1968 doğumlu amerikalı aktör. genellikle sikko romantik komedi filmleriyle adını duyurduğu biliniyor olsa da, dünya çapında tanınmasını sağlayanlar christopher nolan ve the dark knight'taki harvey dent rolüdür. en sevdğim aktörlerden biridir. biraz anlatayım, başlığı da boş kalmamış olsun.
amerika'da doğmuş olsa da, babasının işi nedeniyle, ailecek taşınmaları sonucunda, 13 yaşından sonra ingiltere'de, 17 yaşından sonra da avustralya'da yaşamış. oyunculuk aşkı liseyi yarıda bırakıp tekrar başladığı zamanlarda ortaya çıkmış. önce liseyi bitirmiş, amerika'ya geri dönmüş ve ardından da üniversitede (utah'taki brigham young university) güzel sanatlar okumuş. oyunculuğu ideal olarak bellemesi ise, biraz garip bir başlangıca yol açmış: 2 yıl mormonların misyonerliğini yapmış. bir daha da dini işlere doğrudan bulaşmamış.
oyunculuk kariyerini başlatan iş, bir mormon filmi olsa da, asıl ilk işi olarak neil labute'ün in the company of men'i bilinir. müthiş bir oyunculuk göstererek içindeki şeytaniliği seyirciyle de paylaşabilen eckhart, hem filmin bilinirliğinde ve başarısında hem de kendi adını duyurma noktasında büyük bir adım atmış oluyor. 2 yıl birkaç berbat filmde yan rollerde görünse de, any given sunday'deki "nick crozier" rolü önemlidir. al pacino ile bir filmde yer alması da, kartvizitindeki bu filmin yanında yer alır. steven soderbergh'in de radarına girmiş, erin brockovich'teki "george" rolü ile de nefis eleştiriler almıştır. the pledge, the missing, the core, paycheck, neverwas gibi, gişede de, seyirci gözünde de batık filmlerinden sonra, thank you for smoking'le 2. yükselişini yaşayacağı kariyerinde turnayı gözünden vuruyor. "nick naylor" efsanesi rolüyle altın küre* adaylığı kazanıyor. the dark knight'a kadar gene kariyerini bitirmeye yönelik, berbat roller seçiyor (conversations with other women ve towelhead birer istisnadır).
nolan'ın eckhart'ı harvey dent rolüne seçmesinde 2 kriteri var: 1- eckhart'ın gerçekten de yakışıklı ve temiz bir yüzü olması. 2- in the company of men'deki "chad" rolündeki şeytaniliği. 2 oscarlı filmde, sinemada izlediğiniz en iyi harvey dent'i canlandıran eckhart (ki tommy lee jones 1995'teki batman forever'da çıtayı hayli yukarı koymuştu), çeşitli sinema eleştirmeni ödüllerinde 8 adaylık kazanıyor. eckhart, tabii ki, gene berbat rol seçimleriyle harvey dent'liğini de unutturuyor. 2 yıl önceki büyük bütçeli midway ve 4-5 ay önce görücüye çıkan wander hariç, 10 küsur yılda dişe dokunur bir oyunculuğunu göremedik. romantik komedilerin yakışıklı, şeytani bakışlı ve fesah ruhlu zengin piçi rollerini canlandıracağı yaşları da geçtiği için bundan sonra seçeceği roller "10-15 yıl önceki jack nicholson"vari özellikteki filmlerden çıkacak bence.
eğlencelikler ve kaynakça:
- sakallı hali , gençliğinde yer aldığı filmlerde hiç yapmadığı bir görünümdü. 50'lerinde doğruyu bulmuş gibi sanki.
- in the company of men'deki şeytani "chad" rolünün getirdiği popülerlikten sonra, "kötü adam olmayı sevmiyorum. iyi adamın gittikçe kötüleşmesinden ise büyük zevk alıyorum" şeklinde bir röportajı var. harvey dent rolüne neden seçildiğini de bu açıklamasından anlamak mümkün.
- aşk hayatı ile ilgili hollywood'un en ağzı sıkı aktörlerindendir. emily cline, molly sims ve kristyn osborn ile yaşadığı ilişkilerin hepsini ayrıldıktan sonra öğrenebildik.
- sigarayı, alkolü ve serseriliği hipnozla bıraktığını söylediği birkaç röportajı var. gerçek hayatında goy goyun dibine vuran biri olduğu için hipnoza bağlandığına inanmak istemedim ben.
- yer aldığı filmlerle ilgili küçük anekdotlar: erin brockovich'teki motosiklet sahnelerinden müthiş keyif aldığı için kendine motosiklet satın almış. nolan'ın memento'sunda guy pearce'la birlikte "leonard" rolü için adı geçmiş. rabbit hole'daki "howie" rolü adına, eşini canlandıracak nicole kidman eckhart'la birlikte oynamak istediğini bizzat belirtmiş.
- 2003'te alkolü bıraktıktan sonra kendisine sorulan bu yöndeki bir soruya verdiği cevap klas: "yaşlılığımı iyi yaşamak istediğim için sağlığıma dikkat ediyorum artık. yıllardır, sabah uyandığımda "neredeyim? nasıl bir hata yaptım? kime ne söyledim?" gibi şeyler düşünmüyorum".
- dünya üzerindeki en büyük cary grant hayranı eckhart olabilir.
- sigarayla ilgili bir anısı: "sigara içmeyenler, sigaranın, gördükleri en sağlıksız şey olduğunu düşünürler. bir gün avustralya'daydım; köprünün yanında, sigara içip fotoğraf çekiyorum. koşucular geçti yanımdan ve içlerinden biri bana bakıp "eeeerugaah!" diye bağırdı. belli ki sigaradan nefret ediyordu. ben de ona "burada, geçen gecenin çişi ve kusmuğunun üzerine basarak ayakta duruyorum ve bunda sorun yok. ama eğer bi' sigara içer ve biraz huzur istersem, hemen auvv". eğlenceli bi' şekilde çevireyim istedim, orijinal metni de kopyalayayım şuraya: "non-smokers think it's the most unhealthy, unattractive thing they've ever seen. i was in australia one time, by a bridge, smoking a cigar and taking some pictures. these runners went by and this woman just had a visceral reaction, made a noise like 'eeeerugaah'. and i said: 'here i am standing in piss and vomit from last night and that's ok, but god forbid i smoke a cigar and have a little bit of peace.'"