1. 1
    herkesin düşündüğünden çok daha komplike işlem.

    sadece dile hakim olmak yetmez, ana dilinize de hakim olmanız bir de üstüne her iki kültürü, kaynağı, konsepti vs bilmeniz gerekir.
    örneğin türkçe kutsal kitap çevirisini tamam dile veya dillere gerçekten hakim bilen kişilere verdiler ancak King James ile ne zaman karşılaştırsam sövüyorum. hatta birinde ölümle ilgili bir video çevirirken alıntı olarak kullanılan neredeyse 8-10 ayeti türkçe kutsal kitaptan alıp koymak yerine, bildiğin baştan king james'ten çevirmek zorunda kaldım. sıradan okuyucu arada farkı bilmez, çoğu yerde de o fark o kadar önemli değildir ama işin içine teoloji girdi mi, sonuçta bambaşka sonuçlara ulaşmanız sıkıntı yaratır. teoloji olarak da hakim olmanız gerekir.
    mesela türkçemizde "righteous/ness" konsepti yoktur çünkü islam inancına sahip türklerin backgroundında yoktur... çoğu zaman 3 kat fazla vakit ayırırım ne zaman karşıma gelse. çeviren "doğruluk" olarak çevirip geçse de aslında özü "başkasının gözünde temiz, doğru, hiç o kötü şeyi yapmamış sayılmış görülmek"tir.

    al mesela, biri ingilizceye çevirirken "mukatterat" kelimesini teolojisini kaçırmadan buyursun çevirsin.

    zebur diğer adıyla mezmurlar benim bildiğim 5-6 çeviriye sahip. ancak şiirsel bir yapıda olduğu için, kimi kafiye tutturmaya çalışarak çevirdi, kimi bire bir kelimeye odaklandı kafiyeyi kaçırdı kimi de o bu derken ruhunu kaçırdı.

    hadi belki günlük hayat diliyle yazılmış kitap çevirilerinde sorun olmaz ama edebi bir metin ise elinizdeki, klasik bir roman mesela, çevirmen gerçekten yukarıda dediğim şekilde önemlidir. ben bir roman çevirmeye kalksam... tamam belki yirmi küsür yıllık teolojik birikimim vardır ama yirmi yıllık edebiyat birikimi olan bir başkasının yapacağı çevirinin yanından bile geçemem. yani çeviri için tek başına filolojiye hakimiyet yeterli değildir.

    ... zirvede ingilizcede beni gömmeyi gözüne kestiren little wing'in de gözlerinden öperim.
    #115186 timoteus | 4 ay önce
     
  2. tümünü göster