kinyas ve kayra

  1. 1
    hakan günday 'ın 2000 senesinde çıkardığı ilk kitabıdır.

    evlerinden kaçmış ve bambaşka yeni bir hayat kuran, her türlü suça ve dolandırıcılığa bulaşan iki çocukluk arkadaşın hikayesini anlatır kitap.
    kitap, hikayenin değişkenliği ve yaşanan olaylar yüzünden sürükleyicidir. pat o ülkede pat bu ülkede bulursunuz okurken kendinizi.
    ayrıca kendisine de yer vermiştir bu kitapta ki "bu hikaye gerçek mi acaba?" dedirtecek şekilde yer vermiştir, akıllıca.

    ilk kitap olmasının çiğliği vardır kitapta fakat okunasıdır. herhalde ilk kitap olduğu için hakan günday yazmış da yazmış. bolca hayatı anlatan cümle, aforizmalar, feleğin çemberini gösterme?
     
  2. 2
    24 yaşındaki bir insanın bu kitabı yazmış olması daha doğrusu yazabilmiş olması çok garip gelmişti bana. hakan günday'ın gecenin sonuna yolculuk kitabından çok etkilendiği ve yazacağı kitapta mutlaka seyahat olması gerektiğini düşündüğü için kahramanlarımız oradan oraya gidiyor roman boyunca.

    hayatları boyunca her türlü pisliği yapmış iki insan(kinyas ve kayra) bir gün masada otururken kinyas kayra'ya bir silah doğrultuyor ve "yaz!" diyor. böylelikle roman başlamış oluyor. bir kısmı kinyas bir kısmı kayra yazarak devam ediyor kitap. bu kitabı tek kelime ile anlatacak olsaydım seçeceğim kelime "hiçlik" olurdu.

    kitabın en sevdiğim kısmı kinyas'ın yazdığı ilk kısım olan, "benim adım kinyas, gün ağrıyor, başım ağrıyor." diye başlayıp devamında şov yaptığı kısımdır. zaten kitap boyunca da hep kinyas'ı kayra'ya göre daha çok sevmişimdir.
    #45280 blackmamba | 11 ay önce - düzeltme: 1 ay önce
     
  3. 3
    Tam bir kitap kurdu olan arkadaşımın sayısız tavsiyesinin ardından dayanamayıp okuduğum ve hayran kaldığım kitaplardandır.
    #45318 hakankalem | 11 ay önce
     
  4. 4
    Çok fazla kitap okuyabilen biri olmamama rağmen bir anda bitirdiğim ve okurken de hiç bitmemesini dilediğim ender kitaplardan.
    #45319 cansugencer | 11 ay önce
     
  5. 5
    aşağıdaki pasajıyla karşılaştıktan ve louis fedinand celine'den etkilendiğini öğrendikten sonra listemde ilk sırayı alan hakan günday eseridir.

    "Gerçekten de konuşularak yapılmayacak iş yoktur. İhtilaller çıkartılabilir, birileri aşık oldurulabilir ve hatta intihar ettirilebilir. Konuşarak her şey yapılırdı. Ve bana çok komik geliyordu. Birisinin ağzından çıkan, üç yüz kilometre uzakta doğmuş başka birine hiçbir anlam ifade etmeyen kelimeler dünyayı yönetiyordu….. İletişim diye bir şey yok. Fazla iyimser bir kavram. Hayatı renklendirmek için."
    #65572 kaiser soze | 5 ay önce
     
  6. 6
    Biz de gecenin ucuna yolculuk'u o yaşlarda okuduk ama böyle bir seyahatli roman yazamadık.

    Söylendiği gibi biraz çiğ, biraz acemi işi. Belki şimdi şu yaşında baştan yazsa ortaya müthiş bir iş çıkabilirdi. Edebiyat madalyalı bir iş beklemeyin ama elinize geçerse, ülkedeki enteresan şeyleri yaşatmak adına okuyun.
    #65756 son kurtadam | 5 ay önce - düzeltme: 5 ay önce
     
  7. 7
    hakan günday'ın ilk okuduğum kitabıdır. ilk başta kitabın ilk sayfalarına pek adapte olamadığımdan kitaba sürekli yeniden baştan başlayıp elimde 3 ay sürünen kitaptır. nihayet neredeyse ortalarına geldikten sonra hızımı alamayıp bir iki günde bitirmiştim. kitabın okuyucuyu kazanması ilk başta çok zor. ya doğru zamanda okumak gerekiyor ya da üstüne düşmek gerekiyor herhalde. ben çok zor günlerimden birinde almıştım bu kitabı sanırım. ruh halimi ciddi anlamda daha da çekilmez hale getirdi diyebilirim. hiç olmadık anlara tanık oluyorsunuz hiç olmadık yerde. bu yüzden daha sağlıklı bir ruh halinde okumanızı tavsiye ederim. ya da benim ponçik ruhum çok narindi bilemiyorum. *
    edit: özne uyumsuzluğu düzeltmesi.
    #76533 astrum | 3 ay önce - düzeltme: 3 ay önce