daha

  1. 1
    hakan günday 'ın 2013 senesinde çıkardığı kitabıdır.

    babası insan kaçakçısı olan gaza isimli çocuğun hikayesini anlatan kitaptır. bu kadar uzun olmasına rağmen çok da iyi anlatabilmiş olduğunu düşünmüyorum memleketlerinden başka ülkelere kaçmaya çalışan insanları. yer altı dili güzeldir, kurgusuna da eh diyebiliyorum. favori olmamakla beraber okunabilir.
    gaza'nın iyi, kötü olmasını her zamanki gibi yabancı film tadında okuyoruz.

    arka kapaktan;

    insanları çaresiz bırak, iç organlarından roket yaparlar!

    siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. adı gazâ. babası bir insan kaçakçısı, gazâ da onun çırağı. henüz 9 yaşında. yani, hayata ve insana dair, öğrenmemesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta.

    ?doğu ile batı arasındaki fark, türkiye'dir. hangisinden hangisini çıkarınca geriye türkiye kalır, bilmiyorum ama aralarındaki mesafe türkiye kadar, ondan eminim. ve biz orada yaşıyorduk. her gün politikacıların televizyonlara çıkıp jeopolitik öneminden söz ettiği bir ülkede. önceleri çözemezdim ne anlama geldiğini. meğer jeopolitik önem, içi kapkaranlık ve farları fal taşı gibi otobüslerin, sırf yol üstünde diye, gecenin ortasında mola verdiği kırık dökük bir binanın ada ve parsel numaralarıyla yapılan çıkar hesapları demekmiş. 1.565 km uzunluğunda koca bir boğaz köprüsü anlamına geliyormuş. ülkede yaşayanların boğazlarının içinden geçen dev bir köprü. çıplak ayağı doğu'da, ayakkabılı olanı batı'da ve üzerinden yasadışı ne varsa geçip giden, yaşlı bir köprü. kursağımızdan geçiyordu hepsi. özellikle de, kaçak denilen insanlar? elimizden geleni yapıyorduk... boğazımıza takılmasınlar diye. yutkunup
    gönderiyorduk hepsini. nereye gideceklerse oraya? sınırdan sınıra ticaret? duvardan duvara??
     
  2. 2
    candan erçetin şarkısı.

    daha,
    sorulur mu hiç kader, daha
    biçtiğin yarın nedir, merakla beklerim
    daha,
    yorulur muyum sanıyorsun
    geçtiğim üç beş aşk ile biraz acı
    daha,
    çok olmalı
    yok olmalı
    yeter mi bu acı, ah bu acı
    daha,
    yetmiyorsun, yetmiyor, daha
    yenik düşer diye, bekleme boş yere
    daha,
    vazgeçer miyim sanıyorsun
    geçtiğim harabeler hala ayaktalar
    daha,
    çok olmalı
    yok olmalı
    yeter mi bu acı, ah bu acı

    youtu.be/...