Milattan sonra 5. Yüzyılda sasani şahı şah kavad zamanında ortaya çıkmış bir inanç ya da ideolojidir. Dönemin sasani imparatorluğunun sosyal sınıflarının arasındaki yaşam kalitesi farkı Zerdüşt tarafından zaten eleştirilmiş, sosyal sınıfların ortadan kaldırılması adına ciddi çalışmalar yapmıştı. Hatta öyle ki kurban kesmeyi sadece belli bir sınıf başarabildiği sasani halkının, sadece uzun yaşama isteğinden kurbanları kestikleri için aldığı vahiyler ile kurban kesmeyi yasaklamıştı. Zerdüştün sosyal adalet ve eşitliğe dayanan inanç sisteminden etkilenen mazdek –kesinlikle Zerdüşt dini ile alakası yoktur- köken olarak maniheist bir varoluş felsefesi ile yeni bir dünya görüşü oluşturmak, bunu da günümüzde sosyalizm kavramının çağrıştırdığı şekilde yapmak için çalışmalara başlamış; ilk iş olarak peygamberliğini ilan etmiştir. (peygambere karşı peygamberlik iddiasından kaynaklı “zındık” olarak adlandırılmıştır.)
Mazdek, başlangıçta tanrının adem ve havva’yı yarattığı ve yer yüzünde bu ikisi dışında, sonrasında ise çocukları arasında ve torunları arasında herhangi bir mülkiyet farklılığı olmadığı, aile içi evliliklerle insanların çoğaldığı buna tanrının izin verdiği dolayısıyla kendi zamanında da böyle olması gerektiğini vurgulamış, kadının ve erkeğin istediği kişi ve sayıda insanla beraber olmasında herhangi bir sakınca görmemiş; aile kavramını tamamen reddetmiştir. Mülkiyet hakkının bütün kötü huylu tanrıları mutlu ettiğini, evlenmenin de buna yardımcı olduğunu düşünmüştür. Sınırsız cinsellikle insanların en hayvani duyguları bastırılacak kıskançlık ortadan kalkacak herkes aklını böylelikle rahatlıkla üretime verebilecekti. insanların aklını başından alan bu düşünce sistemi hızla yayılmış, kısa sürede birçok taraftar toplamıştı.
Mazdek’in bu fikirlerinin başarıya ulaşmasındaki en büyük faktörlerden biri zaten mevcut olan sosyal sınıfın yanına bir de on yıl süren kıtlıklar eklenince -varlıklı kesim çok etkilenmese de- o dönemde halkın %90-95’inin yoksulluktan, kıtlıktan etkilenmesi, mazdek’in sosyal sınıf ve zenginliği reddetmesi mülkiyet hakkını ortadan kaldırması, köleliği yok sayması, tüm insanların eşit olması, fakir, bitkin ve yılmış olan halk arasında fikirlerinin hızlıca yayılmasının önünü açmıştır. Bu karışıklıkları ve inancın hızlı yayılımını gören kavad, bundan istifade etmek için bu yeni inanç sistemini kabul etmiş, bu vesileyle Zerdüşt dini dışında kalan ve halk üzerinde büyük etkiye sahip batıl inanç sistemi mensupları olan din adamlarının nüfuzunu kırmaya çalışmıştır. Bu fırsattan istifade durumu kavad’ın sasani yönetimini kaybetmesiyle sonuçlanmıştır. İdareyi kaybeden kavad, maveraünnehir bölgesinde yaşayan eftalitler’den yardım alarak bu inanca biat etmiş herkesi kılıçtan geçirmeye çalışmış, büyük oranda da amacına ulaşmıştır.
Madeizm’in felsefesi için yapılan tespitlerde, sırf sosyal statüyü reddediş ve aynı coğrafyada çıkışı nedeniyle yanlış bir inanışla zerdüştiliğin bir mezhebi olarak tanınmasına ve zerdüştiliği de sapkın bir inanç konumuna sokmasına sebep olmuştur. Oysaki günümüzde birçok din alimi arasında zerdüştilik semavi dinlerden sayılmaktadır. Kur’an-ı kerim’i yorumlayan din alimleri hac suresinde Mecusi olarak bahsedilen zerdüştlüğü semavi kabul eder.