1. Bu sakatlığı da düzelince patlama yapıp kendini yurtdışına göndertmesi gereken futbolcu.

    Benim tavsiyemi büyük ihtimalle hiç görmeyecek ve Bilmeyeceksin ama eğer iyi bir futbolcu olmak istiyorsan.
    Hiç trabzonspor çok fazla kazansın deRdine girme hatta sözleşmen biterse uzatma dahi bas git.

    O malum partiyle içli dışlı kaldığın çevreden sana Hayır gelmez bak yusuf yazıcı'ya gerçekten kültürlü biriydi hiç o çevreye bulaşmadı fırsatını buldu ve gitti.
    Sen de öyle yap o çevre adamı küçültür, ufkunu daraltır çünkü bir şey üretme değil işin kolayına kaçmaya ve milleti sömürmeye meyillidir.

    Trabzonlular kızar diye de düşünme trabzonlular'ın geneli trabzonspor'a konu gelince senin gözünün yaşına bile bakmaz .

    En kısa zamanda iyileş ve bas git yoksa tarihin çöpler listesinde yerini alman muhtemel.
    #255909 migfer tokmakel | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    0futbolcu 
  2. kariyeri boyunca 422 gün sakat kalıp 77 maç kaçırmış süper yetenek. oynadığı maç sayısı ise bu süreçte 112 adet. henüz sadece 21 yaşında olsa da, bu veriler ortada iken, uçan kaçan rakamları ödeyerek bir kulübün kendisini satın alma ihtimali oldukça düşük. çünkü o yapılan yatırımın olası bir sakatlık nedeniyle çöpe gitmesi ihtimali söz konusu. haliyle satılsa bile yusuf yazıcı'dan daha yüksek bir bedelle satılamayacaktır kendisi. haliyle zamanında satmamış olan, turşusunu kurabilirler.

    bu kadar çok sakatlanmasının yanı sıra profesyonelliği de şüphelidir. yani saha dışındaki hayatı konusunda, her ne kadar şahsen ne olduğunu bilmesem de, çok fazla şey söylenmektedir. bu söylentiler de bir avrupa devinin kendisine yatırım yapmasının önünde büyük engel teşkil etmekte...

    hala önünde 15 seneye kadar uzanabilecek bir kariyer ihtimali duruyor. ancak ben bu kafa yapısı ve bu denli çok sakatlıkla çok parlak geçeceğine pek ihtimal vermiyorum.
    #255920 larden loughness | 4 yıl önce
    2futbolcu 
  3. Türkiye liglerinde yaşı 16-19 arası / sol ayak / ortalamanın azıcık üzeri hızlı olan her oyuncuyu layık gördüğümüz 'ya gönderemediğimiz oyuncu.

    Abdülkadir ömür, muhakkak bu ülke futbolu için bir değerdir ve bilinmelidir. Fakat ilk başta kendisi kendi değerini bilmelidir.

    Futbol, artık sadece çalım yeteneği ve sürat ile kotarılan bir oyun değil. Özellikle genç oyuncuların, günümüz spor dünyasında herhangi bir branşta başarı elde edebilmesi için birçok farklı dalda, farklı tekniklerle antrenman yapmalı; beslenmesi, uyku düzeni, sosyal yaşantısı ona göre olmalı.

    Bu çocuğun şanssızlığı ise bu yaşına rağmen iki kez çok ciddi sakatlıklar yaşadı. Ve ne yazık ki iki sakatlığının da sebebi, müsabakalar değil; kulübü doktor heyetinin ihmalkarlığı, mesleki yetersizliği idi. Açıkçası ben bu çocuğun yerinde olsam, gerçekten ama gerçekten "kasten adam yaralama" davası açardım. Bu seviyedeki bir 'şirkette', bu tip ihmallerin izahatı, akademik savunması yoktur; olmamalıdır.

    Neyse,

    Birkaç kuşaktır çok ciddi bir muhafazakar kültür içinde yaşayan atalarından kendisine kalan birtakım kültürel miraslar elbette var. Doğrudur, yanlıştır bilemeyiz; kimseyi de ilgilendirmez ve tüm bunların doğrultusunda 'ün ne sosyal yaşantısı, ne dini inancı , ne de önem atfederek kutsallaştırdığı yaşam biçimi gayri ahlaki bir şeydir, ne de futbol hayatını etkileyecek ölçüde önleyicidir. Ki istanbul medyasının bu konuya dair yayınlayabildiği tek haber, 'ün yer sofrasında yemek yerken ki görüntüleridir. Azıcık izan olur insanda. Ama pardon; istanbul medyası ve ahlaki değerleri bir arada kullanmak biraz fazla lüks oldu.

    Avrupa devlerini bırakın; ben de olsam, sınırlı sayıda meziyetleri olan ve en ufak bir 'futbol oyun aklı' olmayan abdülkadir' i, telaffuz edilen paralara almazdım. Ama inancına göre yaşayış tarzından değil; birazdan yazacağım etmenlerden ötürü. Tabii tüm bunlar salt abdulkadir'in değil; bu çocuklara futbol eğitimi haricinde, mentörlük yapamayan sistemin suçudur. Eğitimli, daha vizyoner bir aile bireylerine sahip görece az sayıda genç oyuncu ise zaten kişisel gelişimlerine ilaveten, farklı konularda da kendilerine artı değer katarak, bir şekilde kendilerini kurtarıyorlar.

    Günümüzdeki iletişim çağında tabii ki her şeyi kulüplerden, eli sopalı teknik adamlardan beklememek gerekir; abdülkadir'in bir kere ekstra antrenman yaptığını duymadım. (Sorduğum için biliyorum.) Binlerce örnek sayabilirim ama her şeyden önce, insan kendisi isteyecek gelişmeyi ve bir yerlere gelmeyi.

    Ayrıca; hocalarının pilavını kaşıklayan, salyası uğruna yaptıklarının hesabı tutulamayan onlarca futbolcuya avrupa devleri zamanında talip olduysa ve 'e sadece yer sofrasında yemek yediği için talip olmuyorlarsa da 'kader' der geçeriz.

    Özet; yeteneklidir ama bu futbol aklı ve kaç yıldır kendi kendine bir çivi çakmayan zihniyetiyle modern futbolda gidebileceği en iyi takım takımlarından birisi olur.

    Umarım yanılırım ve bir gün bu ülkeden kurtulduğuna şahitlik ederim.

    #255922 becoolnotfool | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    0futbolcu