1. 1
    yasama, yürütme ve yargının birbirinden ayrı işlediği yönetim modelidir.

    türkiye'de anayasal olarak kısaca şoyle belirlenmiştir.

    yasama: meclis
    yürütme: cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulu
    yargı: bağımsız ve üst düzey mahkemeler
    #14755 thedirector | 2 yıl önce
     
  2. 2
    yanlış bilmiyorsam burçin aydoğdu isminde bir öğretim görevlisi güzel bir hikaye ile izah etmiş kuvvetler ayrılığını.

    "Kuvvetler Ayrılığını herkes bilir ama neden gerekli olduğunun tam bilindiği söylenemez. Eski bir adalet hikayesi üzerinden onu anlatayım.

    Babası ölen iki kardeş miras kavgasına düşmüş. Tarlayı aralarında bir türlü paylaşamıyorlarmış. Adaletiyle nam yapmış bir hakime gitmişler. Hakim küçük kardeşe 'İstediğin gibi ikiye böl' demiş... Kendisine şaşkınlıkla bakan abisine de demiş ki 'Sen de o 2 parçadan istediğini seç' Seçimi abisinin yapacağını bilen küçük kardeş bölüşümü eşit yapmak zorunda kalır. Abi de kendisi de yarıyı aşamaz. Kuvvetler Ayrılığı budur. Burada küçük kardeşi yasama, abisini yürütme, hakimi de yargı olarak düşünebilirsiniz. Bu üç sac ayağı, hukuki güvenliği getirir. Yasaları koyanlarda uygulama yetkisi de olursa yasayı kendine yontarak yazar. Uygulayıcılar yasa koyarsa kendilerini uygulama dışı bırakır."

    aslında kuvvetler ayrılığının oylandığı şu günlerde, sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de düşünerek karar verme gerekliliğini anımsatmak istedim.
    #35385 larden loughness | 2 yıl önce
     
  3. 3
    tüm yönetimler 3 temel organa sahiptir; yasama, yürütme ve yargı. bu 3 temel kontrol ve güç organının bir elden değil, devlet içerisindeki birbirinden bağımsız çalışabilen farklı noktalardan kontrol edilmesine ise güçler/kuvvetler ayrılığı denir.
    kısaca, yasama-yürütme-yargı kurumlarının yönetimini dağıtarak, bunlardan herhangi birinin her istediğini yapmasını engeller, birbirlerine bağımlı oldukları için tek başlarına her şeyi yapamaz ve dolayısı ile bunlardan birini kontrol eden kimseyi de dizginlemiş olurlar.

    peki bu güçlerin ayrı olması neden önemli? çünkü; bu güçler tek elden kontrol edilirse yani aynı kişi/kurum hem yasamada hem yürütmede söz sahibi olup yargı organını da doğrudan/dolaylı kontrol edebilirse onu dizginleyecek, istediği gibi at koşturmasını önleyecek bir kontrol mekanizması kalmamış olacaktır. bu durumda tüm devlet, her yönüyle tek bir iradenin emrine geçer ve o irade ne buyurursa onu gerçekleştirebilir.

    güçler birliği durumunda daha hızlı karar alınabilir, ancak bunun nedeni kararı denetleyen ve alan yerin aynı olmasıdır. böyle bir durumda yapılmak istenen şeyin niteliği önemsizdir, çünkü zaten engellenme şansınız yoktur. ha halkın seçtiği herhangi bir yönetici neden onun zararına bir karar istesin, yani "yav niye öyle bir şey yapsın?", mesela çoğu insan gece uyurken kapısını kitler değil mi? sorsanız "yav bu mahallede hırsız mı girecek?" evet der "ya girerse?". e ya yaparsa?
    örnekler çoğaltılabilir, ama hepsi aynı yere çıkacaktır. ve maalesef lider(e) bağımlı halklar güçler ayrılığına gereken önemi çoğu zaman vermez.
    #47742 rstnpeace | 2 yıl önce - düzeltme: 2 yıl önce