üniversitede ayrı eve çıkmak

  1. 4
    Eğer kız arkadaşınızla çıktıysanız 1-2 ay tadından yenmeyecekken sonrasında kabak tadı verendir.
     
  2. 3
    yurttan iyidir. ehliyet sahibi, oy kullanma hakkı olan, istese silah taşıyabilecek, milletvekili seçilebilecek yaşta, akademik eğitim hakkını elde etmiş ve sürdürürken; sığıra yem veremeyecek, süzme öküz bir bekçiye "abi abi" çekip, nerede kaldığınızın ananıza babanıza vermediğiniz hesabını vermek zorunda kalmazsınız.

    yukarıda söylenmiş, işin özeti: her şeyi konuşun. işin başından konuşun. "yaw hacı amma kastın yeağğğ" diyen yavşaklardan zaten işin başından uzak durun. çoğu "rahatım" ayağına kıçını bile silmez.

    insan gibi, zeka, akıl, bilgi sahibi bir varlıktan bekleneceği gibi başından konuşun. bulaşıkları kim yıkayacak, ev ne sıklıkla temizlenecek, ne sırayla yemek yapılacak, çöp atılacak, ortak cüzdana neler dahil olacak. Ders çalışma saatleri dönemlerinde gürültü işi ne olacak.

    bu kadarını yapabilir, yapabilecek arkadaş bulabilirseniz uçtunuz. bana okulu uzattıran partileri nedeniyle böyle bir ev, bitittiren "noktayı koyuyoruz" gazıyla plan yapıp birbirine destek olan, çıt çıkarmadan kampa dönüşen böyle bir evdi.

    bir de masraflıdır. aynı yukarıdaki gibi her kalemi düşünüp masrafı detaylı ve gerçekçi planlayın. tekilalar mohitolar hayal ederken 20 gün ekmek arası bulgur yemeyin.
    #43979 son kurtadam | 12 ay önce
     
  3. 2
    eve çıkmadım ama şunu çok net söyleyebilirim. iliklerine kadar tanımadığınızla eve çıkmayın. ' ya çok iyi çocuk takılıyoruz, komik ' değil göte parmak samimiyetini yakalayamadığınız adamla o iş sağlıklı olmaz. artık birbirinizi kaybetmekten korkar duruma gelmişsinizdir bu da sizi birbirinize karşı daha toleranslı kılar.
    #43977 Sabbracadabra | 12 ay önce
     
  4. 1
    tek kisi yasanmayacaksa yapilmamasi gereken eylem.

    9 donemlik universite hayatimin 8. doneminde eve ciktim. hem de sinif arkadasim, cok yakin bi arkadasimla. simdi konusmuyoruz. ozet geceyim 1 donemlik ev hayatimi hemen, niye yalniz olmayacaksaniz cikmayin dedigimi anlayin.

    - oncelikle ben universitenin daha ilk yili, beraber staj yaptigim arkadaslarimdan ogrendim en yakin arkadaslarla eve cikilmamasi gerektigini. ben 2. sinifa gecmis, onlar 4. sinifa gecmislerdi. ikisi de uzerine basa basa "kankalarinla, en yakin arkadaslarinla, tanidigin adamlarla eve cikma sakin" dediler, zamani gelince ben dinlemeyip eve ciktim.

    - 2+1 eve ciktik, iki sinif arkadasi erkek. ikimizin de o aralar kiz arkadasi var. hayaller "her gun parti yapariz, kizlar da gelir, soyle egleniriz boyle partileriz" ayarinda, hayatlar "olum dogalgaz faturasini gordun mu, bu ay botlarla uyuyacagiz galiba" tadinda.
    ben eve cikmadan onceki donem erasmusla yurt disina gittim, hayatimda ilk defa bir eve orada ciktim (bir meksikali, bir ispanyol ve bir turk. fikra gibi ama cok da uyumlu ucluyduk. ufak tefek sorunlar disinda hicbirsey yasamadim.) arkadasimin ise hic tecrubesi yok. bu bilgi de kenarda dursun. neden, cunku ben turk parasinin 3 kat degersiz oldugu bir ulkede, elimdeki parayla 6 ay hayatta kalmis biriyim. neyin nasil yapilmasini uc asagi bes yukari biliyorum. arkadasin sevgilisi de iki uc yildir evde kaliyor, o da cepte. yani ev arkadasimin pozisyonunu incelersek "etrafi tecrubeli ama kendisi tecrubesiz" durumunda.

    - tecrubesizligin verdigi heyecanla cok komik olaylar ortaya cikabiliyor. mesela ben evi bulma isini ona biraktim. "begendigin evi bana goster, gider bakariz begenirsek tutariz" dedim. adam ev buldugunda beni aradi, "kanka soyle boyle bir yerde, ev cok guzel, olur dersen simdi tutayim" dedi. bakin daha evi gormedim ben :)

    kizlari da alip evi gormeye gittik. hadi biz erkekler evi tutacak olanlariz, onun kiz arkadasi da yillardir ev idare eden, evde yasayan birisi. tecrubelidir diye onu da cagirdik. benim kiz arkadasim da ekstra bir goz olsun diye ozellikle cagirdim. samimi soyluyorum 3 dakikada evi bastan asagi gezdiler, hicbir sey bulamadilar. ben evin her yerine baktim, banyosundan balkonuna, mutfak dolaplarinin pistonundan havalandirma bosluguna kadar. mesela mutfak dolaplarindan birinin pistonu kirikmis, ben farkettim. 3 musteri + emlakcinin gozunden ne hikmetse o piston kacmis (ki benim incelemem de oyle saatler surmedi. 15 dakikada buldum bunlari).

    emlakci ile konustuk, dusakabin yapilmasi icin, evin temizletilmesi icin vs soz aldik. her seferinde de adama soyledim kirik pistonu yaptirmasini, ama yaptirmadi. o haliyle kullandik.

    - yine tecrubesizligin verdigi heyecana baska bir ornek. ev arkadasi kisisi bir gun sevgilisiyle pazara gidiyor. meyve sebze vs aliyor, ivir zivircidan (bkz. bimilyoncu) plastik ivir zivir aliyor, ona buna para harciyor derken bir hesap cikartti bana 150 lira. eldeki avuctaki butun parayi zaten kira pesinatina, depozitoya, elektrik su dogalgaz vs aboneliklerine gommus bir ikili olarak boyle bir harcamayi niye yaptigini anlamlandiramadim, haliyle cok kizdim. hatta birkac kere arkadas ortaminda da anlattim. en sonunda kizmisti heheh. ama sonralari hak verdi bana. hayir aldigi seyler oyle gereksiz seyler degildi aslinda, ama ya cok abartip fazla almis, ya da acelesi olmayan seyleri almis. mesela portakal ve elma almis ucer kilo, "abi sen seviyo musun elmayi portakali" diye sordum, "yok ben cok sevmiyorum, sen yersin diye aldim" dedi. ulan bana sordun mu ki elma sever miyim diye :d seker almis mesela 5 kilo. o seker eminim hala bitmemistir. "niye aldin sulale boyu sekeri" diyorum, "tatli yapariz" diyo adam. bunlar mesela abarti olanlar benim gozumde. acelesi olmayan seylere ornek de cop kovasi ile banyo girisine serilecek havlumsu zimbirti. onlari sonraki ay alabilirdik, cani sagolsun.

    - daha en bastan yolunuza cok iyi karar vermeniz gerekiyor bence. gecici bir sure mi o evde kalacaksiniz, yoksa uzun yillar kalmayi mi planliyorsunuz bunu cok iyi dusunun. mesela 1. sinifin basinda eve cikip 4 sene ayni evde kalmayi planliyorsaniz faturadir, kira kontratidir, aboneliklerdir vs hepsi uzerinize olsun. evin kiracisi siz olun, istediginiz gibi adam alip gonderme yetkisini kendinizde bulun. illa universitenin basinda olmak da sart degil, mesela son sene eve cikip yuksek lisansa da orada kalmak gibi bir niyetiniz varsa oyle de olur.

    benim mesela yuksek lisans niyetim vardi, o yuzden ben kontrata ikinci kiraci olarak ismimi eklettirdim. sonradan tabi cok sikinti cikardi o ayri.

    - en bastan kurallarinizi net koyun. tavsiyem eve misafir gelis gidis sikligini konusun. ozellikle "sevgili" icin. "kizlari da cagiririz, kizlar da gelir" cumlesini bahane ederek ev arkadasinizin sevgilisini eve part-time yerlestirmesine izin vermeyin. ne sizinki gelsin ne baskasininki. haftada 1 izin verin mesela. birakin o gitsin.

    isin boku cikiyor yoksa. haftanin yarisi evinizde kalan bir "ev arkadasinin sevgilisi" kisisi ile burun buruna yasamak zorunda kalabilirsiniz. ekonomik katki saglamaz, eve gelirken bi markete ugrayip bisey almaz, ekmek bile almaz, herhangi faturaya uc kurus vermez, yapilan yemeklerde siz de yanlarindaysaniz davet edip ortamda yoksaniz bir tabak da size ayirmaz bir tip bulabilirsiniz bir anda.

    - ve yine tavsiyemdir, komsuluk ve misafir iliskilerine onem verin. komsularinizi taniyin, en azindan isimlerini bilin. yolda gorunce selam verin. benim gibi apartmandaki insanlardan bihaber olmayin. ayrica yakin oturan arkadaslarinizi misafirlige cagirin, misafirlige gidin. haftada bir, en olmadi iki haftada bir birilerini mutlaka cagirin/gidin. ve ev sahibi siz oldugunuz zaman diger arkadaslariniz da mutlaka evde bulunsun. tek basiniza misafir agirlamayin. asla. hele hele hem ev sahipleri hem misafirler ayni siniftaysaniz (benim basima geldi, yine ordan biliyorum).

    - illa birileriyle eve cikacaksaniz tanimadiginiz adamlar olsun. bastan mesafeli olun. tanimadiginiz adami eve aldiysaniz ev arkadasi diye, kanka olmayin. mesafenizi her zaman koruyun. resmi olmak her zaman ekmek yedirir. herkesle yuz goz olunmaz.

    tanimadiginiz derken de sokaktaki yabanci demiyoruz hos. samimi olmadiginiz, ama nedir ne degildir bildiginiz birisi olsun. bu adam duzgun mu, kirayi odemeden kacar mi, eve 88 kisiyi doldurup partileyip kafamin irzina gecer mi gibi sorulari daha bastan silip atin kafadan. kafa rahat olsun.

    - sinif arkadasiyla mumkun mertebe eve cikmayin. hatta sizden at donemlerden, ayni bolumde oldugunuz biriyle de eve cikmayin. neden, cunku sinif arkadasinizla sinav doneminiz ayni. siz ders calisirken arkadasiniz bitarafina takmiyorsa ileride o is sorun olacak. adama "dun yedigin hurmalar bugun gotunu tirmalar" diyemezsin, hem ev hem sinif arkadasin o senin. "ben calistim amk, sen de calissaydin" yapinca iste adam kuser, konusmaz, evde huzursuzluk hir gur olur. e calistirinca da bu sefer enayi durumunda olacaksin. bir iki konu icin eyvallah, ama surekli bu oluyorsa sikinti iste.

    o yuzden ust siniftan biri ile eve cikin, soruari istersiniz, anlamadiginiz konulari sorarsiniz, notlarini falan istersiniz ama ayni siniftan veya alt siniftan biriyle cikmayin. alan olun, veren degil (evet universitedeki super not tutan yazisi guzel merve bendim amk. notlarimi da isteyene catir catir verirdim. adama notlarini vermek baska, ders calistirmak baska).

    kisaca sizden dusuk seviyede biriyle eve cikmayin. gerci bu hayatin her alaninda boyle. sana katkisi olmayacak adamla calisma.

    - kacis mekaniginiz olsun. ya ev fatura vs sizin ustunuze olsun, anlasamadiginizda digerini sutlayin. ya da bastan cikis kapinizi acik tutun. sonra cikmak istediinizde "ama kontratta senin de adin yaziyor. ben kendi kirami oderim, sen odemezsen sen mahkemelik olursun. beni ilgilendirmez" diye bir cumleyle karsi karsiya kalabilirsiniz.

    - bas bas anlasmalarinizi yapin. yemek ve temizlik konusunda cok kuralci olun. ben mesela yemegi birlikte yapmak istemedim. benim yediklerimi o sevmeyebilir, onun yediklerini ben sevmeyebilirim. ben ugrasip yemek yapip aksam "iyyy kara simsekk" tepkisi almak zorunda degilim. kimsenin anasi degilim babasi degilim.

    dolabi bolun, yarisi sizin olsun yarisi arkadasinizin. odaniz sizin kutsal alaniniz olsun. evde olmasaniz dahi odaniza kesinlikle sokmayin. bizim kombi balkondaydi mesela, balkona cikis da benim odamdan. ama balkonla salonun onunde bir dukkanin tavani vardi. salonun camindan cikip balkona girilebilirdi yani. ev arkadasim salon camindan cikar kombiyi acar kapardi.

    temizlige cok onem verin. sinav haftasiymis, dersi varmis, basi agriyomus iplemeyin. katî kurallariniz olsun. carsamba gunu ev supurulecekse supurulecek. ayni sekilde siz de buna uyacaksiniz tabi. uymayacaksaniz baskasinin hayatini zindana cevirmeyin.

    bulasiklari biriktirip, evde kullanacak bardak tabak kalmadiginda bulasik yikamayin. yediginizi en gec bir gun sonrasinda yikayin. esyaniz az olsun, surekli bulasik yikamaniz gerekir boylece. korkmayin bulasik yikamaktan. ve kesinlikle bulasik sirasi diye bir sey icat etmeyin. hayatimda duydugum en aptalca seylerden biri. herkes kendi bulasigini kendisi yikar arkadas. ben kimsenin yedigi tabagi ictigi bardagi yikamam.

    banyo benim icin evin geri kalanindan cok daha onemlidir. evi bok gotursun, ama banyo temiz olacak. yerde sac, kil, tuy, ayna onunde sakal, dusta su giderinde sac yumagi, duvarda uzun uzun kiz saci goremem ben. kendi sacima bile dokunamiyorum, midem bulaniyor, baskasinin sacini sakalini temizleyemem. 6 gun aynanin onunde ev arkadasimin sakallarini tuttugumu biliyorum. yapmayin boyle seyler. arkanizi toplayin. kimse sizin gotunuzu toplamak zorunda degil.

    - en onemlisi kendiniz dogru duzgun biri olun ki baskalarina laf cakabilesiniz. yedigi tabagi masadan kaldirmayan bir adamsaniz "sen de bulasiklari hic yikamiyosun yeaa" diye yavsak yavsak adama sarmayin. sinirli birine denk gelirsiniz o tabagi kirar atar.

    - ha bir de benim gibi sorunlari icinize atip boyle biriktirmeyin. varsa bir derdiniz konusun. senlik benlik yapmayin. biseyin yapilmasini/yapilmamasini istiyorsaniz acik acik soyleyin. uzerinden 2 ay gectikten sonra "sen de boyle boyle yapiyosun" demeyin.
    #43972 buyucu | 12 ay önce
     
. . .