1. 'nin kurucusu olan politikacı, lider.
    #14499 thedirector | 8 yıl önce
    0devlet adamı 
  2. Sovyet devrimi'nin lideri lenin, çıkaracakları gazetenin kurul toplantısında yoldaşlarının ne yazacaklarını sormaları üzerine şöyle der: "sadece gerçekleri yazacağız, çünkü gerçekler devrimcidir."
    #40493 petra von kant | 8 yıl önce
    0politikacı 
  3. bence lenini diğer devrimcilerden ayıran yönü en iyi ve en kısa şekilde horace. b. davis anlatmış o da şu*i çağdaşlarının çoğundan daha üstün kılan 'siyaseti yönetim makamına oturtma' yeteneğidir. yani her sorunda, her çelişkide işin siyasal yönünü inatla sarsılmadan, sürekli ve dirençli biçimde yakalama ve ortaya koyma eğilimidir."(sosyalizm ve ulusallık horica b. davis belge yayınları ekim 1991 s.96)
    #72138 rudolfabel | 7 yıl önce
    0politikacı 
  4. "özgürlüğün değerli olduğu doğru. öyle değerli ki, dikkatle pay edilmeli" sözlerinin sahibi, fikir önderi, politikacı ve sosyalist devrimci. sovyetler birliği'nin kurucusu.

    "Gülünç şeyleri sever ve bütün gövdesiyle, bazen gözlerinden yaş gelene dek 'dem çekercesine' gülerdi. tıknaz, sağlam yapısı, sokratvari alnıyla ve hiçbir şeyi kaçırmayan gözleriyle çoğu zaman garip ve biraz da gülünç bir poz alırdı: başını geriye atıp omzuna doğru eğdikten sonra parmaklarını yeleğinin kol oyuklarından içeri sokardı. bu pozda şaşırtacak kadar sevimli ve gülünç bir şey, muzaffer bir horoz edası vardı. böyle anlarda, bu lanet olası dünyanın yüce bir evladı, bir sevgi davasının gerçekleşmesi uğruna kendini düşmanlığa ve nefrete kurban etmek zorunda kalmış bir güzel insan, neşeyle pırıl pırıl parlardı." - gorki
    #72158 pugio | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    0politikacı 
  5. kendisinin tatar olduğuna dair söylentiler vardır.

    #72185 touma seguchi | 7 yıl önce (  7 yıl önce)
    0devlet adamı 
  6. 'den pek hoşlanmazmış.

    bir de kendisinin devrim hayali, en fakir işçinin bile bir soylu gibi yaşam sürmesiymiş.

    ama devrimden sonra pek de hayal ettiği gibi olmamış. komünistler, daha çok, mekanik bir birey yaratmak konusuna önem vermişler.

    sonuç olarak ne lenin'in istediği oldu, ne de diğerlerinin. ama lenin'in duruşu daha insancılmış bence.
    #147932 jean baptiste de la rose et la croix | 6 yıl önce (  6 yıl önce)
    1devlet adamı 
  7. dünya halklarının, büyük lideri hakkında yazılmış en güzel metinlerden birisidir.

    yok edilemeyen yazı

    dünya savaşı sırasında,
    san carlo'daki italyan hapishanesinde,
    kaçaklar, dilenciler ve hırsızlarla dolu bir hücrede,
    bir hüküm gibi kazıdı kurşun kalemiyle sosyalist
    bir asker:
    "yaşa lenin!"
    çok yükseğe, neredeyse tavana yazılıydı bu,
    alacakaranlık hücrede
    duruyordu,
    ve kelimeler zorla seçiliyordu.
    ama gardiyan gördü bunları, ve hücreye
    bir boyacı gönderdi.
    boyacı, bir kireç fırçasıyla,
    bunları silmek istedi.
    bu tehlikeli yazının üzerinden geçti
    kalın fırçası.
    fakat duvarda, bu defa kurşun kalemle değil, kireç içinde mürekkeple,
    bir kez daha
    ortaya çıktı:
    "yaşa lenin!"
    başka bir boyacı geldi ve tüm duvarı beyaza boyadı.
    yazı ortadan kayboldu, ancak güneşin doğmasına yakın,
    kireç kuruduğunda, yüzeyde tekrar
    göründü:
    "yaşa lenin!"
    o zaman gardiyan bir duvarcı getirtti,
    harf harf kazıdı duvardan adam,
    tam bir saat boyunca.
    ancak tam işine son verdiği sırada
    yazı, taşa yontulmuş olarak, bir kez daha göründü:
    "yaşa lenin!"
    ve asker seslendi-: şimdi
    tüm duvarı sökün!

    bertolt brecht – 1926
    #162557 memosh usta | 5 yıl önce
    0şiir 
  8. internette gezinirken kendisinin adına yapılmış heykelleri arşivlemiş rusça bir site buldum:
    leninstatues.ru/...
    üşenmedim biraz inceledim. ne lenin rus milliyetçisi bir adamken ne de rus milliyetçilerinin (devlet başkanı putin de dahil olmak üzere) pek hoşlanmadığı bir siyasetçiyken kendisinin heykellerini bulundurma tamamen heykelin bulunduğu devletin rusya ile ilişkileriyle alakalı hale gelmiş sanki lenin işçi sınıfını değil de rus milletini temsil ediyormuş gibi. bu durumdan dolayı, rusya, belarus, kazakistan, moldova, kırgizistan gibi ülkelerde çoğu muhafaza edilmişken,(yine de o ülkelerde de 1991 yılında hatrı sayılır lenin heykeli yıkılmış.) baltık ülkeleri, gürcistan ve ukrayna (ukrayna devletinin kontrol sağlayamadığı donetsk ve luhansk hariç) tüm lenin heykelleri yıkılmış.
    bunların yanında, eski doğu bloğu ülkeleri hariç abd, italya, fransa da dahil olmak üzere lenin heykelleri var. sitede ayrıca novosti bölümünde yeni yapılan(ya da yıkılan) lenin heykellerinin haberleri var ancak sanırım site 2014'ten bu yana ölü halde çünkü en son yakın zamanda imamların desteğiyle tacikistan'da yapılan yeni bir lenin heykeli bizim ulusal basında da yansımıştı.

    yazı buraya kadar ilginizi çektiyse verdiğim linki de incelemek istiyorsanız ama dilden dolayı pek anlayamadıysanız, ana sayfa kategorileşmiş ülkeleri gösteriyor.( yukarıdan aşağı sırayla; moskova, st.peter, rusya ve oblastları, ukrayna, belarus, baltık bölgesi, moldova, kazakistan, orta asya, son bölümde sscb üyesi olmamış ama lenin heykeli bulunduran dünya devletleri)
    #174811 chernobog | 5 yıl önce
    0devlet adamı 
  9. (bkz: )
    0devlet adamı 
  10. Ateist, Allahsız diye yıllarca hayali düşman olarak pazarlanan; özünde savunduğu şeyi anlayabilmek için iktisat / siyaset tarih okumadan önce şu tespiti üzerine düşünülmesi gereken tarihi kişiliktir.

    "Sağlık ve eğitim hizmetleri, kar gütme amacıyla ticarileştirilmemelidir." V.I.Lenin

    Zor mu bunu okumak ? Anlamaya çalışmak ? Yahu bu adam bizim tabirimizle "Allahsız" olabilir, belki de maymuna tapabilir ama dini mensubiyet haricinde düşünürsek bu sözü niye söylemiştir ? Amacı nedir ? Acaba sağlık ve eğitim hizmetleri ücretsiz olursa dinden çıkar mıyız ? Müslümanlığımıza, putperestliğimize bir zeval gelir mi bunu düşünürsek ?

    Özellikle içerisinde bulunduğumuz bu kaotik dönemde tüm iktisadi / politik önermelerin bir karşılığı olmadığını görmüyor muyuz ? Anlamıyor muyuz ? "evet abi, bu virüsü ameriga yaydı kesin, dış güçler." demekten başka insanlık tarihi için ne yapıyoruz ? Tüm dünyanın geçtiği bu sınavda doğru şıkkı işaretleyebilmek için ne kadar mücadele ediyoruz ? Varsa yoksa her şeyi teolojik olarak çalışma çabamızdaki bu inat niye ?

    Herkes, istisnasız tüm insanlık, tüm canlılar bu süreci minimum hasarla atlatsın diye ne yapıyoruz kavga etmekten, kahve dedikodusu yapmaktan başka ?

    İnsanlık tarihini bu kadar düşünen bir adamın düşüncelerini ise terörize edip, siyasal çıkar güden diğer grupları da ideolojik savunma argümanı olarak kullanmayı bırakalım lütfen; bizi ilgilendirmiyor çünkü. Her kim bilinçli olarak can alıyorsa umarım inandıkları öbür dünya vardır ve cezalarını orada çekerler.

    Sahi ya. Şu an sağlık hizmetleri ücretsiz olsa kim itiraz ederdi ?
    #176627 becoolnotfool | 5 yıl önce
    0devlet adamı 
  11. 'trust is good, control is better' sözünün sahibi devrimci.
    0devlet adamı 
  12. vladimir ilyiç lenin, 1917 ekim devrimi'nin en önemli aktörlerinden biridir. burada söylemek gerekir ki, kendisi dünya halklarının büyük lideri değildir. 1902'de yazdığı ne yapmalı? kitabında çok daha merkezileşmiş bir devlet ve parti yapılanması önerirken, devlet ve devrim'de anarşist teorilere çok daha yaklaşmıştır. bu kitabında anarşizmi karikatürize ettiği için eleştiriler almıştır, anarşistler tarafından devletçi, daha devletçi komünistler tarafından ise kitap anarşist olarak yaftalanmıştır.
    bununla beraber devlet ve devrim, kendi devlet teorisi bakımından temel eser olarak görülse de kitapta yazanlar iç savaşa kadar uygulanmamış (tersine tam tersi tezler uygulanmaya koyulmuştur) iç savaşın başlamasıyla savaş komünizmi politikası ise genç sovyet devletinin daha da merkezileşmesi ve mekanikleşmesine yol açmıştır.
    kendisinin marx yorumlarının ortodoks marksizminden büyük bir sapmayı ve blanqui-lasalle cenahına yakınlaştığını söylemek yerinde olacaktır.
    ölmeden önce kaleme aldığı "better fewer, but better" makalesinde kurduğu devletin mekanikleştiğinin ve daha da mekanikleşebileceğinin farkına vararak sovyet devlet aygıtının minimalize edilmesini savunmuştur.
    #204222 stirneringozlugu | 4 yıl önce
    0devlet adamı, politikacı 
  13. enternasyonal komünist hareketin ve işçi sınıfının marx ve engels'ten sonraki en önemli ismi. dünya tarihini değiştiren iki büyük devrimden biri olan büyük ekim devrimi'nin tartışılmaz önderi. emek sömürüsünün son bulmasını, sekiz saatlik işgününü, tam iş güvencesini, kadının özgürleşmesini, parasız eğitim ve sağlık hizmetlerini hayal olmaktan çıkaran sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği'nin ilk lideri.

    lev davidoviç bronstein(trotskiy) gibi kendini çok beğenen bir devrimci bile, rus devrimi tarihi başlıklı tuğla boyutunda kitabında(sağ olsun bizim türkiyeli trotskistler üç ciltlik kitabı tek cilt yayımladılar.) kendisinin varlığı lenin'in yokluğunda devrimin olmayacağını, lenin'in varlığı kendisini yokluğunda ise devrimin yine olacağını yazmıştır. aslında tam olarak böyle değil ama lenin'i överken kendisini de öven bu sıradışı devrimciye iltimas geçtim. lenin'in yokluğunda, dünyanın ilk sosyalist devriminin(paris komününü sayarsak ikinci) gerçekleşmeyeceğine ben de katılıyorum.

    lenin, her şeyin ötesinde benim için tutkuyla sosyalist iktidarı arayan bir devrimci. bütün hayatı, yazdıkları, stratejisi, uyguladığı taktikler, usta işi polemikleri hep sosyalizmi kurma amacına tahsis edilmiş adeta. lenin, bu uğurda martov gibi çok yakın dostlarını kaybetmekten, devrim arifesinde neredeyse bütün partisini karşısına almaktan çekinmemiş biri. her ne kadar politikacı yönüyle tanınsa da, felsefe defterleri, materyalizm ve ampiryokritisizm ve rusya'da kapitalizmin gelişmesi gibi eserleri incelendiğinde, lenin'in iktisat ve felsefe bilgisinin de yabana atılamayacak derecede iyi olduğu söylenmeli."devlet ve devrim" eserinin anarşizan bir ton barındırdığını kabul etmekle birlikte, lenin'in bütün eserleri sistematik bir biçimde değerlendirildiğinde bunun çok önemli unsur olduğunu düşünmüyorum. benzer şekilde "sol komünizm" eserinden de pek ala reformist bir lenin de çıkarılabilir. dolayısıyla bu eserlerin yazıldığı dönemin koşulları ve kimler için yazıldığının kısacası bağlamının büyük önemi var. dolaylı da olsa örgüt teorisinin temellerinin atıldığı "ne yapmalı"yı ve devrime giden yolun taşlarının döşeyen "nisan tezleri"ni ise lenin'in eşsiz iki eseri olarak kabul ediyorum.

    lenin'in ferdinand laselle ve louis auguste blanqui cenahına yaklaştığı düşüncesi ise tarihsel gerçeklerle uyuşmuyor. çünkü bu iki karakter birbirinin tamamen zıddı. blanqui, sınıfla organik ilişkisi bulunmayan az sayıda profesyonel devrimcinin bir komplo veya darbeyle iktidarı ele geçirmesini savunan radikal bir devrimciyken, lasalle, alman sosyal demokrat partisinin öncülerinden biri olan genel alman işçileri birliği'ni kuran, bismarck'la dost olan, devrime inanmayan reformist biri. ayrıca 20. yüzyılda lasalle almanya'da dahi unutulmuş, prestiji düşük biriyken, blanqui; yöntemleri beğenilmese de devrimciliği, kararlılığı ve özverisiyle hem marx'ın hem de lenin'in takdirini kazanmış devrimci bir önder. dolayısıyla bu dünyada herhangi bir kişinin aynı anda blanqui ve lasalle çizgisinde olması mümkün değil. üstteki yazar arkadaş lasalle'ı belki başka biriyle karıştırmıştır. çünkü rsdip(b) ve ardıllarına her zaman blanquist suçlaması yapılmıştır ama lasalle'le ilgili herhangi bir göndermeye hiçbir yerde rastlamadım.

    lenin, zamanın ortodoks marksizminden ayrılması konusunda rosa luxemburg tarafından sert biçimde eleştirilmiş, fakat kitapları ve daha da önemlisi başarıya ulaşan sosyalist devrim sayesinde o'nun yorumu ortodoks marksizm haline gelmiştir. bunun marksizmin değişmeyen bir doktrin olduğuna dair liberal eleştiriye verilebilecek en güzel cevap olduğunu düşünüyorum.

    kapitalizmin rekabetçi niteliklerinin ön planda olduğu, işçi sınıfının çok ağır koşullarda çalıştığı, devletin ideolojik aygıtlarının zayıf olması nedeniyle çıplak sömürü biçiminin işçi sınıfı tarafından kolay kavrandığı, yüksek ücretlerle sisteme bağlanan işçi aristokrasisinin bulunmadığı dolayısıyla zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayan işçi sınıfının birliğinin güçlü olduğu, çok sert yaşanan sınıf mücadelesinin sonucu olarak barikat savaşlarının sık rastlandığı, bugünkü anlamıyla bir öncü partiye çok ihtiyaç duyulmayan bir dönemin marksizmiyle emperyalizm çağının marksizmi aynı olamazdı. dolayısıyla dönemin ortodoks marksizmine dayanan rosa luxemburg, üretim ilişkileri ve üretici güçleri değerlendirirken hatalıyken, lenin haklıydı. 20. yüzyılın ilk çeyreğindeki burjuvazi işçi sınıfı arasındaki sömürü ilişkisi, mülkiyet ilişkileri ve sınıfsal güç dengeleri, üretimin merkezileşmesi ve yoğunlaşması, mali sermayenin gücünü artırması vs. gibi olgular 1848-71 devrimci döneminden çok farklıydı. dolayısıyla işçi sınıfının kendiliğinden mücadelesini temel almak yerine, ona dışarıdan siyaset kanalıyla bilinç taşıyan öncü partinin iktidarı almasını savunan lenin, büyük ekim devrimi'nin lideri olurken, devrimciliğini her zaman korumuş ama işçi sınıfının kendiliğidenliğine fazla bel bağlayan ve öncü parti fikrine mesafeli yaklaşan Rosa Luxemburg, ne yazık ki bunun bedelini 1918-1919 alman devrimi'nde, sosyal demokrat partili başbakan scheidemann ve savunma bakanı noske gibi karşı devrimcilerin emriyle paramiliter bir örgüt olan freikorps tarafından katledilerek ödemiştir.
    0devlet adamı, politikacı 
  14. ne yapmalı kitabının yazarıdır. parti'nin sınıfla salt ekonomik değil, aynı zamanda siyasal bağ kurmasını savunur. nisan tezlerinden devlet ve devrime kadar geniş bir okuma kılavuzudur lenin. yazar derken, aynı zamanda pratik insanıdır. menşevik hareketi bertaraf eden, ikili iktidardan baskın çıkan, narodniklerle kavga yerine doğruyu mücadele içinde gösteren sonunda kızıl bayrağı moskova'da dalgalandıran komünist önder.
    #210971 baaderka | 4 yıl önce
    0politikacı, yazar 
  15. fizik biliminde aynştayn ne ise devrim ve sosyoloji biliminin teorisi ve pratiğinde de lenin odur. ve benim incelediğim tarihi kişilikler içerisinde geçen yüz yılda yaşamış yüreği en çok halkların özgürlüğü için çarpan tepeden tırnağa insan büyük komünist önderdir.

    geçen yüz yılda leninist fikirlerin polonya sınırlarını aşmadığını düşünenler büyük cehalet içindedirler. 2. dünya savaşından 91'de sovyetler'in çözülüşüne kadar avrupa'da proletaryanın da içine dahil olduğu bir refah devletleri kurulduysa, bunda kapitalistlerin sovyet fikirlerin avrupa'yı da saracağı korkusu yatar. nedense bizim almancılarımız kahir ekseri anti komünistlerdir. gerçi büyük bir paradoks olarak avrupa'da oylarını sol partilere, türkiye'de ise sağ partilere atarlar. fakat almancı dostlarımız da bilsinler ki servetlerinde lenin'in de emeği ve değeri vardır.

    biz türkiye halkları da lenin'e şükran borçluyuzdur. ulusal kurtuluş mücadelemizde sovyetler'den gelen kasa kasa altın ve silahın bahsi nedense pek açılmaz.
    bunun yanında 1917 yılındaki lenin önderliğinde yapılan bolşevik devrimin hemen ardından, çarlık rusya'sının işgal ettiği bütün topraklardan çekilme emrini lenin vermiştir.

    ara sıra keçi sakalı bırakınca kel kafamdan dolayı sanırım beni de lenin'e benzetirler. kalan 28 tel saçımı geriye tarayınca da atatürk'e benzetiyorlar. umarım bir gün yüreğimin cesaretini de benzetirler.

    insanlığın büyük ve güzel önderini sevgi ve hürmetle yad ederim.
    #234831 memosh usta | 4 yıl önce
    0devlet adamı, politikacı 
  16. "sağlık ve eğitim hizmetleri, kar gütme amacıyla ticarileştirilmemelidir."
    -V.Lenin

    Belki bir gün anlamak dileğiyle, sevgiyle, saygıyla, şükranla...
    #239701 becoolnotfool | 4 yıl önce
    0devlet adamı 
  17. Türk kurtuluş savaşı sırasında (1919-1922), ankara hükümetine, tüm ülkeler arasında en fazla yardımcı olmuş SSCB'nin kurucusu ve o yıllardaki devlet başkanı. artık iyice yayılmış bir bilgi olsa da hala öğrenmemiş insanlara ilginç bir detay verelim: taksim meydanındaki meşhur anıt, 1928'de yapılmıştır ve anıtın bir yüzünde Atatürk'ün ardında bulunan kişiler, iki Sovyet generali olan Mihail Frunze ve Kliment Voroşilov'dur. sscb'nin ve tabi lenin'in o dönemdeki katkılarına buna bakarak varın siz hesap edin.

    yıllar sonra ise (özellikle 1960-1980 arası) kendilerini türk milliyetçisi olarak gören ülkücüler, sosyalist görüşte olanları ve sscb'yi düşman belledi. arkalarında ise "keşke yunan kazansaydı" zihniyetinde olan abd ve batı bloku (nato) vardı. keşke atatürk, o dönem yaşasaydı da ülkücülere bazı şeyleri anlatabilseydi. biz buradan yazınca para etmiyor.
    #240432 rindvezahid | 4 yıl önce (  4 yıl önce)
    0politikacı 
  18. Onun için "gece gündüz devrimi düşünürdü" denilen o muazzam örgütçü Vladimir ilyiç lenin 99 yıl önce bugün öldü.
    Hayatını devrime adayan lenin'i Saygıyla anıyoruz.
    Nâzım ustanın şiirini bırakalım şuraya da

    Lenin, diyorum da, Vıladimir İliç
    içimde bir rahatlık
    bir güven: kendime, insanlara, toprağa
    bir uçsuz bucaksız sevinç
    Lenin, diyorum da Vıladimir İliç
    bir bayrak, bir mavilikte
    kızıl bir gül açıyor
    elmalar saçılıyor
    çocuklar
    ak, kara, sarı
    güle oynaşa topluyor elmaları…
    #283501 katre | 2 yıl önce (  2 yıl önce)
    0politikacı 
  19. "ileriye sıçramak için, geri adım atmak gerekir."
    -v.lenin

    'i ve denilen (bkz: )'ı hep birlikte reddetmek dileğiyle.

    #289537 becoolnotfool | 1 yıl önce (  1 yıl önce)
    0devlet adamı, politikacı