1. 9
    (D. 11 Kasım 1821, Moskova – Ö. 9 Şubat 1881, Petersburg)

    Rus romancı ve öykü yazarı. İnsanın iç dünyasının en gizli köşelerini ustaca anlatan eserleriyle 20. yüzyıl roman anlayışını derinden etkilemiştir.


    Babası Yoksullar Hastanesi’nde çalışan eski bir ordu cerrahı, annesi ise bir tüccarın kızıydı. Çocukluğu, zorba ve çoğu zaman sarhoş bir babayla hasta bir anne arasında geçti. On beş yaşındayken annesini yitirdi, katı disiplinli Petersburg Mühendislik Okulu’na gönderildi. 1839’da aniden babasını kaybeden yazar, okulu bitirdikten hemen sonra edebiyatla uğraşmak için askerlikten ayrıldı.


    1846’da yazdığı ilk romanı Bedny Lyudi’yi (İnsancıklar) bir arkadaşı aracılığıyla ünlü edebiyat eleştirmeni Vissarion Belinski’ye gönderdi. Dostoyevski’nin, roman kahramanının gizli dünyasını yansıtmadaki ustalığını öven eleştirmen, onun, gelecekte büyük bir yazar olabileceğini belirtti. İlk yapıtıyla kazandığı ünden sonra girdiği edebiyat çevrelerinde kişisel görünümüyle etkili olmayı başaramayan yazar, alışık olmadığı bu toplumsal ortamdan kaçmak için edebiyat çalışmalarını sürdürdü ve Dvoynik’i (Öteki; 1846) yazdı; ancak, bu roman, Belinski’nin desteğini yitirmesine neden oldu. Ardından gelen Hazyayka (Ev Sahibesi;1847), Byelie noçi (Beyaz Geceler; 1848) ve Slaboye Sertze (Bir Yufka Yürekli; 1848) adlı eserleri de umduğu ilgiyi uyandırmadı.


    Çar I. Nikolay’ın baskıcı yönetimine karşı reform hareketlerine katılan Dostoyevski, 1847’den sonra Mihail Petraşevski’nin evinde düzenlenen haftalık toplantılara katılmaya başladı. Çarlık yönetimi, Nisan 1849’da, Petraşevski Grubu üyelerinin tutuklanmasını emretti. Uzun bir soruşturmanın ardından, Dostoyevski’nin de aralarında bulunduğu yirmi bir kişinin kurşuna dizilmesine karar verildi. İdam hazırlıkları sırasında, cezaların indirildiğine ilişkin Çarlık fermanı geldi. Yaşadığı korku dolu anlar, yazarda silinmez izler bıraktı. Dostoyevski’nin ölüm cezası, Sibirya’nın Omsk bölgesinde dört yıl ağır hapse ve er rütbesiyle dört yıl askerlik hizmetine çevrildi. 1854’te serbest kaldıktan sonra Sibirya’nın Semipalatinsk kasabasında askerlik hizmetine başladı; bu dönemde yazdığı Dyadyuşkin Son (Amcamın Rüyası; 1859) ve Selo Stepançikovo i evo obitateli (Stepançikovo Köyü; 1859) ile edebiyat hayatına geri döndü. Dostoyevski, eleştirmenlerin ilgisini çekmeyen bu iki kitaptan kısa bir süre sonra Petersburg’a geldi; kardeşiyle birlikte Batılılaşma ve Slavcılık akımlarını uzlaştırmayı amaçlayan Vremya dergisini çıkarmaya başladı. Vremya’da yayımlanan Zapiski iz myortvogo doma (Ölüler Evinden Anılar; 1861-62) derginin tanınmasını sağladığı gibi, yazarın eski ününü de canlandırdı. Dostoyevski’nin hapishane hayatının canlı bir anlatımı olan roman, Turgenyev ile Tolstoy’un övgüsüyle karşılandı. Yine Vremya’da yayımlanan Unijennye i oskorblyonnye’de (Ezilenler; 1861) ailesine ve geleneklere rağmen sevdiği adama kaçan bir kadının öyküsünü anlattı; eleştirmenlerin kızgın tepkilerine hedef oldu. Ancak kitap, okuyucu kitlelerince beğenildi. Dergiden sağladığı gelirle 1862 yazında hayalini kurduğu yurtdışı gezisini gerçekleştirme olanağı bulan Dostoyevski, Fransa, İngiltere ve İtalya’yı kapsayan bu kısa süreli gezinin etkisiyle Zimniye zametki o letnih vpeçatleniyah (Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları; 1863) adlı makalesini yazdı. Çarlık yönetimi aynı yıl Vremya’yı kapatınca, ertesi yıl kardeşiyle birlikte Epoha adlı bir dergi çıkardı ve ilk sayısında Zapiski iz podpolya (Yeraltından Notlar; 1864) adlı romanı yayımlanmaya başlandı. 1864 ve 1865 yılları Dostoyevski için zorluklarla geçti. Karısını ve kardeşini kaybetti, borca batmış dergisini kapattı. Alacaklılarının hapis tehditleri üzerine bir yayıncıdan avans alarak Avrupa’ya gitti. Rusya’ya döndükten sonra hızlı bir çalışma temposuyla 1866’da Prestupleniye i nakazaniye (Suç ve Ceza) ve kumar tutkusunu ve aşk-nefret ilişkisini işlediği İgrok (Kumarbaz) adlı romanlarını yazdı.


    Dostoyevski, 1867’de yeniden yurtdışına çıkarak dört yıl ülkesinden uzakta kaldı. Yoksulluk içindeki ağır yaşam koşulları altında, yine bir başyapıt olan ve Rus basınında yer alan bir cinayet davasından yola çıkarak yazdığı İdiot’u (Budala; 1868-69) yayımladı. Ardından, Veçni muj (Ebedi Koca; 1870) ve Besi (Ecinniler; 1872) geldi.


    Dostoyevski, Grajdanin adlı haftalık bir dergiye yazdığı köşe yazılarını Dnevnik pisatelya (Bir Yazarın Günlüğü; 1873-81) başlığıyla 1876’da ayrı bir yayın olarak çıkarmaya başladı. 1875’te yazdığı Podrostok (Delikanlı), evlilik dışı bir çocuğun, babasının sevgisini kazanabilmek için gittiği Petersburg’daki serüvenlerini anlatır. Dostoyevski Bratya Karamazovi’yi (Karamazof Kardeşler; 1879-80) yazmaya başladığında artık ülke çapında tanınan ünlü bir yazardı. Romanda, çıkarcı bir babanın her biri ayrı annelerden olma dört oğlunun sevgi, nefret, günah ve tutkuları etrafında süren inanç arayışını, Tanrı’ya ulaşma çabalarını temel aldı. 1881’de ölen Dostoyevski, günümüzde de en çok okunan yazarlar arasındadır.
     
  2. tümünü göster