1. 8
    elif şafak'ın "the forty rules of love"adlı romanının türkçeye çevirisidir.

    elif şafak bu eseri ingilizce yayımlamıştır. hatta bu baskıda adı da "elif shafak"tır. eserin türkçe çevirisini kadir yiğit us yapmıştır.

    bu sebepten eserin türk edebiyatı tarihine girmediği iddia edilir bazı eleştirmenlerce. bu kişilere göre eser, yazarın kullandığı dilin ürünüdür, mütercimin çevirdiği dilin değil. bir kelimenin pek çok karşılığı olabileceği için yazarın değil tercümanın dil tercihlerini okuyorsak o eser yazarın kullandığı dile ait bir edebiyat ürünüdür.
    #4038 kesret | 3 yıl önce
     
  2. 16
    edit.
    #32095 buyucu | 2 yıl önce
     
  3. 61
    eğer gelirse yere yatıp ölü taklidi yapmayı planlıyorum.
     
  4. 20
    ne demiş irvin yalom; "ben düet yapıyoruz sanmıştım meğer solo atıyormuşum."

    aşk tam da böyle bir şey olabilir, düet olsa bu kadar keyif vermezdi zaten.

    #34316 petra von kant | 2 yıl önce
     
  5. 27
    "aşk, sadece dönemsel bir yanılsamadan ibarettir"
    #52317 okuryazamaz | 2 yıl önce
     
  6. 33
    Yazılışı kolay fakat anlamlandırması zor terimlerden biri. üç beş harfle bu kadar çok şey anlatılması hoş bir tezatlık ve ben buna hayran kalıyorum.
    #56266 Trafalgar | 2 yıl önce
     
  7. 82
    Her şeyin sebebi, sonucu, amacı. Aşk biterse her şey biter.
    #151902 petra von kant | 3 hafta önce
     
  8. 1
    şüphe ile arkadaş. acı ile dost. tutku ile kardeş. hüzün ile akraba.

    birisi hayatına girdiğinde hiç bir zaman ne istediğini tam olarak bilmiyorsun. sevmek, güzel olduğu kadar tehlikeli. çünkü bilmiyorsun. benliğini ona teslim ederken onun istediği senin içindeki mi, yoksa sadece dışındaki mi, bilmiyorsun.

    #195 pinky | 3 yıl önce
     
  9. 15
    Ömrü ortalama iki yıl süren bilinç kaybı.

    Evrimin bizlere hediye ettiği ödül ve lanet.

    Sevilen kişinin kusurlarını örter, iki yıllık süre çiftleşip çocuk yapmak için yeterli bir süredir.

    Sonrasında aşk kaybolur ve çiftlerin enerjilerini birbirlerine değil çocuklarına ayırmaları gerekir.

    Çocuğun sevimliliği ve yardıma muhtaç oluşu aşkın bitişini sessizce kabullendirir.

    Her aşk bir gün biter, arkadaşlık baki kalırsa ne mutlu
    #26972 macro | 2 yıl önce
     
  10. 25
    "aşk kalbimi yakan bir volkan gibidir en sevdiğim tatlı kazan dibidir."

    birçoğumuz sürekli aşık olduğunu sanıyor. herkes çok seviyor. ölüyor aşkından. instagrama snapchate storyler atıyor twitterda aşk dolu tivitler atılıyor. ilişkinin reklamı yapılıyor. sonra? ayrılık bir süre sonra yeni biri. yine aynı şeyler. tabi eskileri silindikten sonra.
    aşkmış. insanların büyük bir çoğunluğu fabrika ürünleri gibi birbirinin aynıyken, kendi kendini pazarlarken aşktan bahsediyorlar. felsefeyle,, psikolojiyle, edebiyatla düşürmeye çalışmalar vesaire.
    kendine saygısı olmayan insan aşık olamaz. ve bizim kendimize saygımız yok artık.
    #40712 despered | 2 yıl önce
     
  11. 32
    "İki püskevit arasındaki krema" demişti metin Üstündağ zamanında.
    #56262 petra von kant | 2 yıl önce
     
  12. 40
    insanı insana rapteyleyen cevher.
    #91203 adar | 1 yıl önce
     
  13. 41
    dünya bazen kimse için fedakarlık yapmaya, sonsuz sevmeye değmez bir yer gibi gelir. Aşk bize gözü kapalı güvenip sonsuz ölçülerde sevebileceğimiz, bizi de o ölçüde seven ve o ölçüde güvenen birini sunar. Kasırganın ortasında sıcacık bir sığınak gibi aşk yeryüzünde.

    Bedenlerimiz aşkı sevdi.
    Mesele her daim üremek nesli devam ettirmek idiyse eğer bedenimiz için, aşk kimi zaman karşımızdaki tende sönme isteğinin pelerinleri altında üremeyi hazza dönüştürerek geldi.

    Bir yalan değil aşk , mutluluğu hüznü nefreti elle tutup gözle göremesek de biliyoruz varlığını. aşk da öyle tıpkı. bazı insanlar tıpkı parayı altına dönüştürmek gibi aşkı da maddeymişçesine depolayıp ruhlarının iç cebinde bir ömür saklamak istiyorlar. Çıkarcı ve maddeci bir anlayış. Aşk bir elmas değil, kimse sonsuz kalıcılığını garanti etmedi, aşk hali geçince aşk bir yalanmış demek çok ama çok sığ bir düşünce. biz sevdik mi ömürlük severiz insanları. Nereden biliyorsun aslında nasıl bir karakteri olduğuna dair zerre fikrin olmayan bir insanı kaşına gözüne vuruldun diye bir ömür aşkla seveceğini ? desene işte ben riski sevmiyorum, o da ömürlük sevsin bende ki kimsenin başı ağrımasın diye. sahtekarca.

    Sadece bir süreç bu, ruhsal bir süreç. Kimse orgazmı inkar edemez kaybolduğu için, bittiği için. Aşk da ruhun tam bir trajedi olan şu hayatta masal hali sadece. Yaşamın hallerinin en güzellerinden biri. Vuruluyorsun birine ruhsal bedensel beklentilerin ile beğenilerin öyle bir maksimum yapıyor ki o kişide, milyonlarca kelebeğin kozalarından çıkış mevsimi gibi oluyor kalbinin bahçeleri. öylesine güzel ve mutlu edici. Tam da bu sebeple yıkıcı.
    #91380 martineden | 1 yıl önce
     
  14. 66
    sadece bu hissi hissetmeye ihtiyaç duyduğunuzda umut.
    bu hissi hissedecek birini bulduğunuzda takıntı.
    bu hissi karşılıklı hissedecek birini bulduğunuz zaman mutluluk.
    o ilişki bir şekilde bittiğinde ise onca anlamsızlığın üstüne koskocaman bir tane daha anlamsızlık.
    #144256 imnilaying | 2 ay önce
     
  15. 73
    Cemal süreya'nın bir şiiri.

    AŞK
    Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
    Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
    Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
    Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
    Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
    Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
    Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
    Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
    Sanki hiç olmamıştı

    Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
    Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullular
    Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
    Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
    Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
    Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
    Çünkü iki kişiydik

    Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
    Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
    Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
    İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
    Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
    Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
    Sonrası iyilik güzellik.

    #151790 geoit | 3 hafta önce
     
  16. 80
    Bir kedinin size bakışında, bir çiçeğin taç yaprağında, bir köpeğin patisinde, sevdiğinizin küçük bir dokunuşunda, yani her şeyde olabilendir.
    Tabiki görmeyi bilene...
    #151883 tehanu | 3 hafta önce
     
  17. 11
    aşk çay demlemek gibidir, niyetine bağlıdır sonucu. amacın suya çay atmak mı yoksa adamakıllı çay demlemek mi?

    neyi istediğini bilip ona göre hareket edeceksin. niyet ettim aşık olmaya dediysen, her şeye hazırlıklı olacaksın. kaynar suya da atarlar, üzerine taş çakılda dökerler, altından ateşe de verirler. ama hepsinde kaynamayı göze alıp, demlenmeye adım adım gideceksen çık bu yola. yoksa çöl, mecnun işidir. değilsen ne kendi adını lekele, ne de aşkın üzerinde ayak izlerin kalsın.


    ben seni hiç özlemiyorum ki, hele hele hatırıma hiç gelmiyorsun. hemen alınma. yanımdan hiç gitmiyorsun ki özlem çekeyim sana. her daim yanımda o sıcak bakışların, gönlümde. unutmuyorum ki hatırıma gelesin. hatırlamak, unutan işidir. zayıf aşkların harcıdır.

    aşk, ne seni seviyorum demeyi becerebilme ne de elveda demesini bilme işidir. ikisinde de ölümüne başarısızlıktır, aşk.

    sadece bakarsın yüzüne ve ne olur artık ağlama diyebilirsin sadece, ağlayarak. elini tutmayı isteyip gözlerine bakmaktır sadece, bakma sanatıdır, aşk.

    sorulan sorulara cevapsız bakmaktır belki de. sorarsın son bir kez duymak için canını vermeyi dilersin, dile kulaksız, göze çolak olmaktır aşk.

    herkese göre bir tarifi vardır. benim için pir'in dediği gibi: ben ol ki bilesin tarifidir ve yedi harftir bana, aşk.

    o gülüşün üstünde başka bir gülüş, o bakışın arkasında ki sevgiden daha aziz başka bir şey olmadığını bilmemdir aşk.

    onun için, öz, sana has, vücudunda ki parçayı gözden çıkarmaktır, aşk. evet? yüreğini. yüreğini eline alıp dünyaya meydan okumaktır aşk, be can.

    iste yeter. gözünü kırpmadan ellerinle göğüs kafesimi yarıp al, zaten senin bu deyip, sevgilinin avuçlarına koymaktır aşk.

    seni sevmiyorum sevgili, sana aşığım ben. varsa aşk ile sevgiyi ayırt eden, halep oradaysa arşın burada. hep iyi olduğunu bilmem, hissetmem, uzakta da olsan nefes alışını duymam, kalbinin hala ismimle attığını bilmem, bu bedene yeter.

    yıldızınla beraber gökyüzüne her baktığımda seni orada görmemdir, her gece olduğunda seninle tekrar buluşacağımı bilerek yaşamak, aşkımdır...

    aşk, ikinci adındır senin...
    #24321 lacrima | 2 yıl önce
     
  18. 12
    aşk, ismimden de anlaşılacağı üzere, göz yaşından ibarettir. aşkın tarifi ne dersek diyelim hep havada kalacağı için, bende ki tahta sahip olan "tek makam sahibi"ne bir kaç satır hediye etmeden kapatmak olmaz...

    akşamları gelirdin oysa ki, bu akşam yine bekledim senin gelmeni, akşamlarıma hasreti getirirdin sen beraberinde.

    gel ki:

    mona'yı anlatayım sana, esrar dedeyi, kalbimde ki hicranı ve en önemlisi kendimi... seni seviyorum, herhangi bir erkeğin bir kadını sevebildiği gibi, bir çiçeğin suya ihtiyacı gibi, nefes gibi, can gibi. seni seviyorum, şeytanın günaha aşkı gibi...

    beni yeniden çiz...parıldayan bakışlarınla nakış nakış, esen bir rüzgarda, yağmurda, çamurda, bembeyaz karda, ölümün neşesinde, beni yok'ta ve var'da, kışta, baharda, yusuf'u hapseden züleyha nefsinle, mevlana'nın şems'e aşkında çiz. tarık'ın gemilerini yaktırdığı anda, ismail'in teslimiyetinde çiz...

    yüreğimde ki her saklı natürmort, senin izlerini taşır. kayıp hatıralarımda ki her dekor, senden bir parça taşır. çünkü yüreğin, çünkü yüreğin düştükçe ve kapaklandıkça ben toprağa, kaldırır beni yerden göğsün; yüceltir, hep arşa taşır...

    saçların, beni asmak için zülfünde bir kement kurar. dudaklarında öper, canlandırır tekrar yüreğimi. canlandır ne olursun tekrar yüreğimi!!! canlandır ne olursun tekrar yüreğimi.. sakla bir ömür göğsünde, bu yaralı, firari yüreğimi...

    bütün yollarım sana çıkmakta.. doğum, batım, önüm, ardım, arzularım.. yeter mi yarım kaldığımı sensizken gizlemeye? gül kokun, ruhuma dolandıkça, gömsem neye yarar yüreğimi en kuytu yere...

    anlatamazdım seni, tarif edemezdim... yakıp bende ki her hücremi, nura güneşe mi, söyle seni neye benzetip de anlatsam. akla, düşünceye mi seni... bir çözebilsem ölünceye seni, açılıp dilim bir konuşsam. kelimelerin peşini bıraksa anlam, söylemeden söylesem seni?

    "artık aşka inanmayışım, kalbimde taşıdığım tek aşkın üzerine aşk tanımayışım..."
    #26299 lacrima | 2 yıl önce
     
  19. 17
    tek heceden öteye gitmeyen.

    Bir avazda söylendiği gibi bir avazda da yaşanıp biter.
    #32096 kesret | 2 yıl önce
     
  20. 29
    Deliliğin toplumca kabul görmüş versiyonu.
     
  21. 30
    doğanın üreme aracı.
    #55248 howard roark | 2 yıl önce
     
  22. 34
    yalan oğlu yalandır. çünkü karşıdakini ne kadar tanırsan o kadar sevmezsin. tabi kendini de tanıman ön koşuluyla. haliyle milyonda birlik ufak tefek sikindirik bir ihtimale aşk denir. aşık olduğunu iddia edenler hormonlarının kölesidirler. bunu evlendikten 2 sene sonra boşanmalarından anlayabilirsiniz. mesela şöyle durumlar olabiliyor, misal bir kız aklından çıkmıyor ulan diyosun yıllar geçti ben bunu unutamadım demek ki ben aşığım. değilsin kardeşim. idealindeki karakteri, kişiliği vs. o bedende hayal ediyorsun haliyle sana öyle geliyor.
    #58276 Sabbracadabra | 2 yıl önce
     
  23. 36
    Bitiyor. Gerek yok.

    Ben aşık olmak istemiyorum, aşktan gözüm kör falan da olmasın. Göreyim güzelliklerini, tatlı kusurlarını, tamamlayalım birbirimizi, çekim olsun aramızda. O'nu sağlıklı bir şekilde sevmek istiyorum. Aşk bir hastalık adeta.

    #88015 wasd | 1 yıl önce
     
  24. 49
    (bkz: sanrı)
    #96976 eftalya | 1 yıl önce
     
  25. 75
    bana göre aşk; bireyin içindeki sevgi boşluğunu doldurma sanatıdır.
    #151802 benjalin frankmin | 3 hafta önce
     
. . .