zülfü livaneli'nin ülkü tamer'in şiirinden bestelediği, "kilis'e haber saldım" adıyla da bilinen şarkısıdır. şarkı, zülfü livaneli'nin 1987 yılında yayımlanan "zor yıllar" isimli kasetinde yer alır, "haber saldım kuş ile/gagasında yaş ile/yol gözledim ardından/bir sıcacık düş ile"
hedef gözetmeyen insanlık dışı bir silahtır. savaş zamanlarında döşenen ya da denize salınan mayınlar yıllar sonra bile sivillerin hayatını alabilmektedir.
gizli bir şekilde döşenmesi savaş suçu olan, anti-personel ve anti-tank olarak ikiye ayrılan ve basınç algıladığında patlayan bomba. mayın koyduğunuz yere uyarı levhası asmanız zorunludur.
"gizli bir şekilde döşeyemeyeceksek ne anlamı kaldı?" diyebilirsiniz. şöyle ki bir koridorun etrafına mayın döşersiniz ve düşman birliğini dar bir koridordan ilerlemek zorunda bırakırsınız. artık düşmana pusuyu koridorun etrafından mı atarsınız yoksa koridorun sonuna makineli tüfek yuvaları yerleştirip toplu katliam mı yaparsınız size kalmış.
bence en iyisi kimseyi öldürmeden esir almak.
bir de hiç mayın döşemeden uyarı levhası asmanız yasak olmadığından en temizi hiç mayın döşemeden uyarı levhası asmak. mayın harcamadan yukarıdaki işlemi gerçekleştirmiş olursunuz.
kara mayınları iki çeşit. personel mayın olarak adlandırılan ilk grup ortalama insan ağırlığıyla aktive oluyor. ikinci grup ise tank gibi ağır silahlar için. bu birinci grup mayınların sivil asker gözetmeden herkesi hedef aldığı da bir gerçek. bu nedenle mayınlanmış, hatta sonradan mayınlandığı unutulmuş bölgelerde oynayan çocukların bile öldüğü, sakat kaldığı bir gerçek.
rahmetli lady di ölümünden önceki son yıllarda bu kara mayınlarına karşı kampanya başlatmıştı. mayın patlamasında sakat kalan çocukları ziyaret ederek başlayan bu kampanya ölümünden bir kaç ay önce angola'da bir mayın tarlasına girip yürümeye kadar uzanan bir tavırdı. cdn.jwplayer.com/...
diana'nın etkisi ne kadar bilinmez ama birşeylere dikkat çektiği kesin. nitekim 1997 yılında prensesin ölümünden bir kaç ay sonra ottawa anlaşması imzalanıyor. aralarında türkiye'nin de bulunduğu 146 ülke tarafından imzalanan ottawa anlaşması 1999 yılında yürürlüğe giriyor. abd bu anlaşmaya imzacı olmayı kabul etmemiş. halen bir yerlere mayın döşüyor olabilir yani.
"Anti-Personel Mayınların Kullanımının, Depolanmasının, Üretiminin ve Devredilmesinin Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme" ile ilgili kanun 2003 yılında tbmm'den geçmiş ve yürürlüğe girmiştir.
ottawa anlaşmasının imzacısı olan ülkeler yeni mayın döşemedikleri gibi anlaşma gereği daha önce döşenmiş personel mayınların temizlenmesini taahhüt etmiştir. bu nedenle dönem dönem sınırlarımızda mayın temizleme yapılıyor. bu anlaşma'dan ve uluslararası hukukun bağlayıcılığında pek de haberdar olmayan halkımız bunu büyük bir tehdit olarak algılayıp tepki gösteriyor. bu da normal sayılır. inandığı dinin kitabını okumayan insanlardan devleti bağlayan anlaşmaları okumalarını beklemek en hafif tabirle safdillik olur.
halkın bunu bilmesini beklemiyoruz haliyle. ama devlet yönetimine talip bir politikacının bilmemesi de imkansız. bir kaç ay önce bu politikacılardan biri kalkıp hatay sınırına mayın döşemeye gitmişti. bu da üstünden beslendiği göçmen politikalarını keskinleştirip milletin gazını almaya yönelik kolpa bir hareketti.
neyse, personel mayınlar kötü şeyler. bütün dünyada yenisini döşemeyelim, eskileri de mümkün mertebe temizlensin. çünkü bunlardan zarar görenler daha ziyade siviller. piyade ordular rafa kalktı artık. sözleşme tanksavar mayınları bağlamıyor. onlar da savunma için yeter.