Üniversite

  1. 3
    latince universitas kelimesinden geliyor. ben hep evrensel şehir/site gibi düşünmüştüm. ama bütünlük, topluluk anlamındaymış, en azından wikipedia öyle diyor.

    eski dönem alimlere çok gıpta ederim. adam tıp biliyor, geometri, astronomi biliyor, şiir yazıyor, bir yandan tarihle ilgileniyor, 5 dil biliyor. tam bir unity of science durumu. sürekli knowledge üretme hali. knowledge dedim çünkü yine tdk'nın sıçtığı noktadayız. knowledge da information da bilgi diye çeviriliyor dilimize, ama aslında arada büyük bir fark var. information size verilendir, yani hocanın verdiği kitaptır, makaledir, belgeseldir. üniversitede siz bu informationı alıp ondan knowledge üretmeyi öğrenirsiniz. üniversitenin durması gereken nokta budur. information üzerine eleştirel düşünmeyi, farklı açılardan yorumlamayı, başka informationlarla karşılaştırıp sonuçlar elde etmeyi öğrenmeniz gerek. öteki türlü üniversitede yaptığın her şeyi evinde de yaparsın, ne gerek var değil mi? kitap okuyarak filozof ya da biliminsanı olamazsınız. okuduğunuzu değerlendirebilmek, onları knowledge haline getirebilmek için gerekli "tool"ları edinmiş ve geliştirmiş olmanız gerekir. bu yüzden hep derim, iyi üniversite sana bilgi (information) veren değil, knowledge'ı nasıl üreteceğini, kendi alanında olsun olmasın, öğreten kurumdur. üniversiteden bunu öğrenmeden çıkıyorsan o üniversite işe yaramazdır, ancak iş bulma kurumudur.

    unity of science dedim, o yarım kaldı. eskiden disiplinler yoktu, herkes her şeyi okurdu, öğrenirdi. şimdi üniversiteler disiplinlere bölünmüş, işte iktisat ayrı, maliye ayrı, siyaset bilimi ve kamu yönetimi ayrı, işletme ayrı. ama bu ayrılık da pek işe yaramıyor ki disiplinlerarası çalışma diye bir şey çıktı, bir ihtiyaçtan çıktı tabii ki ama verimliliği konusunda tereddütlerim var. mesela avrupa çalışmaları ya da gender studies -tdk'nın sıçtığı başka bir nokta- böyle alanlara örnek olabilir.

    türkiye'deki birçok üniversite ve öğretim üyesi size information'ı verir ve kaçar. knowledge olayına girmez çünkü büyük ihtimalle o da nasıl yapacağını bilmiyordur. öğrenci ahalisi de tembeldir ve kolaycıdır. ne verirsen onu alır daha fazlasını yapmaz. "hocam bu hafta da sınava dahil mi" diye peşinden koşturur, çalışacağı bir bölüm daha altı üstü. eğer size verilmiyorsa, siz alın. hocaların peşinden sınav konularını öğrenmek için koşmayın, öğrendiğiniz bilgileri nasıl bir bütünlük içerisinde, bağlantılı ve eleştirel bir yaklaşımla knowledge'a dönüştürebileceğinizi öğrenmek için koşun. ezberlediğiniz tüm o şeyler unutuluyor, geriye sadece knowledge üretebilme yeteneğiniz kalıyor. bu da sadece akademik hayatta değil, iş hayatında da, özel hayatınızda da işinize yarayacak tek şeydir.

    not: üniversite girdisini üniversite kategorisine mi koyayım şimdi, ne yapayım?
    #78185 bonham | 4 ay önce - düzeltme: 4 ay önce
     
  2. tümünü göster