun yardımcısı Manuel Ferreira de Morais, 2016 yılında Antalyaspor'un başına geçti.
Portekizli teknik adam, 2016-17 sezonunda çıktığı 6 maçın 4'ünde mağlubiyet alınca görevinden ayrıldı.
Domingos Paciência
2013-14 sezonunun devre arasında 1.5 yıllık sözleşme imzalayan Domingos Paciência, sadece 7 maç sonra görevinden ayrılmak zorunda kaldı
Ricardo Sa Pinto
Marius Sumudica'nın ayrılması üzerine Gaziantep'in başına geçen Ricardo Sá Pinto, sezonun bitiminde ise görevinden ayrıldı ve Erol Bulut onun yerine geçti.
muhtemelen yeni teknik direktörü oldu fenerbahçe'nin ancak; basın toplantılarındaki çıkışları ve tavrıyla son sürat medyanın olumsuz tepkisine mazhar olup ayağı kayan vitor pereira'dan sonra, kendisine dünyanın en iyi teknik direktörü diyen jorge jesus'un ne gibi tepkiler alacağını tahmin etmek güç değil.
gerçekten gelecekse muhtemelen bugün açıklanacaktır kendisinin gelişi. çünkü başkan ali koç jesus mu olacak kartal mı, pazartesi günü açıklayacağız demiş idi.
kendisi gerçekten gelir ise, bu gerçekten büyük bir iş olacak. ama ben hala resmi açıklamayı görmeden inanmayacağım geleceğine. başarılı olur olmaz hiç bilmiyorum. çok da umursamıyorum. ancak fener güzel futbol oynar, ona eminim.
onun gibi portekizli olan vitor'dan ise çok temel bir farkı var jesus'un. vitor parreira vakti zamanında van persie ile yaşadığı sorunların benzerini özil ile de yaşamıştır. ancak vitor basın önünde özil bizim kaptanımız derken, kapalı kapılar ardında "fake star" demiştir özil'e. bu fikrine katılırsın, katılmazsın ancak vitor hocada mesut özil'in yüzüne "fake star" diyecek ya da bu fikrini basın toplantısında açıklayacak yürek yoktur. jesus ise tam aksine özil'in yüzüne "fake star" demek isterse diyecek ve hatta bunu basın toplantısında da anlatacak adamdır. iki portekizlinin aralarındaki en temel ve bence en önemli fark bu. jesus yüzüne başka, arkasından başka konuşmaz.
Şayet (bkz: fenerbahçe spor kulübü) kendisini getirmeyi başarabilirse (ki iş bitmiş gibi gözüküyor sanırım; hayırlı olsun şimdiden.) Marka değeri ve organizasyon kalitesi olarak yerlerde olan; oyun olarak niteliksiz bir "futbol"dan başka hiçbir şey sunamayan bu lige ve ülkeye çok şey katacağını düşündüğüm teknik adam.
Dünyada başka kimse kalmamış gibi "daha önce denenmişi tekrar denemek" hususunda "uzman" olan ülkemize ve bu futbol iklimine yeni bir anlayış ve mantalite getireceği aşikar. Gerek yerli ve genç teknik adamlarının vizyonlarına / oyun bilgilerine / futbolcu gelişimlerine olacak olan katkılarıyla beraber, gerekse de türkiye spor medyası gibi lağım çukurundan farksız olan bir mecraya gereken dersi verecek olması sebebiyle umarım gelir ve bir an önce görevine başlar; bizlere de yeni sezonda futbola dair yeni bir anlayış, disiplin, oyun organizasyonu izletir ve yerli teknik adamların da gelişimine vesile olur.
10. hafta kovulur iddialarına ise şahsen pek katılmıyorum ama burası Türkiye, belli de olmaz. Kimler geldi, kimler gitti / gönderildi daha önce; biliyoruz, hatırlıyoruz ama yine de ümit ediyorum ki geçmişteki hatalardan gereken dersler çıkartılmıştır veya çıkartmışızdır.
neyse aman, bana ne; seneye görüşürüz jesus christ :)
fenerbahçe medyasının akıllanmadığını gösteren bir transfer oluyor.
müthiş bir hype yaratıyorlar medyada. yarın iki maç kaybedip basın toplantısında sağa sola ayar verdiği anda arkasından atıp tutmaya başlayacaklar gene; bu bunun işaretidir bana kalırsa.
Eğer brezilya milli takımından kendisine gerçekten bir teklif geldiyse ve brezilya yerine türkiye'ye geldiyse yatmaya gelmiştir ve/veya ali koç ederinden fazla vermiş demektir.
bu adam bir futbol gurusu değil ama akıllı bir adam. türkiye'de başarılı olma şansının çok az olduğunu bile bile, emekli olmadan önce cebini doldurmaya geliyor. başarısızlığının netleştiği gün de boktan türk futbolunun boklarını açıklayıp ortada lig yedincisi bir takım bırakıp, alnının akıyla gidecek.
orta seviye bir avrupalı hocanın ağzından, avrupa'da kabul görecek uzun bir başarısızlık gerekçesini ben bizzat yazıp, geldiği gün göndericem kendisine ki rahat gitsin.
okumaya, araştırmaya gerek yok, çok yüklü bir tazminat miktarı ve sözleşmeyi fenerbahçe'nin feshedememesi maddesi imzalanacak sözleşmede kesin olacaktır.
istanbul, şiş kebap, rakı, boğazda güzel bir ev ile donanmış güzel bir altı ay ve lizbon'a dönüş jesus'ın planı. tutar mı, kesin tutar.
artık geldiğine göre, ben de hakkında iki üç satır bir şey yazayım.
birincisi, jorge jesus futbol aşığı bir adamdır. ve çok uzun süredir sürdürdüğü teknik adamlık kariyerinde 2009 yılından beri 3 ayrı ülkede çalıştırdığı 4 ayrı takımdaki puan ortalaması 2,21'dir. hatta ikinci kez gelip kovulduğu benfica'da bile puan ortalaması 2,11'dir. istikrar, tesadüf değildir yani.
ikincisi, kap bildirimi henüz gelmedi ama kendisiyle 1 yıllık opsiyonsuz sözleşme yapıldığı bilgisi geldi. (kaynak: @mangetsu) ha benim de takip ettiğim diğer kaynaklarda 1 ya da 1+1 yıl sözleşme yapılacağı söyleniyordu. sözleşmenin süresini kısa tutmak isteyen ise bizzat jorge jesus. yani bu adama emekli ikramiyesi almaya geliyor diyenler bazı insanların şeref sahibi olduğunu da bilmelidirler. emekli ikramiyesi peşindeki hoca, kısa süreli sözleşmede ısrar etmez.
üçüncüsü, jesus sert ve disiplinli bir adam olduğu gibi çeşitli prensipleri vardır. örneğin everton'u reddetmiştir çünkü onun için sadece maç kazanmak hedef değildir. bu nedenle hem parasını verecek hem de zirve hedefi olan takımlara gitmeyi tercih etmiştir 2009 yılından beri. fenerbahçe'ye gelirken de şampiyonlar ligi ön elemesinin garantilenmesini istemiştir.
dördüncüsü, jesus brezilya milli takımını gerçekten çok istese de brezilya milli takımı ya da diğer göz ağrısı olan flamengo, onu istememiştir.
beşincisi, içi dışı bir hocadır. kimseye de eyvallah etmez.
altıncı ve sonuncusu, şart olarak öne sürdüğü transferler de tamamlanırsa ben izlenmeye değer bir fenerbahçe sunacağına adım gibi eminim. orta sevmez, şut sever. topu kendinde tutmayı ister ama evelemeyi gevelemeyi sevmez, öne oynanmasını ister. antrenmanında çalışmayan adama da isterse gerçek ronaldo olsun, forma vermez.
başarılı olur, olmaz, onu bilecek kadar müneccim boku yemedim. ama bir fenerli olarak güzel oynatacağına adım gibi eminim. 4 atıp 2 yersek şampiyon bile oluruz.
1 yıl için 3 milyon euro garanti ücretle anlaşıldığına dair kap bildirimi de gelmiştir kendisi hakkında. emeklilik ikramiyesi almaya geldi diyenlere kapak olsun.
peki basında neden 7 milyon euro gibi rakamlar döndü. o da yanlış değil. çünkü jorge jesus'un 8 kişilik bir ekibi var. (6'sı mı gelecek, hepsi mi gelecek şu an bilmiyorum.) elbette onlara da maaş ödenecek. jesus'a ek olarak 3 milyon euro civarı da ekibine ödenecek yani.
muhtemelen sözleşmesinde garanti ücret haricinde şampiyonlar ligi katılım bonusu, şampiyonluk bonusu gibi başarıya endeksli ilave bonuslar da bulunuyordur. o konuda da net bir bilgi yok henüz.
Yıllardır Fenerbahçe’ye gelmesini istediğim teknik direktörlerden biriydi. Atak futbol oynatan, agresif, şovmen, karizmatik, basın üzerinde etkili ve dna’mıza uygun.
zajc ve crespo'yu neden kestiğini anlayamıyorum. geçen sezonun en formda adamlarından ikisi yerine neden oynama alışkanlığını sekteye uğratacak ismail ve arao'yu oynatıyor çözemiyorum. fenerbahçe başarılı olacaksa takımın ana iskeletini oluşturan oyuncuların birbiriyle uyumuyla başarılı olacak; ismail kartal bunu gösterdi. hatta ayağı kayana kadar pereira bile gösterdi bunu. futbol adı üstünde, takım oyunu. iki ay öncesine kadar birbirinin suratını görmemiş, üç maç yan yana oynamamış adamları bu kadar önemli maçlarda, sezon başında sahaya sürmek bana çok anlamsız geliyor. bilgisayar oyunlarında bile tutmuyor bu taktik. bahsettiğimiz adamlar da zidane, messi falan değil muhtemelen maldonado ayarında adamlar.
daha önce de söylemiştim, müthiş bir hype yarattılar bu adam için; balonu erken söndü şimdilik. umarım götü toparlar. ilk yarının ortasında lige havlu atmış bir fenerbahçe çok büyük sıkıntı yaratır.
Kendisini kutlamak lazım. Hazır bir takımın ayarları nasıl bozulur üç maçta gösterdi.
Fenerbahçeye ne oynatmak istediğini az çok anlayabiliyorum ama bu futbolu çağdışı buluyorum ben. Kendisi hakkındaki fikrim bu oldu açıkçası..
Takımın geriye düştükten sonraki paniği ilerisi için iç açıcı değil. Maç içindeki bu panik bana kalırsa bundan sonraki maçların geneline yansıyacak. Bu takım haftaya da puan kaybedecektir büyük ihtimalle ligde. Ya da şöyle olacak; bir maç kazanıp, iki maç kaybedecek falan. Seriye bağlayabilecek bir takım ve kurgu yok sahada. Muhtemelen altı, yedi mağlubiyetle kapatacak takım ilk yarıyı.
Ek olarak, forma adaletiniz yoksa takıma hükmetmeniz de zorlaşır heralde. Ben bu adaletin olduğunu sanmıyorum fenerbahçe içinde şu anda. Bu bir şekilde guruplaşmaya yol açar ve Bence fenerbahçe için asıl sorun guruplaşma olacaktır bundan sonra. Jesus ve yeni oyuncular için bir sonraki Kadıköy maçı kabus olacak...
Umarım bugün bir mahalle takımına puan kaybettiğini söyler birisi ona. İşyerinde bahis yapanlara 3 olur demiştim bu arada, birilerine sağlam para kazandırmış olabilirim sayesinde.
guardiola ve klopp seviyesinde olan ama bir takım şanssızlıklardan dolayı falan pro lisansını alamamış olan bazı zavallı sözlük yazarları tarafından "küçümsenmeye çalışılan", çapı bu trollerin ağızlarına da kalan başka yerlerine de fazlasıyla büyük gelecek büyük teknik direktör.
ölüyü dirilten de derler. dirilmeyeni de sikmesi ile meşhurdur.
"bruma nedir abi, başka çöp mü kalmadı" - 5 maç, 1 asist. "emre'yi semtin önünden geçirmem ben, çöp kere çöp" - 4 maç, 1 gol. "lincoln rize'de bile oynayamamış, fener'e ne verecek" 5 maç, 2 gol, 2 asist.
ha tam dirildiler mi, dirilmediler. tam dirilince alırsınız, şimdilik sabredin.
fenerbahçe bir oyun oynuyor. sadece burası değil, tüm başka mecralarda, irili ufaklı spor yazarları, yorumcuları, sosyal medyadaki trolleri vs. kenara bırakıp gerçekten fenerbahçe'li olmayı da kenara koyup, "futbolsever" olarak bakan her "normal" insan bunu görebilir.
fenerbahçe bir oyun oynuyor ve bu oturmaya çok yakın. bağırıyor doğru oyun diye. oyuncu seçimini tartışırsınız (oyuncunun o maçtaki performansına göre yaparsınız bunu da), oyuna müdahalesini tartışırsınız, ama ne kariyerini, ne profesyonelliğini ne de bilgisini tartışamazsınız bu adamın.
en son maç ayırt etmeksizin kenarda maçı yaşayan kaç teknik direktörünü hatırlıyorsunuz fenerbahçe'nin?
sen oyununu oynat hoca boşver. şampiyon olsan da "ama" derler. burası türkiye simülasyonu.
hazırlık maçlarını saymazsak, resmi müsabakalarla birlikte, bugünkü kyev maçı hariç, 22 maçtır takımın başında olan, dünyaca ünlü teknik direktör.
22 maçta, 14 galibiyet, 6 beraberlik ve 2 mağlubiyet almış. bu iki mağlubiyette de, takımın kırmızı kart gördüğünü de hatırlatmakta fayda var.
bu sezon jj ile fener neler yapmış, bi bakalım:
fenerbahçe ligde lider durumda,
fenerbahçe şampiyonlar ligi'ne elemelerde veda etti, avrupa kupası elemeleri oynadı,
fenerbahçe avrupa kupası elemelerini geçip gruplara kaldı,
fenerbahçe avrupa kupası grubundan çıkmayı garantiledi, liderlik bugün oynanacak maça göre şekillenecek,
fenerbahçe ligde 34 gol atıp, 12 gol yedi. bunların 4'ünü de karagümrük müsabakasında, 5-4 yendiği maçta yediğini hatırlatalım,
fenerbahçe ligde 29 dakikada bir gol atıp, 83 dakikada bir gol yedi,
fenerbahçe ligde maç başına 3,09 gol atma ve 1,09 gol yeme istatistiğine sahip,
fenerbahçe avrupa ligi'nde elemeler dahil, 21 gol atıp, kalesinde 9 gol yedi,
jesus'un fenerbahçe başındayken avrupa ligi'nde maç başı puan ortalaması, 2,33,
jesus'un fenerbahçe başındayken süper lig'de maç başı puan ortalaması, 2.36.
biraz berabere kalınca, bi maç kaybedince akbaba gibi doluşan trolleri de karizmasıyla sahadan ve saha dışından temizlemiştir hoca.
jorge jesus/#278663 burada da dediğim gibi, fenerbahçe bir oyun oynuyor. ve bu oyunu, kadrosundaki tüm oyuncuları kullanarak oynuyor. aynı 11'i asla iki maç üst üste çıkmadan oynuyor.
kendisi hakkında, daha 6 ay önce geleceği duyumunu aldığımda başlık açmıştım. jesus şampiyon olsun, olmasın, ben takımımın oynadığı oyundan keyif alıyorum. fenerbahçe başarılıyken de iki kelâm başarısı için girdi girmeye de bekleriz.