Ülkemizin ilk "damat"ı, Time ve Life formatlı dergiciliğin babıali'deki mucidi.
1924'te İstanbul'da orta halli bir aileye doğar. mekteb-i sultani mezunu olan babasından görerek ilk, orta ve lise eğitimini galatasaray lisesi'nde tamamlar, bir süre tıp fakültesine devam etse de gazetecilik aşkıyla burayı bırakır, 1948'de Fransız filolojisini bitirir.
Basın camiasına ilk girişi, 1942'de Fransızcadan çeviriler yapıp gazetelerde yayınlatarak olur. 1943'te hocası nadir nadi'nin gazetesi olan cumhuriyet'te mesleğe başlar. 1950'de doktora eğitimi için paris'e gittiği zaman da cumhuriyet muhabirliğini sürdürür. Hayatının değişmesi de, burada tanıştığı ve beraber oldukları Özden inönü'ye evlenme teklif etmesiyle olur. Özden hanım derhal "evet" derken, artık başkan olmasa da ülkedeki itibarı halen önemli bir yerde olan babası ismet inönü'yü de "babacığım, Metin’le evlenmeme izin verirseniz bu evliliğin sorumluluğunu üstlenirim. Yok izin vermezseniz, sizin istediğiniz bir başkasıyla da evlenebilirim ama o evlilikte mutlu olup olmayacağımın sorumluluğu da size aittir" diye ikna eder. Artık yurda dönerek demokrat parti'nin resmi gazetesi zafer'de işe başlamış olan Metin Toker, müstakbel kayınpederinin sınavından da geçer ve 1954 yazında nişanlanan çift, 9 Şubat 1955'te nikahlanır.
Henüz Özden toker'i istemeye gelmeden önce Metin Toker, bir diğer önemli karar alır ve 1954 Mayısında yurtdışında gördüğü Time formatında bir dergiyi çıkarmaya başlar. akis adındaki bu dergi tam 13 yıl çıkacak, özellikle Demokrat Parti döneminde defalarca kovuşturmaya uğrayacak, öyle ki Metin Toker iki çocuğunun da doğumu sırasında cezaevinde yatıyor olacaktır. Ama bir yandan da "damat" sıfatıyla tarihe geçer ki; uzun yıllar İnönü'nün basındaki sözcüsü olarak bilinecektir. Yine de kayınpederine rağmen tek parti dönemine yaptığı eleştiriler ilginçtir. Ayrıca İsmet inönü'yü anlattığı "Demokrasimizin İsmet Paşalı Yılları" serisiyle tıpkı altan öymen'in kitapları gibi dönemine dair birinci elden önemli bir kaynak bırakmıştır.
Akis'ten sonra da hürriyet ve milliyet gazetelerinde yazan, bir dönem senatoda kontenjan üyeliğinde bulunan ve inönü vakfı'nın mütevelli heyetinde yer alan metin toker, 18 Temmuz 2002'de kanserden vefat etmiştir.