vii. henry'nin oğlu, meşhur viii. henry'nin kardeşi. aynı zamanda internetten yabancı kız bulup ilk buluşmada çuvallayan ilk erkek. ahah.
uzun süre aragonlu katherine ile ortak dil olarak latince mektuplaşıp aşklarını ilerletiyorlar. en sonunda birbirlerini görme vakti geliyor. katherine'in babası evlenmeden önce hiç bir şekilde konuşmalarını istemiyor. fakat katherine ingiltere'ye gelince baba henry "olmaz öyle şey, gençler bi konuşsunlar, kaçıncı yüzyıldayız ya, kaldı mı böyle insanlar?" diyerek bu durumu reddediyor.
sıra gençlerin buluşmasına geliyor. tabi öyle üçüncü dalga kahvecide başbaşa macchiato içerek sohbet etmiyorlar. ortamda iki tarafın da rahipleri, yetkilileri falan var, baya törenli mörenli buluşuyorlar. gençler o kadar latince mektuplaşmış, flörtleşmişler, ilk defa konuşacaklar. ama o da ne? bir türlü anlaşamıyorlar. latince konuşuyorlar, ama iki taraf da birbirini anlamıyor. sebebi basit, iki taraf da konuşmayı çok farklı telaffuzlar ile öğrenmişler. mecburen rahipler tercümanlık yapıyor, iki tarafın iletişimini sağlıyor.
neyse ki eninde sonunda iki taraf da dil problemini sorun etmemiş, bir şekilde kaynaşmışlar. darısı şimdiki gençlerin başına eheh.