1. evcil ve evde beslenen kedilerin boşaltım sistemi ürünlerinin evin içine yayılmaması ve kolayca evin sınırları içinden şutlanması için kullanılan sağlık ürünü. na sarf ürünü diyen zihniyet (ye de genel terim denmiş, garip kafalar), kedi kumuna sağlık ürünü denmesi gerektiğini anlar umarım. kum gibi genel terim de denebilir tabii ama sağlık ürünü daha makul bence.

    kedi kumu aslında bir kayaç çeşidi, normal kum gibi ama sahilde yürürken ayağınıza batmasından keyif aldığınız kum genellikle doğal koşullarda kendiliğinden yüz yıllarca yıl sonunda oluşurken, diatomit, bentonit ve sepiolit (lületaşı) gibi kaya ya da kayaçların kedi kumuna dönüşmesi sırasında insan müdahalesi gerekiyor. yani, doğada zaten olan lületaşını kesip kedinize kedi kumu yapamıyorsunuz. bunun birkaç nedeni var:

    1- bu kayalar aşındırıcı özellikleri fazla olduğu için kedilerin günlük kullanımına doğrudan uygun değiller. patilerinin içi, tırnak dipleri falan fazlasıyla yumuşak olduğu için tırnakları törpüleneceği yerde patinin içinde yara çıkabilir.

    2- doğal kayalar zannedildiği gibi doğada çok fazla miktarda bulunmuyor artık. bu yüzden doğal kaya ham maddesine sahip kumlar üretiliyor. bununla ilgili "sahillerdeki kumların büyük kısmının doğal yollarla oluşmadığı ya da bu sahil kesimlerine getirilmediği; doğrudan benzer kayaçlardan üretildiği"ni okumuştum ama emin değilim. doğru korelasyonu kuramıyor olabilirim.

    3- doğal kaya dediğimiz şey yüz yıllar içinde ufalanabiliyor. ufalanan oldukça sert kayaların hepsi toz üretir çünkü partiküller aşındıkça daha da küçülür, küçüldükçe de toza dönüşür; biliyorsunuz. doğal kayaların toz üretimi uzun sürüyor ama kedi kumu için özellikle toza ihtiyacınız oluyor çünkü insan ya da hayvan gücüyle ne kadar ufalanırsa ufalansın, hiçbir doğal kaya bu kadar kısa sürede aşınmıyor, çok büyük parçalar halinde kalmaya çalışıyor. kedinizin kum kabının içinde kendi boyutlarında bir kayanın dibine sıçıp kayayı yuvarlayarak bunun üzerini örtmeye çalıştığını düşünün. bunun olmaması için doğal olmayan yollarla kayalar aşındırılıp oluşturulan içeriğe toz da ekleniyor, küçük kaya parçalarının aşınması da, hareket edebilirliği de kolay oluyor.

    gene konuyu karanlık çağ'dan başlattım, pardon. sık kullanılan kedi kumlarının birkaç çeşidi var. ama buna gelmeden önce şu 3 kayaçtan üretilen kumların özelliklerini sıralayayım:

    - : içinde bolca olan bir kayaç türü bu. fosil içerdiği için bir maden olarak da düşünülebilir diatomit. bunun adının geldiği yer de zaten "diatom" (bir alg familyasının genel adı). içinde bolca bulunuyor bunun ve genellikle inşaat endüstrisinde dinamittir, betondur, yalıtım malzemesidir; bu alanlarda kullanılıyor. rengi beyaza çalan kirli gri. genellikle büyük taneli olan kedi kumları bundan üretilmiş demektir.

    - : magnezyum ve alüminyum içeriği olan, volkanik kaya. aslında bu üçlü içinde en kolay şekil verilebilir olanı bu. içinde en çok bulunanı da bu çünkü volkanik ("yandım, patladım, soğudum, nemi içime hapsettim" tadında). diatomit kedi kumuna çokça benzemesine rağmen, ona göre daha küçük taneli ve daha gridir.

    - sepiolit (): magnezyum ve zengini kaya. adı "sepion"dan geliyormuş (yunanca mürekkep balığı). ince gözenekli, neredeyse bembeyaz, yanmayan, suyun üzerinde kalabilen, ıslandığında yumuşasa da kuruyunca eski formuna geri dönebilen bir kayaç olan lületaşının kedi kumu hali yukarıdakilere göre daha beyaz ve daha yumuşaktır. lületaşının yapısı nedeniyle bunu kullanıp memnun kalan kimseyi görmedim. içine aldığı sıvının (çiş, ishalli bok) katılaşmasını kendisinin sağlamaması ve bunun sadece zamana bağlı olması (lületaşının sertleşmesi) etrafa korkunç koku yayılıp kalmasına neden olabilir gibi geliyor bana. hiç denemedim.

    kedi kumunun pandemiden önce bile sürekli pahalanması bana "ulan, bu altı üstü kum ya. gidip en yakın parktan toprak alsam da olur. nasıl olsa sokak kedileri de buralara işeyip sıçmıyorlar mı?" diye düşürdürmüş ve bu fikri çok makul bulup uygulamıştım da. sonuç berbat olmuştu, denemeyin: sokaktaki toprak ya da kumlu toprak, içine aldığı yağmur suyu, çiş, bok, kanalizasyon kalıntısı gibi sıvıların katılaşmasına neredeyse sıfır etkisi olan bi' şey. zaten evdeki kum kabının işlevi hem kedilerin tuvalet mevzusunu pratik bir şekilde çözmeyi hem de illa ki yayılacak olan çiş ve bok kokusunu minimumda tutmayı amaçlar. bunu sokaktaki kum ya da toprakla yapmanın hiçbir mantığı yok. ayrıca, topaklaşma da sağlanmadığı için kürekle alıp attığınız çişli ya da boklu yığın bir bütün halinde kalmıyor, yarı-katı halinde toprağın derinliğine bağlı olarak sonsuza kadar iniyor. yani, bu çiş ve boklu günlük konsantrasyondan tamamen kurtulamıyorsunuz evin içinde. sürekli koku, sürekli ıslaklık iyi bir şey değil. denemeyin (x2).

    kedi kumundan beklentinizi şunlara göre düzenleyin, fazlasını aramayın:

    1- topaklaşma: olmazsa olmaz. çişi topaklaştırmayıp içine saklamayan kedi kumu, yukarıda saydığım kayaçlardan imal edilmemiş demektir. inşaat kumu alıp kum kabına koysanız da aynı etkiyi görürsünüz. topaklaşma şart.

    2- emicilik: topaklaşma ile arasındaki fark, özellikle çişin hacmini azaltmayı değil, içine saklamayı amaç edinmesinde gizli. işediği/sıçtığı yerin üzerini keyfi olarak kapatmayan kediler, ikinci tur çiş ya da sıçış için kaba girip bu ıslaklığı gördüklerinde, kumun komple pis olduğunu ve bir daha buraya tuvalet yapılmaması gerektiğini düşünebiliyorlar. sonra gelsin koltuk altlarından çiş temizleme, götünde parça parça bokla evin içinde koşturan manyağı peşleme tabii. hem kedinin psikoloji hem de sizin rahatınız için emicilik şart.

    3- kokuyu mümkün olduğunda gizleme/bastırma: her kedili ev bok ve çiş kokar. bunun olmadığı ev, henüz içinde kedi yaşamamış evdir. bu yüzden, kedi kumundan beklentiniz çiş ve bok kokusunu tamamen sıfırlaması olmamalı. parfümlü olarak satılan ve gerçekten de oda parfümlerinden bile berbat kokan kumları satın almayın. bunlar hem sizin evin içinde sürekli teneffüs edeceğiniz ortamın ağzına sıçacak hem de kedinin her tuvalete çıktığında yoğun miktarlarda bu ne idüğü belirsiz kokuyu akciğerlerine alarak rahatsızlanmasına ortam sağlayacak. gene de, az miktarda arap sabunu, beyaz sabun ve lavanta kokulu olanları tercih edebilirsiniz. kedi kumu kokuyu tamamen yok etmeyecek ama emiciliği ve topaklaşmasıyla çişi içine hapsedip çişin sürekli kokmasını engelleyecek. kediniz de içgüdüleri sayesinde çişinin üstünü örtmek için bu topaklaşıp kütle olmuş yığını kumun derinlerine gömecek ve gene sürekli kokuyu ortadan kaldırmaya çalışacak. evdeki her canlının istediği şey bu, inanın ama tamamen kokmayan bir kedi kumu olmayacak. bunu aramayın. sonuçta sürekli kokmayan bir çişten kurtulmuş olacaksınız ama topaklaşmış çiş kütlesi sürekli kokabilecek bir vaziyette kumun derinliklerinde sizin onu atmanız için bekliyor olacak.

    4- en azından bir süre boyunca un ufak olmaması, aşınarak parçalanmasının minimum düzeyde kalması: benim bir kumda ilk kedimden şu anki dinozorlara kadar her zaman aradığım şey bu oldu. bentoit kumların özellikle ucuz ve yerli üretim olanları birkaç gün içinde tamamen toz bulutuna dönüşmesiyle ünlüdür. bu kadar aşınabilen bir kum türü ne içine çiş hapsederek topaklaşmayı sağlayabilir ne emicilik açısından başarılı kalabilir ne de kokuyu az da olsa engelleyebilir. halk ağzında "tozutmak" olarak bildiğimiz şeyi kedinizin çılgın tuvalet ritüeli değil, bu boktan ucuz kum yapıyor aslında. siz de elinizle bir karıştırdığınızda ya da elinizi içine sokup sıkıştırdığınızda toza dönüşebilir. buna da dikkat etmenizi öneririm. bir marka seçip sürekli onu alacaksınız yıllar boyunca zaten. bu arayışta, birkaç kumu ellemenin size zararı olmaz.

    dünya'nın en mantıklı icatlarından biri , diğeri de kedi kumu olmalı. gene de, beklentinizi "ayy orhan, bu kum hiç koku emmiyor ya. leş gibi bok koktu ortalık" derken bencil birer canavara dönüşen insanların seviyesine çıkarmayın. tuvalete girdiğinizde sıçarken her yer kokuyor, he mi? işerken de (hele ki yoğun bir vitamin desteği aldıysanız o gün) kendi çişinizden nefret edecek hale geldiğiniz de olmuştur. e, bu da bir canlı ve boşaltım sistemi sizinkine benzer şekilde çalışıyor. doğru mama tüketen ve sağlıklı bir bünyesi olan her kedinin çişi de, boku da kokacak demektir. bundan iğreniyorsanız, kendinize tuvalete çıkmayı yasaklayın bence birkaç gün. şaka bir yana, saçmalamayın işte. kumun işlevi belli, ne yapabileceği belli, kendisinden beklenen ortalama yarar da ortada. kum çeşitlerine göre kendinize ve evin durumuna göre en uygun kumu seçersiniz ve "her yer kokuyor"cu tayfayı da evinize çağırmazsınız, olur biter. bu tiplere bir de üstüne "derd etme qardeş, sileriz" çakın, içiniz soğusun.

    ukdeci:
    #291081 lake of the hell | 8 ay önce
    2sağlık ürünü