1. ciks: i.ibb.co/...

    normal hayat: i.ibb.co/...

    sakal: i.ibb.co/...

    1968 doğumlu amerikalı aktör. genellikle sikko romantik komedi filmleriyle adını duyurduğu biliniyor olsa da, dünya çapında tanınmasını sağlayanlar ve 'taki harvey dent rolüdür. en sevdğim aktörlerden biridir. biraz anlatayım, başlığı da boş kalmamış olsun.

    amerika'da doğmuş olsa da, babasının işi nedeniyle, ailecek taşınmaları sonucunda, 13 yaşından sonra ingiltere'de, 17 yaşından sonra da avustralya'da yaşamış. oyunculuk aşkı liseyi yarıda bırakıp tekrar başladığı zamanlarda ortaya çıkmış. önce liseyi bitirmiş, amerika'ya geri dönmüş ve ardından da üniversitede (utah'taki brigham young university) güzel sanatlar okumuş. oyunculuğu ideal olarak bellemesi ise, biraz garip bir başlangıca yol açmış: 2 yıl ların misyonerliğini yapmış. bir daha da dini işlere doğrudan bulaşmamış.

    oyunculuk kariyerini başlatan iş, bir mormon filmi olsa da, asıl ilk işi olarak 'ün 'i bilinir. müthiş bir oyunculuk göstererek içindeki şeytaniliği seyirciyle de paylaşabilen eckhart, hem filmin bilinirliğinde ve başarısında hem de kendi adını duyurma noktasında büyük bir adım atmış oluyor. 2 yıl birkaç berbat filmde yan rollerde görünse de, 'deki "nick crozier" rolü önemlidir. ile bir filmde yer alması da, kartvizitindeki bu filmin yanında yer alır. 'in de radarına girmiş, 'teki "george" rolü ile de nefis eleştiriler almıştır. , , , , gibi, gişede de, seyirci gözünde de batık filmlerinden sonra, 'le 2. yükselişini yaşayacağı kariyerinde turnayı gözünden vuruyor. "nick naylor" efsanesi rolüyle adaylığı kazanıyor. the dark knight'a kadar gene kariyerini bitirmeye yönelik, berbat roller seçiyor ( ve birer istisnadır).

    nolan'ın eckhart'ı harvey dent rolüne seçmesinde 2 kriteri var: 1- eckhart'ın gerçekten de yakışıklı ve temiz bir yüzü olması. 2- in the company of men'deki "chad" rolündeki şeytaniliği. 2 oscarlı filmde, sinemada izlediğiniz en iyi harvey dent'i canlandıran eckhart (ki 1995'teki 'da çıtayı hayli yukarı koymuştu), çeşitli sinema eleştirmeni ödüllerinde 8 adaylık kazanıyor. eckhart, tabii ki, gene berbat rol seçimleriyle harvey dent'liğini de unutturuyor. 2 yıl önceki büyük bütçeli ve 4-5 ay önce görücüye çıkan hariç, 10 küsur yılda dişe dokunur bir oyunculuğunu göremedik. romantik komedilerin yakışıklı, şeytani bakışlı ve fesah ruhlu zengin piçi rollerini canlandıracağı yaşları da geçtiği için bundan sonra seçeceği roller "10-15 yıl önceki jack nicholson"vari özellikteki filmlerden çıkacak bence.

    eğlencelikler ve kaynakça:

    - sakallı hali , gençliğinde yer aldığı filmlerde hiç yapmadığı bir görünümdü. 50'lerinde doğruyu bulmuş gibi sanki.

    - in the company of men'deki şeytani "chad" rolünün getirdiği popülerlikten sonra, "kötü adam olmayı sevmiyorum. iyi adamın gittikçe kötüleşmesinden ise büyük zevk alıyorum" şeklinde bir röportajı var. harvey dent rolüne neden seçildiğini de bu açıklamasından anlamak mümkün.

    - aşk hayatı ile ilgili hollywood'un en ağzı sıkı aktörlerindendir. , ve kristyn osborn ile yaşadığı ilişkilerin hepsini ayrıldıktan sonra öğrenebildik.

    - sigarayı, alkolü ve serseriliği la bıraktığını söylediği birkaç röportajı var. gerçek hayatında goy goyun dibine vuran biri olduğu için hipnoza bağlandığına inanmak istemedim ben.

    - yer aldığı filmlerle ilgili küçük anekdotlar: erin brockovich'teki motosiklet sahnelerinden müthiş keyif aldığı için kendine motosiklet satın almış. nolan'ın 'sunda 'la birlikte "leonard" rolü için adı geçmiş. 'daki "howie" rolü adına, eşini canlandıracak eckhart'la birlikte oynamak istediğini bizzat belirtmiş.

    - 2003'te alkolü bıraktıktan sonra kendisine sorulan bu yöndeki bir soruya verdiği cevap klas: "yaşlılığımı iyi yaşamak istediğim için sağlığıma dikkat ediyorum artık. yıllardır, sabah uyandığımda "neredeyim? nasıl bir hata yaptım? kime ne söyledim?" gibi şeyler düşünmüyorum".

    - dünya üzerindeki en büyük hayranı eckhart olabilir.

    - sigarayla ilgili bir anısı: "sigara içmeyenler, sigaranın, gördükleri en sağlıksız şey olduğunu düşünürler. bir gün avustralya'daydım; köprünün yanında, sigara içip fotoğraf çekiyorum. koşucular geçti yanımdan ve içlerinden biri bana bakıp "eeeerugaah!" diye bağırdı. belli ki sigaradan nefret ediyordu. ben de ona "burada, geçen gecenin çişi ve kusmuğunun üzerine basarak ayakta duruyorum ve bunda sorun yok. ama eğer bi' sigara içer ve biraz huzur istersem, hemen auvv". eğlenceli bi' şekilde çevireyim istedim, orijinal metni de kopyalayayım şuraya: "non-smokers think it's the most unhealthy, unattractive thing they've ever seen. i was in australia one time, by a bridge, smoking a cigar and taking some pictures. these runners went by and this woman just had a visceral reaction, made a noise like 'eeeerugaah'. and i said: 'here i am standing in piss and vomit from last night and that's ok, but god forbid i smoke a cigar and have a little bit of peace.'"

    yararlandığım kaynaklar:

    - thank you for smoking'ten sonra verdiği bir röportaj

    - eckhart'tan yaşamın kuralları (buram buram magazin kokma riski içerir)

    - the dark knight sonrası verdiği bir röportaj

    - kısaca hayat hikayesi

    keşke ukde olsaydı bu başlık.
    #251424 lake of the hell | 4 yıl önce
    3aktör