karşı gazetesi'nin baş editörlüğünü yapmış, 2015 seçimlerinde chp'den milletvekili olarak bu görevi 2 dönem sürdürmüş, 1 buçuk yıla yakın tutuklu yargılanmış (üzerine atılı suç "17-25 aralık sürecinde fetö'nün yasadışı kayıtlarını basına sızdırmak"tı), hapis sürecinden sonra chp'nin parti meclisi üyeliğine getirilmiş gazeteci ve politikacı.
17-25 aralık mevzusundan önce de hakkında "ışid türkiye'den sarin gazı aldı " iddiasından dolayı yargılanmıştı. politikaya atılmasından önce tam olarak "islami muhalefet" yapıyordu. gazeteci kimliğiyle katıldığı televizyon programlarında kuran'dan ayetlerle desteklediği eleştirileri iktidara yönelttiğini hatırlıyorum (anlattığımı ucundan yakalayan bir örnek: domuz eti yasaklandığında, araplar domuzu bilmiyordu ). konuk olarak katıldığı eski programların kayıtlarına ulaşmak çok zor, youtube'tan aramak bile işkence oluyor. özellikle ülke tv'ye sık sık katıldığını ve yazdığı "devrim ayetleri" ile "şeytan evliyaları" kitaplarını pazarladığını net olarak hatırlıyorum. kendisi bir ara devrimci müslümanlar'ı canhıraş bir şekilde savunuyor, onlardan biri olduğunu her yerde anlatıyordu. toplumun özellikle sola yakın kesimleri bu çabayı büyük ihtimalle müslüman kardeşler'e övgü şeklinde algılayıp kendisinden ve anlattıklarından uzak durmayı tercih ediyordu bence. yazdığı 8 kitabın baskı sayıları özellikle tutuklu yargılandığı dönemde deli gibi arttı. bu bile iyi bir pr yapabildiğini gösteriyor.
tutuklu yargılanırken sosyal medya hesaplarını takip ediyor, elimden geldiğince mevcut durumunu paylaşıyordum. gazetecilerin nefes almasına bile dava açıldığı dönemlerin iyi gazetecilerinden biri olduğunu düşünüyordum. hapisten çıktıktan sonra chp pm üyesi olmasıyla birlikte, bence sadece ve sadece kendini düşünmeye başladı. özellikle sosyal medya trolleri ve chp istanbul il başkanlığı koltuğu gibi konularda sürekli kendi pr'ını yaptığını düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. birkaç hafta önce gündeme "sosyal medya troll'lerini ifşa etti" şeklinde oturdu ama bizim toplum okumaktan aciz ve resimlere bakarak her şeyi anlama müptelası olduğu için olayın özü de hemen unutulup gitti.
şu nun 20. ve 40. dakikaları arasını bi' dinleyin. sosyal medyadaki akpli trollerin yaptıklarını elinin tersiyle iterek chp'nin devlet başkanı adayının eleştirilmesine laf ediyor kendisi ve bunu yaparken de "chp'nin de sosyal medya troll'leri olduğunu da biliyoruz, elimizde liste var" diyerek açıkça fişleme gayretinde bulunuyor. bu cavs denen genç çocuk, chp'nin özellikle istanbul yapılanmasındaki propaganda işlerinde elini taşın altına koymuş biri. "sen mehmet misin, abdullah mısın; bilmiyorum" diye diye 20 dakika konuşan eren erdem de, cavs'ı bal gibi biliyor olmalı çünkü aynı propaganda işlerinde yan yana çalışmış olma ihtimalleri hiç de azımsanmayacak düzeyde. buna rağmen, cavs kendi adını soyadını özel mesajla erdem'e göndererek erdem'in elinde olduğunu iddia ettiği fişleme listesinden kontrol etmesini istiyor. erdem böyle bir ismin olmadığını cavs'ın kimliğini ifşa ederek belirtiyor. kem küm etmeye gerek yok; bunun adı doğrudan hedef gösterme. yayını o sırada 5 binden fazla kişinin dinlediğini de iliştireyim.
kendisi karşı gazetesi'nin en iyi gazetecilerinden biriydi benim gözümde. ne zaman ki chp'ye yanlamaya başladı, o zamandan sonra karakteri de değişti. şimdilerdeki haline acıyorum. kendini kurtarmak için gencecik çocukları sosyal medyanın ağzının içine düşürmekten erinmiyor, chp'nin istanbul yapılanmasında bir koltuk kapabilmek için ifşa ettiği ve troll olarak nitelendirdiği çocukların sadece kendi hayatlarını değil, ailelerinin de hayatlarını tehlikeye atmaktan çekinmiyor. bunun, bir politikacının düşebileceği en sığ noktalardan biri olduğunu düşünüyorum. umarım 10 yıl kadar önceki karakterine geri dönebilir.
web sitesi bu , sık kullandığı twitter hesabı da şu .