maldivler'in başkenti male'nin yaklaşık 25 km güneyinde, kaafu atol'ünde yer alan, nüfusu 3000 civarında miniminicik bir adacık. 2004 yılında meydana gelen ve maldivler'i altüst eden tsunamiden son derece olumsuz etkilenen adaya 2009 yılına kadar yabancıların girmesine izin verilmiyordu. ancak doğal afet sonucu dağılan adaların ekonomiyi toparlayabilmeleri için hükumet 2010 yılında bu adalarda misafir evi" adı verilen ufak yerel işletmelerle beraber turizme açma kararı alır. bu kararı en aktif olarak uygulayan ada maafushi'de bu kısa süre içersinde bugüne kadar yaklaşık 20 ufak otel ve pansiyon açılmıştır. ülkede bolca yer alan lüks resortlara karşın oldukça uygun bir alternatif sunan bu misafir evleri bizlere maldivler'de cüzdanımızla dost unutulmaz bir tatil fırsatı sunmakta.
ada üzerinde yaptığım gözlemlere gelince, açılan misafir evleri adalılardan ziyade male'li girişimcilerin kontrolünde. maldivler müslüman bir ülke, ve oldukça mufazakar olan ada halkı halen turistlere mesafeyle yaklaşmakta; ama siz yakınlık gösterirseniz hemen çözülüveren bir yapıda. halkın neredeyse tamamı iyi-kötü ingilizce konuşabildiği için iletişim problemi yaşamıyorsunuz. güney batı-kuzey doğu doğrultusunda uzanan adamızın kuzey doğu kumsalı unutulmaz deneyimler yaşatacak berraklıkta; hep o takvim sayfalarında karşımıza çıkan kumsallardan. ancak bu hasır çitle çevrilen metrelerce uzunluktaki onlarca hindistan cevizi gölgesindeki kumsal adanın turistlere açık yegane kumsalı. zira halk muhafazakar olduğu için çıplaklığı kabul etmediği söylenmekte. kısacası ada sokaklarında bikini ya da sadece bir slip mayoyla veya tişörtsüz dolaşmak yasak. benim gözlemlediğim kadarıyla anadolu insanın 3'te biri kadar muhafazakar olmayan halk dünden hazır turistlerle beraber yaşamaya.
ince uzun yapısıyla maafushi adası, adanın tam ortasından geçen ana caddeyle ortadan kesilmekte. caddenin ve asılnda adanın batı ucu maldivlerin en büyük hapishanesi ile sonlanıyor. bununla beraber ada hayatının kalbinin attığı yaklaşık 700 metre uzunluğundaki caddenin iki yanında kent konsülü, sağlık ocağı, okul, karakol, 2 adet cami, çeşitli dükkanlar, stadyum ve açık hava sahnesi bulunuyor. adaya ulaşım male'den gelen sürat tekneleri ya da tatil günü olan cuma günü dışında adalıların feribot dediği, bizim boğaz motorlarından daha köhne bir tekneyle gerçekleşiyor.
ada üzerinde misafir evlerinin sundukları dışında kafe ya da lokanta bulunmuyor. ancak misafir evlerinin oldukça başarılı işletmeleri mevcut. bembeyaz kumsalın üstünde mum ışığında gün batımının hemen ardında yıldızların altında, hindistan cevizlerin hışırtıları eşliğinde bir akşam yemeğinin maaliyeti kişi başı 15-20 dolar civarı. çok zengin olduğunu söyleyemeyeceğim maldiv mutfağı baskın olsa da hemen hepsinde hint-endonezya-çin ve avrupa mutfaklarından örnekler yer alıyor. kötü haber maalesef burada devreye geliyor, maldivler'de halkın yaşadığı adalarda alkollü içkilerin satılması yasak. adada alkollü içki bulmanız mümkün değil. inanın denedim, başka zımbırtılar mevcut ancak alkollü içkiler yok...
lgbtlere bakışa gelince. ülkede eşcinsel olmak kanunen yasak. ancak bu uygulanan bir kanun değil; ülke vatandaşları için bile değil. nette yazılan aptal uyarılara kanıp bu cennet ülkeye sevgilim olmadan yalnız gitmeyi seçtim; ve çok büyük bir yanlış yaptığımı maalesef farkettim... hele hele, plajda tanıştığım 3 gey, bir lezbiyen ve bir transtan oluşan filipinli tatil arkadaşlarım sağ olsun, yalnız başıma kafayı yemekten kurtuldum.
adayla ilgili nette bir araştırma yaparsanız bazı snop turistlerin adanın temiz olmadığından şikayet ettiğini göreceksiniz. kanmayın. moloz yığınlarının aptalca döküldüğü güney kumsalı dışında kum sokaklı adamız gayet temizdir. ancak artezyen kuyularından elde edilen su ancak kullanım için, içmek için uygun değil maalesef.
adada bar, klüp gibi sosyalleşme mekanları mevcut olmasa, değil ancak maafushi çevrede gezilecek bir çok resort, ıssız ada, kum adası, şnorkel yapılacak cennet atoller, birçok dalış okulu, kite boarding ya da para sailing gibi bütün imkanları önünüze cömertçe döküyor. kısacası benim tek eksikliğini hissettiğim plajda bir şişe buz gibi şarap oldu... taze sıkılmış tropikal meyve suyu her ne kadar orgazmik aromalar sunsa da maalesef bir şişe şarabın yerini tutmuyor.