bu inanca mensup insanlar tarafından insanlık ile beraber ortaya çıkan bir inanç sistemi olduğu kabul edilmektedir fakat inancı kuran ve kurumsallaştıran adiyy bin müsafir’dir. (1075-1162) kurucusunun (ya da toparlayacısının) mezarı ırak’ta musul yakınlarında laleş adlı bir vadide, dini merkez haline getirilmiş bir türbede bulunmaktadır. Bu topluluk burayı kutsal sayıp hac ibadetlerini burada gerçekleştirmektedir.
İslami bir gelenekten gelen şeyh adi bin musafir, aldığı iyi bir eğitimle bölgede rastlanan mitoloji ürünlerinin yanında pagan ve semavi dinlerin tamamından çeşitli motifler alarak inanç sistemini temellendirmiştir. Birkaç örnek verelim: ırka dayalı bir inanç sistemidir, yani Yahudilikteki gibi sonradan ezidi olunmuyor. Vaftiz geleneği mevcut. oruç ve günde iki kez güneşe dönüp(doğuş ve batış) namaz benzeri bir ritüel gerçekleştiriyorlar. Hinduizme benzer bir kast sistemi de mevcut. Bu, Hindulardaki gibi tepeden başlayarak şeyhler, müritler ve halk şeklinde sıralanmıştır.
ortadoğu'da Savaş ilan eden tüm toplumlar,Tarih boyunca hor görülen ve katliamlara uğrayan bu inancın mensuplarını hedef olarak en ön sıraya koymuşlardır. En son daiş (ışid veya daeş de deniyor) ırak’a girdiğinde ilk olarak şengal’de bulunan bu topluma saldırmıştır. Dünyanın en barışçıl inanç sisteminin en çok baskıya maruz kalan sistemi olması da ayrı bir konu. Milletler erkekliğini bu halk üzerinde test ediyor galiba.