1. 1
    türkiye geneline nazaran, izmir ve genel olarak ege bölgesi'nde daha çok bilinen çiğ köfteci zinciri. piyasadaki tek rakibi komagene'dir.

    bağımsız kişilere şube açma fırsatı vererek adeta pıtrak gibi çoğaldığını net hatırlıyorum. 2009-2010 civarında ilk şubelerini izmir'de açarak yola koyuldular. bir ara izmir'in en köhne semtlerinde bile 100 metre aralıkla battalbey şubesi görürdünüz. son yıllarda sayıları azalmış olsa da, nesilleri tükenmedi.

    franchising mantığına dayalı devasa büyümelerindeki en büyük detay, şube açmak isteyen girişimcilerin, sadece, firmanın istediği kriterlere uyan dükkanları bulup firmaya haber vermesiydi. battalbey hem içini hem dışını yaptırdığı gibi, yanlış hatırlamıyorsam ilk 2 ay da verdiği malzemelerin ücretlerini peşinen almıyordu. şube sayısı olarak hedefledikleri sınıra ulaşınca belki bu stratejilerini kaldırmışlardır; bilmiyorum. eskiden böyleydi. bir arkadaşım kısa bir süre battalbey şubesi açmış, battalbey'in izin verdiği çapta yan ürünler de satmıştı (kasa kasa getirdiği mandalinaları sattığını bile görmüştüm).

    firmanın mottosunun "benim ürünlerimi sat da, gerisi mühim değil" olması yüzünden, izmir'deki çoğu şubesinde müşteri memnuniyeti açısından oldukça büyük boyutlarda değişen eleştiriler okuyabilirsiniz. eli yüzü düzgün semtlerdeki şubelerinde istediğiniz içeriği sipariş edebilirken (roka, maydonoz, reyhan, domates gibi), kenar mahalle battalbeycilerinde marula bile hasret kalablirsiniz. şube açtırarak ciroya ortak olduğu için battalbey'in diğer ayrıntılara karışmadığını görmüştüm. "sizi merkezinize şikayet edicem" diyen bir müşterinin herhangi bir battalbey şubesini tehdit ederek sonuç alabilmesi, pratikte pek de mümkün değil.

    yukarıda, şubelerinin semtten semte içerik olarak da değiştiğini vurgulamak istemiştim. benim evin yakınlarında yaklaşık 3 yıl önce tuttuğu dükkanı battalbey şubesine çevirtmiş bir adam var. benim hatunla sık sık orada yiyoruz. adam iç anadolulu ve "bu işte çok para var" diyerek değil, "bakkal açacağıma, milletin karnını doyuruyorum işte, fena mı?" saflığını maddeleştirerek bu dükkanı açmış. yanlış anlaşılacak ama yazayım: ben hayatımda ağzımın alamayacağı kadar büyük lokma çiğnemeye çalışmamıştım. ta ki bu adamın çiğ köftesini deneyene kadar... eli bol olduğu için çiğ köfte üç köfteli hamburger kalınlığına rahatlıkla gelebiliyor. bir keresinde "ya abi, içleri bu kadar abartma, malına yazık. zaten bir kısmını yiyemiyoruz, yere dökülüyor" demiştim. "ben bunları battalbey'den almıyorum, aşağıdaki pazardan alıyorum. varsın olsun, benden gitsin. siz doyun" demiş ve aklımı almıştı. izmir'e yolunuz düşer ve canınız çiğ köfte yemek isterse, benden tarif isteyin, vereyim. bu adamla tanışmanıza vesile olmuş olayım en azından. çaktırmadan şunu da yapmış oldum: (bkz: bir konudan bahsederken tanıdık esnafı övmeden geçmemek)

    komagene'nin ticari itibarı, ciddi şube politikası ve tabii ki janjanlı görüntüsünün yanında battalbey merdiven altı üretim gibi görünebilir. sonuçta otomatik üretim tesislerinden çıkmış, içeriğindeki malzemelerinin karışımına dahi belli oranlar dışında sadece makinelerin karışabildiği tek bir ürün satan zincirlerden bahsediyoruz. hangisi diğerinden -ne kadar- iyi ya da kötü olabilir ki?

    n'olur n'olmaz; sözlüğün başı belaya girmesin notu: bu girdi ticari itibar zedeleme amacı gütmemiştir.
    #155280 lake of the hell | 2 hafta önce (  2 hafta önce)