1. 1
    hükümet olarak ilk icraatı "nereden buldun" sorusunun sorulmasını engelleyen yasa tasarısını meclise sevk etmek olan, zamanında
    "laiklik karşıtı eylemlerin odağı" iddiası, anayasa mahkemesi 'nin 10 üyesi tarafından tecil edilmiş siyasi partidir..

    10. cumhurbaşkanı ahmet necet sezer kayıtdışılığı özendireceği ve kara para ile savaşta olumsuz etki yaratacağı gerekçesiyle yeniden görüşülmek üzere meclise geri gönderdiği tasarıyı, noktasına virgülüne dokunulmadan tekrar önüne geldiğinde onaylamak durumunda kalmıştır.

    yasa, 9 ocak 2003 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer.

    kısacası, akp iktidar olduğundan beri, mesela çocuk yaşta milyonlarca dolar değerinde gemicik sahibi olanlara, ?parayı nereden buldun? diye sorulamamaktadır.

    vergi barışı adı altında, şirketlerin mali kayıtlarının temizlenmesi hikayesi gibi.
    #4653 cnr16o3syd18o5eo9o3 | 2 yıl önce
     
  2. 2
    2002'den bu yana tek başına iktidarda olan siyasi parti.
    #4689 thedirector | 2 yıl önce
     
  3. 3
    parti-devlet olma yolunda olan bir siyasi partidir.
    #46701 zil 130 | 2 yıl önce
     
  4. 4
    bir süredir boş boş bu partiyi yöneten adamların meydanlarda neden kendi seçmen kitlesi dışında kalan ve oranı %50'yi bulan insanlara "bunlar terörist" falan diye bağırdığını düşünüyordum.
    sonra aklıma düştü birden, ve dedim ki adamlar haklı kardeşim; gerçekten de ak parti seçmeni dışında kalan kitle; terörist.
    açıklamaya çalışayım (ağır saçmalama ve ironi içerebilir):
    ak parti'nin iktidara geldiği dönemlerde tekrar güç kazanmaya başlayan pkk zaten yıllardır türkiye'nin başındaki 1 numaralı terör belası. şimdi biliyoruz ki mecliste yer alan hdp ve pkk arasında bir bağ var. gerek seçmen kitlesinin bir bölümünün (güneydoğuda yaşanan hendek olaylarında yaşananları hatırlayalım), gerekse yerel yöneticileri dahil parti yöneticilerinin büyük bir bölümünün pkk'ya aktif veya pasif desteği göz önünde yapıldı. zaten milletvekilleri de bu nedenlerle tutuklanmaya başlandı. kısacası düz mantıkla baktığımızda, bir zamanlar çözüm sürecini ak parti ile birlikte yürütmüş hdp ve vekilleri terör destekçisi oluyor. ha, madem bu insanların terör bağlantısı biliniyordu, neden seçimlere girmesine izin verildi, orası muamma ama neyse.

    hdp'nin adalet yürüyüşüne destek verdiğini, kılıçdaroğlu'nun her ne kadar yürüyüşü partiler üstü tutamaya çalışsa da hdp'nin desteğine göz yumduğunu, adaletin içerideki hdp milletvekillerine de gerektiğini falan bir kenara bıraksak dahi; kılıçdaroğlu'nun "kontrollü darbe" iddiası ile başlayan süreç sonrası, 15 temmuz komisyonunun raporunda chp'nin üstüne atılan darbe destekçisi örtüsünü hepimiz okumuşuzdur sanırım yakın zamanda. gülen denenen patlıcan burunlunun son açıklaması da chp seçmen kitlesinin önemli bir bölümünü oluşturan kemalist ve laik kesimin darbeyi yaptığı yönündeydi. bunlar da, chp'yi ve dolaylı yoldan seçmen kitlesini ip üstünde tutuyor. kısacası, 15 temmuz olayları ile ilgili en ufak bir soru işareti içeren söyleminiz varsa, ufak ufak terörist damgası yiyorsunuz.

    adalet demişken; hukuk, adalet gibi kavramlar aslında binlerce insanın katili olmuş, yıllarca bu ülkenin başına musallat olmuş bir teröristin beş yıldızlık otel konforunda hapis hayatı yaşamasını sağlıyor. siz tabi meydanlarda gene idam diye bağırın, kim bilecek ki...

    pkk üzerinden hdp ve chp kitlesinin mimlenmiş olması, varan bir olmakla birlikte; ak parti iktidarı döneminde pkk dışında iki önemli terör örgütümüz daha olduğunu hatırlatmak isterim. birisi yukarıda da bahsettiğimiz fetö, diğeriyse hatırlayalım; ergenekon. her ne kadar alevi sönse de, ülkenin çok önemli değerlerinin ergenekon bokuna göt altına gittiğini hatırlayalım. dünyaca ünlü bilim insanları, eğitimciler, askerler, gazeteciler....

    bir de henüz ismi konulmamış, ama bir ergenekonla, bir fetöyle, bir kim olduğu belli olmayan üst akılla ilişkilendirilen gezi kitlesi var; ki bunlar da dönem dönem teörist olarak yaftalanmaya çalışıldı.

    şimdi yukarıdakilerden yola çıkarsak:
    1) pkk ile bağlantılı, ancak seçimlere ve meclise girmiş bir siyasi partiye yüksek volümden destek veriyorsanız teröristsiniz. (çözüm sürecinde verdiğiniz destek sayılmaz ama!)
    2) ergenekon'culara destek verdiyseniz teröristsiniz. (neredeyse tüm suçlananlar aklanmadan önce tabi)
    3) 25 aralık süreci sonrası ak parti aleyhine muhalefet yaptıysanız fetöcüsünüz, yani teröristsiniz. (25 aralık öncesi hoca efendi diye başladığınız cümleleriniz sayılmıyor, çünkü kandırıldınız!)
    4) gezi olaylarına destek verdiyseniz vatan haini, terörist veya en kötü vandalsınız.

    e yukarıdaki kitlenin toplamı zaten ak parti seçmen portföyü dışında kalan %50'ye tekabül ettiği için, totalden gidildiğinde kendinden olmayan herkesin terörist olduğunu iddia etmek matematik açısından mantıklı oluyor; en azından ben ikna oldum.

    #50013 cnr16o3syd18o5eo9o3 | 2 yıl önce
     
  5. 5
    "laiklik karşıtı eylemlerin odağı" iddiası, anayasa mahkemesi'nin 10 üyesi tarafından tescil edilmiş siyasi partidir.
    #68425 cnr16o3syd18o5eo9o3 | 1 yıl önce
     
  6. 6
    İktidarda oldukça ne adaletin ne kalkınmanın olacağını düşündüğüm party. " Bunlardır bizi kiskaniyorrr, bunlarrr düşman nnnn, bunlarrr dinsizzz!1!1!1"
    #68433 idealistkuzu | 1 yıl önce
     
  7. 7
    hemen hemen her probleme karşı bakış açısı "dış mihraklar şöyle yapmıştı. o yüzden böyle oldu" olan bir partidir.

    dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu'nun dw röportajı (yaklaşık 25 dakika sürüyor)

    yatmaya hazırlanıyordum. bir arkadaşım facebook'ta bunu paylaşmış. ilk 5 dakikasını izlediğimde, devletler düzeyinde türkiye'ye bakış açısının ne hale getirildiğini görüp sinirlendim. ismail cem'in dışişleri bakanlığı zamanını (ki 2001 ekonomik krizi zamanında da kendisi bakandı) ve verdiği röportajları hatırlayıp şu röportaja ve çavuşoğlu'nun verdiği cevaplara sinirlenmemek mümkün değil.
    #94901 lake of the hell | 10 ay önce
     
  8. 8
    kanunların müsaade ettiği şekilde yazmaya çalışayım. bünyesinde böyle vekiller, bakanlar, belediye başkanları barındıran iktidar partisi. örnekler çok tabi çoğaltılabilecek. ama bize dendiği gibi, "terbiyesizlik yapmayalım".
    #94911 mangetsu | 10 ay önce - düzeltme: 10 ay önce
     
  9. 9
    ekonomiden zerre anlamaması,
    devleti şirket mantığıyla yönetme çabası,
    %5 lik kesime yapılan kıyaklar,
    yanlış yapılan özelleştirmeler ve yap,işlet,devret modelleri,
    adalet ve hukuk sisteminin çökmesi,
    yabancı yatırımcı ve paranın kaçması ve geri gelmeyecek olması,
    tarımı komple bitirme politikası,
    üretim yerine kulüplerin desteklenmesi,
    ülkenin araplara ve katarlılara resmen peşkeş çekilmesi,
    yanlış göçmen politikası,
    çok daha yanlış eğitim politikası,
    islamcı görülüp islama en fazla zarar veren parti olması,
    torpil ve adam kayırmanın tavan yapması,
    işine gelmeyen her önergeye ret oyu vermesi,
    dar gelirlinin devamlı vergi yüküyle ezilip büyük şirketlerin milyarlık borçlarının silinmesi ve vergi afları,

    daha saatlerce sayarım ama adamlar o kadar profösyonel ki artık;
    yaptığını unutturmak için bir üst modelle geliyor ve unutturuyor.
    #123207 yakisiklidoktor | 2 ay önce
     
  10. 10
    Oturdum düşündüm, insanlar neden bu partiye oy vermeye başladı, vermeye devam ediyor. Kuruluş aşamasında, ilkokula yeni başladığım ve dolayısıyla siyasete, gündeme aklım ermediği için oturdum araştırdım.

    1 - Bir çoğumuzun bildiği ve bu partinin gelmiş olduğu “ milli görüş “ düşüncesinden kısmi dahi olsa vazgeçmeleri “ gömleğimizi değiştirdik “ sözleri. Bu sözlere halkı inandırmış olmaları.
    Bu partinin kurucuları, kendinden önceki Necmettin Erbakan’ın öncülüğü etmiş (Milli Nizam Partisi (MNP), Milli Selamet Partisi (MSP), Refah Partisi (RP), Fazilet Partisi (FP) ) olduğu bütün partilerin “irticai” nedenler ile sürekli kapatılması, milli görüş içerisinde “tek adamlığın” hakim olduğunu düşünmeleri, siyasal islam’ın tek başına iktidara gelemeyeceğini sonucuna vardılar. Kaldı ki bu düşüncelerinde de haklılar. Çünkü toplumda “siyasal islam” düşüncesi artmakta ancak erbakan’ın öncülüğünü etmiş olduğu partilerin söylemlerinde hiçbir değişimin olmaması ve parti tabanını kontrol edilememesi, ülkede başta tsk olmak üzere laik/Atatürkçü kesimin sürekli tepkisini çekmiştir. Türkiye’yi 28 şubat sürecine götüren olaylar ise Fazilet Partisinin ürünüydü. En son olarak fp’nin kapatılması ve hemen ardından kurulan saadet partisinde yasaklı olan Erbakan’ın işaret etmiş olduğu Recai Kutan’ın seçilmesi bu partinin kurulmasını hızlandırdı.
    Söylemleri ise o dönem için çarpıcıydı. Parti içinde “tek adam” yönetimi olmayacak, “küresel ekonomi”ye kucak açılacaktı. Siyaset sahnesinde yıllardır aynı liderleri gören halkın bir anda sempatisini kazandılar.

    2 – Recep Tayyip Erdoğan’ın 6 Aralık 1997'de Siirt'te düzenlenen bir açık hava toplantısı sırasında topluluğa yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler sebebiyle "halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği" gerekçesiyle kendisine açılan dava sonucunda 10 ay hapis cezasına çarptırılması ve devamında “siyasi yasaklı” hale gelmesi, merkez sağ içerisinde onu bir “kahraman”a evrilmesine neden oldu. O zamana kadar pek tanınmayan Erdoğan bir anda şöhrete kavuşmuştu, her kesim tarafından tanınmaya başlamıştı.

    3 – Sıcak para akışı ve nabza göre şerbet dağıtması. 2002 ekonomik krizi Türkiye’nin o zaman kadar görmüş olduğu en büyük ekonomik krizdi. Borsa iflas etmiş, enflasyon %150 gibi rakamlara ulaşmıştı. Halk tabanında ise yıllardır siyaset yapan, iktidarda olan politikacılar bunun sebebiydi, halka göre “beceriksiz”lerdi. Halkın sabrı kalmamıştı artık. 2002 seçimlerinde ise bu durum gözler önüne serilmişti. Öyleki ; dyp %9,32, anap %5,12, mhp%8,35, dsp ise %1,5 oy olarak hezimete uğradılar. Halk kararını vermişti, ordu ile ters düşmeyen, irticai söylemleri olmayan, tek adam yönetimi olmayacak ve küresel ekonomiyi kucaklayacak olan partiyi iktidara tek başına getirmişti. Mecliste artık iki parti vardı 377 milletvekili ile akp, 177 millet vekili ile chp. Diğer partiler barajı geçememişti.

    Akp iktidara geldikten hemen sonra chp ile anlaşarak Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağını kaldırdılar. Sonrasında ile yurtdışı temasları ile sıcak para akışı sağlamış, ekonomiyi rahatlatmıştı. Ekonomideki bu olumlu gelişmeler, halkın akp’ye olan güvenini arttırdı. Halkın güvenini alan akp yavaş yavaş basını sindirmeye başladı. Akp aleyhine haber yapan, görüş bildiren yayın organları yavaş yavaş azaldı. Sesini çıkaranlar hakkında ya terör örgütüne üye olmak suçundan ya da başbakana/cumhur başkanına hakaretten dolayı dava açmaya başladılar. Televizyonlarda ve gazetelerde akp mitingleri büyük yer kaplıyor bir gün “ak” dediklerine bir gün “kara” derken nabza göre şerbet dağıtıyor bu tezatlık gündeme gelmiyor.
    Gülen cemaati ile anlaşarak devlet kadrolarında ve tsk’de kendilerine tehlike yaratabilecek olan kişileri tasfiye etmeye başladılar. Ergenekon, balyoz derken tsk içerisindeki, kendileri için tehlikeli olabilecek kişileri tasfiye ettiler. Bu süreçleri ise “vatan haini” olan kişilerden devleti arındırdık diyerek halka yansıttılar ta ki 15 temmuz sonrasında “ kandırıldık” diyene kadar. Hükumet kandırılmıştı ama bu süreç içerisinde ordunun itibarı azalmıştı, tasfiye edilenler ise ya intihar etti ya da köşesine çekildi.

    Sadece devlet kadrolarında tasviyeler gerçekleşmemişti. Parti içerisinde “tek adam” yönetimine karşı huzursuzluğunu dile getiren isimler “gençleşiyoruz” adı altında arka plana çekildi yerlerine ise yine merkez sağ partilerinden o zaman kadar akp’ye ve Erdoğan’a büyük eleştirilerde bulunan partilerin genel başkanları getirildi ve onlara bakanlık verdiler. Erdoğan, parti içerisinde kendisine muhalefet yaratabilecek kişilerden kurtulmuş ve müthiş bir algı yönetimiyle kendi tabanına bunu değişim gibi lanse etmeyi başardı. İşin komik tarafı ise parti içerisinde değişmeyen tek şey kendisiydi!

    Daha fazla detaya girmeyeceğim. Son söz olarak şunu söyleyebilirim, bu parti bir ekonomik kriz ile geldi yine ekonomik kriz ile gidecek. Umarım her şey için geç olmaz.
    #130852 biri beni silksin | 3 hafta önce
     
  11. 11
    Bugün Artvin ilinde parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın miting yapacağı partidir.
    #130869 enchuken dimario | 3 hafta önce
     
  12. 12
    hipnoz etkisi olduğuna inandığım siyasi parti. zira insanlarla taşak geçerek bu kadar oy toplayabilmelerini başka türlü açıklayamıyorum. bilimsel yahut sosyolojik bir açıklaması olduğunu da sanmıyorum.
    #131135 quasimodo | 3 hafta önce
     
  13. 13
    17 yıldır yönetimde olan, 1 kere bile oy vermediğim oluşum.

    not: chp
    #131247 atanamayancaylak | 3 hafta önce
     
  14. 14
    Bugün Muğla için hazırladıkları yerel seçim reklamını izleme fırsatı yakaladım. Kuşbakışı kameradan küçük bir şehir turu atıyorsunuz. Manzara şu:
    Ormanlar kesilerek duble "yollar" yapılmış. Karayolu için coğrafyası zaten zorlu olan bir bölgede kabul edilebilir belki bilemiyorum.
    Şehir hastanesi diyor, orman kesilmiş.
    Konut diyor, orman kesilmiş.
    Zart diyor, DAğ biçilmiş, orman kesilmiş, zurt diyor orman kesilmiş, zırt diyor ormanlar kesilmiş...
    Neticesinde benim izlemeye tahammül edebildiğim kısmında durum buydu.
    Doğanın canına oku, kişiliksiz, estetik fakiri binalarla doldur hertarafı ve buna hizmet de. Vizyon bundan ibaret; beton...
    #132660 cnr16o3syd18o5eo9o3 | 2 hafta önce - düzeltme: 2 hafta önce