birkaç yıl önce brezilyalı bir arkadaşım geldiğinde tam bir turist hizmeti kapsamında çocuğu istanbul'un çeşitli tarihi mekanlarına götürüp kültür dozaşımından kafasını bulandırırken "aaaa kesinlikle ayran içmelisin çok şahane!" diyerek koca bir bardak ayranı eline tutuşturdum. bir yudum aldı, suratını ekşitti, bir gün öncesinde kendisine zorla şalgam tattırdığımı hatırlatarak "neden hep tuzlu şeyler içiyorsunuz?" diye sordu . o ana kadar tuzlu içeceklerin yalnızca ülkemize (ya da coğrafyaya) has bir durum olduğunu fark etmemiştim, hafif bir aydınlanma yaşadım sayesinde. tanım: tuzlu içecek.
pek sevmem. yoğurdu kaşıklayıp yemek varken suyla seyreltmek saçma geliyor. zaten de yavan bir şey oluyor ki tuz ekleniyor biraz içilir hale gelsin diye.
her ne kadar milli içkimiz ilan edilmişse de bunu ilan eden zihniyyetin alkol servis edilmeyen kokteyllerinde filan ikram edildiğini görmedik. oralarda yapış yapış şekerli meyve suları ve şerbetlerden başka bir şey olmuyor. bir soda, bir ayran, bir şalgam yok. varsa yoksa şekerli içecek. e nerde kaldı o zaman ayranın milli içkiliği.