1. rize'de yetişen ve makasla toplanan çayı içiyoruz. rizeli makası icat etti, çay, çay olmaktan çıktı. tek tip çay içiyoruz.
    peki dünya ne içiyor.
    dünyada bi dünya çay çeşidi var. yetiştirildiği ve hasat edildiği yöreye bağlı olarak adlandırılan ve iklim etkisiyle farklı lezzetleri olan çaylar var. toplandıktan sonra fermentasyon ve kurutma aşamalarında farklı işlemlerden geçirilen ve farklı lezzetlere ulaşan çaylar var. bu işlemler sırasında aromatik bitkilerle birlikte bekletilip farklı aromalar kazandırılan çaylar var. çay yaprakları çevredeki kokuları çeken ve barındıran bir yapıya sahipmiş. bu bilgiyi edinirken eskiden içtiğimiz çaylardaki bakkal dükkanı kokusu geldi aklıma. deterjan aromalı çay içmişliğimiz çoktur. eski çay paketlerinin içinde yalıtım sağlayan bir malzeme yoktu. çay ince kağıttan bir keseye ambalajlanır dışında da ezilmesin patlamasın diye kartondan ikinci bir kat olurdu. bakkal dükkanında ne satılırsa kokusu sinerdi çaya. en çok da kiloyla satılan açık deterjanların kokusu sinerdi.
    bütün bu çaylar hazırlandıktan sonra içerken içine eklenen şeylerle de çeşitlenebiliyor. bunların başında şeker geliyor. türklerin aksine dünyada çay illa ki şekerli içilir diye bir kaide yok. çünkü şeker pahalı bir şey. dünya çayı rafine şekerden önce tanımış. çaya katılacak şeker uzun zaman yalnızca üst ve üst orta sınıfların erişebildiği bir şey. biz çay içmeye başladığımızda ise şeker herkesin erişebileceği bir şey haline gelmiş durumda. o nedenle ayrılmaz ikili haline gelmişler. özellikle ingilizler çaya süt ekliyor. süt çayın acılığını alıyor biraz. limon dilimleri aroma katıyor. tibet'te çaya tuz ve tereyağı katıyorlar. hintliler tarçın kakule ve karanfil üçlüsüyle zenginleştiriyor çaylarını. her kültürde farklı şekilde hazırlanan tüketilen çaylar var.

    çayın çeşidi çok. şurada en bilinen bir kaç çay çeşidine yönlendirme var.
    (bkz: )
    (bkz: )
    (bkz: )
    (bkz: )
    (bkz: )
    (bkz: )
    #135357 laedri | 6 yıl önce
    0içecek