Rebetiko yunanistanda toplumun alt kesimlerini oluşturan rebet'ler tarafından yapılan bir müzik türüdür. Terim olarak rebet ya da rebetiko kelimesinin kökeni kesin olmamakla birlikte sırpça, yunanca, osmanlıca ve farsça gibi pek çok dilden geldiği öne sürülmüş. Benim en uygun gördüğüm köken ise yunanca "remvastikos" (düşüncelere sevk eden) kelimesidir.
Rebetler yunanistanda dışlanan bir alt kesimdir ve genelde haşhaş kullanmaları ve suç işlemeleri ile bilinirler. 20. yüzyılın başlarında rebetiko sadece rebetlerin kendi aralarında yaptığı ve bu kişilerin gittiği tekkeler ya da hapishaneler ile sınırlı bir müzikti. Şehirli yunanlılar ise bu dönemlerde daha çok Cafe Aman denilen kentli eğlence mekanlarına gidiyorlardı. Rebetiko bağlama ve buzuki ile icra edilirken bu tür mekanlarda keman ve ud gibi enstrumanlar kullanılıyor ve daha ziyade arap, türk ezgileri çalınıyordu.
1922 senesinde yunanların harbi kaybetmesi ile hem anadoludan hem de yunanistan köylerinden şehirlere büyük bir akın başladı. Bu akının etkisi ile rebetiko dinleyen yoksul halkın sayısı oldukça arttığı gibi cebinde parası olan ve bu müziği alışan kimseler rebetiko çalınan cafe aman'lar açmaya başladılar. 1932'e kadar sürecek bu dönemde rebetiko tüm cafe aman'ları ele geçirerek genişleyen ve artık her kesim tarafından dinlenen bir müzik türü olurken bir yandan da arap ve türk ezgileri rebetikoya dahil olmaya başladı. bağlama ve buzukinin dışında pek çok çalgı ( hatta santur'a kadar) rebetiko içerisinde kullanılmaya başladı. kırklı yıllarda rebetiko yeraltına döndüğü bir klasik dönem yaşadı ve kendi içerisinde bir özüne dönme savaşı verdi bu yıllarda yapılan müzikler daha ziyade yirmili yılların öncesindeki müziklere benzemektedir ( en azından öyle diyorlar ben hiç dinlemedim o kayıtları) Ven en sonunda 1950 senesinden sonra rebetiko tekrar bir popüler müzik olarak yunan müziğine katılıyor. Bugün rebetiko'nun eskisi kadar yaygın bir müzik olmadığını söyleyebiliriz fakat hala yunanlılar ve bölgedeki türkler için oldukça önemli bir müzik türü.
Rebetiko ile dans etmek oldukça keyiflidir. İki çeşit dansı vardır ve türklere hiç de yabancı gelmeyecektir: Biri zeybek diğeri ise kasap havası.