1. 15
    ismi hakkında açıklama yapma gereği duydum.

    1. bir isim alabilmek için o ismin boşta olması gerekir. isimden kastım domain. ve inanır mısınız bilmem aklınıza gelebilecek pek çok alternatif isim birileri tarafından alınmış durumda. biz, bu ismi boşta bulduk.

    2. bir isim ararken içerisinde xyzsözlük ibaresi bulunsun istemedik. beta sözlük olarak devam etmekten bu sebeple vazgeçtik. çünkü, php bilgimiz enginleştiğinde sadece sözlük olarak anılmayı hayal etmedik.

    3. kısa ve akılda kalan bir domain adresimiz olsun istedik.

    4. olaylara farklı bir bakış açısı fikrini empoze etmeyi amaçladık. yokuzak'ın önerilerinden olan madalyon ismi aslında bu ismi doğuran fikir akışının başlangıcı oldu. madalyon, diğer yüz, aynadaki yansıma, farklı bakış ve al sana kulzos.

    5. basit ama farklı olduğundan akılda kalacağını ve zamanla alışılacağını düşünüyoruz.
    #80 larden loughness | 3 yıl önce
     
  2. 168
    Şahit olun, mağduruz biz meta'dan,
    Cânım sözlük hiç çıkmadı betadan,
    Pek bir zaman geçmedi ki aradan,
    Henüz parlak bir fikirdi kulzos.

    Cengâverler bir bir davrandı önden,
    Devam etmek için kalınan yerden,
    Cevcev, keltox, kesret ve larden,
    Bir fidan misali yeşerdi kulzos.

    Kuruldu altyapı, verildi izin,
    Yazıldı nice kodlar, gömüldü dizin,
    Sevinin arkadaşlar, bu gurur sizin,
    Ana hatlarıyla belirdi kulzos.

    Dört bir yana bugün haber salınsın,
    Toplansın eskiler, yeni üye alınsın,
    Kurallara hep mütabık kalınsın,
    Serin bir eylül akşamı kuruldu kulzos.

    Her daim kalbimizde saklısın kulzos,
    Diğer sözlüklerden farklısın kulzos.


    istek üzerine yazdığım kulzos şiiri:) umarım beğenilir.:)
    #49374 Trafalgar | 2 yıl önce
     
  3. 240
    bu güne getiren herkese teşekkür etmek istediğim sözlük.

    çok fazla bu tarz sosyal mecralarda vakit geçirmiş biri olarak, buranın ne kadar farklı olduğunu söylemek istiyorum.
    şöyle ki;

    çok göze sokulmasa da, sürekli bir şeyleri daha iyiye taşımak için çalışan insanlar var.
    ki her şey kusursuza yakın neredeyse, tasarımından altyapısına kadar.

    her şey o kadar ince düşünülmüş ki, belli ki çokça vakit harcanmış yapım sürecinde.
    ve diğer kalabalık sözlüklerle kıyaslamadan, direkt bir internet sitesi olarak bakarsanız,
    hiç de az olmayan kullanıcılarının her birinin verdiği tavsiye ya da gördüğü bir eksiklik üzerine, hemen çalışmalara başlayıp güncelleme getiren moderatörler var.

    hepsinin tasarım ya da bilişim konusunda ileri düzey başarılı olduklarını fark etsem de, onlar bunu göze sokmadan kullanıcılarının isteklerine anında cevap verip, ona göre şekillendiriyorlar çoğu şeyi.

    ayrıca fark ettiniz mi bilmiyorum, sitede ne bir reklam, ne başka bir gelir kaynağı var.
    demek ki bu adamlar burası için cebinden para harcıyor.

    site, radyo, mobil falan bunlar hep masraf.
    üstüne bir de vakitlerini harcıyorlar.

    ve getirisi olmaması bir yana, burada egolarını okşayacak ya da kendilerini normal yazarlardan üstün gösteren hiçbir şey de yok.

    hiçbir moderatörü ya da kimin ne kısımla ilgilendiğini bilmem.
    tanımam da.

    fakat hepsinin eline sağlık.
    bir işi kar amacı gütmeden, sadece istediğiniz ya da sevdiğiniz için yaparsanız böyle olur işte.

    işin teknik kısmını geçtim, en güzel yanı mükemmel bir kitle yaratmış olmaları.
    ya da kendiliğinden mi oluştu, bu bir şans mı bilmiyorum.

    ama bahsettiğim kitleye hitap eden bir ortam yaratıldığı için olsa gerek.
    umarım hiç bozulmaz.
    emeğinizin karşılığını soyut şekilde aldığınızdan eminim, umarım somut şekilde de alırsınız bir gün.

    teşekkürler efendim.

    #65253 stranger | 2 yıl önce
     
  4. 291
    bence kalite olarak şu anda türkiyenin en iyi sözlüğü. az çok diğer sözlüklere de baktım ama burası başka. sakin sol frame, ilgili moderatörler, düzeyli ilişkiler...10 ay önce ilk geldiğimde yazdığım gibi, sakin bir kasaba burası. benim temennim hep böyle kalması.

    bugün ekşi sözlük'e şöyle bir baktım da, yeni alınan yazarlar falan tam bir çöplük olmuş. random harflere basarak bile yazar olunabiliyormuş artık. nitelikten çok niceliğe önem verince sonun o şekilde oluyor. burada nitelik, nicelikten önce geliyor. işte bu yüzden kaliteli.

    bu kadar övmeye bir madalya neyin bir şeyler verirsiniz bence? *
    #80081 joker | 2 yıl önce
     
  5. 40
    temellerinin atılışı aslında eylül'den öncesine dayanır.

    puslu bir cumartesi akşamıydı. yok be ne pusu, bildiğin cumartesi işte. istanbul, beşiktaş'ta, tepelerin kocakarisi'nin önerisiyle abbas'da buluşmuş oturuyorduk. cappucinosunun yanına patates söyleyen yan masadaki tuhaf kızın patatesini bize vermemesi nedeniyle hem hüzünlü, hem sinirliydik. "cappucinonun yanında patates ney lan?" diye dalmak istedi kubiluck ama amaçtan sapmamak adına garsonun da bişeysi olan kıza bulaşmadık.

    o gün orada yedi kişi toplandık. tseven ile konuşacağımız şeylere karar verdik. tseven ile durumu çözemezsek yeni bir sözlük için yapılabilecekleri kararlaştırdık. bu yolda her daim bizimle olan cevem ve onun yanı sıra meta ruhunu yaşatmak isteyen ve teknik anlamda bizim çok çok ötemizde olan keltox, o an orada olmasalar da ekipte olması gereken kişiler olarak gıyaplarında anıldı. bizler de, teknik anlamda kendimizi geliştirmek için çalışmaya başlamaya karar verdik. bütün bunlar içilen biraların etkisi miydi, yoksa kızın patatesi vermemesinin yarattığı sinir miydi bilmiyorum. kahve ile patates ney lan?

    o gün orada olanlar, soldan sağa, kesret, tepelerin kocakarisi, tukenmekte olan kisi, kurt adamdan hallica, flyingdupe (bhzxlkdt), kubiluck (no pasaran) ve larden loughness (efendim? bana mı seslendin?) [yok bişi] (peki) idi. tepelerin kocakarisi, "ben valla sözlük falan kuramam ama siz kurun gelir yazarım" dedi özetle. gecenin ilerleyen saatlerinde hemen herkesi pert edeceğinin emaresi bile yoktu oysa o masum cümlelerin hiç birinde.

    geri kalan herkes, keltox bize katılırsa, cevem desteğini sürdürürse, biz burada olan insanlar ne yapar eder bu işi kıvırırız dediler. ve oldu.

    arada çok şey yaşandı. betasozluk.club, tseven görüşmeleri, php dersleri, script araştırmaları, pazarlıklar, kahve yanında patates yiyen kıza edilen küfürler, falan, filan, fişmekan...

    şimdi buradayız. ama burada bahsi geçen insanlar sadece hareketi başlatanlar. hareketin devamı ise şu an burada olan ve gelecekte burada olacak olan, meta ruhuna aşık herkesle mümkün.

    alnımızın akıyla ve internet var oldukça var olmak dileğiyle, sizlerleyiz işte. kahvenin yanında patates? öyk.
    #1110 larden loughness | 3 yıl önce
     
  6. 298
    yeni yazarlarının "şu güzelim ortamı bok ettiniz" denilerek eleştirilmesini doğru bulmadığım, yeni yazarlarının da kendilerini savunma argümanları ad hominem kıyılarından kurtulmadığı için karşılıklı suçlamaların bokunun çıktığı sözlük.

    sözlüğün seks konusunda en açık, en "elalem ne der"ci olmadan yazan yazarı olan @bugun de guzel gecsin'in seks üzerine yazdığı eski girdilerinin eksi oy toplaması gibi, yeni yazarların cinsel konularda açık açık yazması da aynı eksi oyları toplayacaktır. eksi oy demek aşağılama olarak algılanıyor sanırım. benim yazdığım radyo yayınına çağrı girdileri bile eksi oy alıyor yahu =) eksi oyu bu kadar büyütmemek gerek. oyun eksisi artısı çok önemli değil. herhangi bir oy alan girdi okunmuş demektir. ben böyle bakıyorum. eksi oy almayı kafasına takan yeni yazarlara oyun cinsinin önemli olmadığını akıllarında tutmalarını öneririm.

    muhafazakar olduğu konusundaki eleştirilere de katılmıyorum. muhafazakar bir sözlük seks konusunu derin derin işleyen, porno dalları hakkında okurken yanaklarımın kızardığı girdileri içinde barındırmaz. memleketi, muhafazakar bakış açısının türkiye'deki başkentlerinden olan afyon olan biri olarak bunları yazdığımı hatırlatmalıyım. biraz gramer naziliği, biraz fazla fular yoğunluğu olduğu aşikar. ben bunları rahatsız edici düzeyde ya da -eleştirildiği üzere- yeni yazarları dışlayan bir yapıda görmüyorum. whatsapp gruplarındaki muhabbetlerin yorumlara yansımasına kızıyorum sadece ama o da geçiyor bir süre sonra (kolay sinirlenen biriyim. belki de ondandır).

    peşin hükmü her daim cebinde olan insanlara ters gelebilecek bir sözlük burası. açık fikirli olup kalp kırmamak üzerine kendini yetiştirmiş insanların hoş vakit geçirdiği, kimsesiz bir sahil kasabası burası. gereksiz duygusala bağlamayacağım, korkmayın. yaşı 30-35'den fazla olan kısmının kendi arasında nefis anlaştığı, 20'li yaşlarının başındaki gençlerin de ağızlarından tükürükler saçarak herkese "abi/abla yaae" demediği bir sözlük olarak gördüğüm kulzos, sol tarafın akmaması sorununu büyütmeyenlerin de yeri. benim bakış açım böyle.

    illa ki başkasının tavuğuna kışt deme zorunluluğu hissedip söz konusu konuyla alakalı-alakasız kültürel, siyasal ve genel çerçevede oldukça yıkıcı kusmuklarını alelade ortaya dökmekten çekinmeyen ve yeni yazarların genellikle iletişim kurmamaya çalıştıkları sözüm ona "eski" yazarlar da var burada. zaten "yazar engelleme" de bu yüzden var. çok fazla abartmadan kullanmakta fayda görüyorum. yoksa laf yetiştirmenin, duvara karşı argüman savunmanın hiçbir faydası olmuyor. birkaç yazarla bunu yaşadım ben, engelledim, kurtuldum. nitekim, empati de bir yere kadar. sıçarlar küçük emrah tribindeki empatiye.

    sözlük kurallarına uygunluğundan emin olduğunuz girdilerinizi büyük bir şevkle yazın yeni yazarlar. troll'ü de yazsın, yan hesabı da yazsın. yazın ki okuyalım, görüşlerinizi daha iyi anlama fırsatı bulalım. peşin hükümlü olmamaya çalışmak ve empati kurmayı unutmamak masada her zaman oldukça, o masadaki yemek de lezzetli olacaktır. ben buna inanıyorum.
    #80754 lake of the hell | 2 yıl önce
     
  7. 322
    Daha dün gibi buraya ilk gelişim. Birbirlerini uzun zamandır tanıyan insanlar vardı burda, daha doğrusu herkes birbirini tanıyor gibiydi. Derme çatma duvarları olan, parasızlıktan kapısı penceresi bile taktırılamamış mütevazı bir ev gibiydi. Sevdim burayı içindeki sığınmacılarla birlikte. Çünkü herkes bir şeylerden kaçıp da burada inzivaya çekilmiş gibiydi.

    Sonra zamanla kalabalıklaştı burası, elbirliğiyle kapıları, pencereleri, duvarları tamamlandı. Hatta çiçekler bile ekildi bahçesine. Artık mutfağında tarçınlı kek pişen gerçek bir yuva gibiydi burası. Ve ilginçtir ki bahçede hiç yabani ot da çıkmıyor.
    Bahçıvanlar çalışkan galiba.
    #91511 petra von kant | 1 yıl önce
     
  8. 355
    yaşananları hüzünlü bir tebessümle seyrediyorum. (hüzünlü bir tebessümle seyrettiğim sözlük yazılması gerekmiyor, böyle de tanım)

    tebessümün sebebi şaşkınlık. duyguların karışması. bazılarını uzun süredir tanıdığım, bazılarını çok fazla tanımadığım, ama sözlükteki çizgilerinden algılayabildiğim kadarı ile "bence" hepsi birbirinden değerli olan yazarların birbirlerine karşı sergiledikleri manasız tutum hislerimdeki bu karışıklığın temel sebebi. cevabını bulamadığım tek soru kafamda yankılanıyor. paylaşılamayan ne?

    hüznün sebebi ise hayal kırıklığı. ikinci yılımızı doldurmamıza bir kaç ay kalmışken sizce kuruluş ve varoluş amacımız böyle anlamsız kavgalara maruz kalmak olabilir mi?

    elenor roosevelt'e atfedilen bir söz var. "Great minds discuss ideas; average minds discuss events; small minds discuss people." türkçesi, "büyük akıllar fikirleri, ortalama akıllar olayları, küçük akıllar kişileri tartışırlar" bu sözün doğruluğuna inanan bir insan olarak sizleri de bu söz doğrultusunda düşünmeye davet ediyorum. elimden fazlası gelmiyor çünkü.

    sözlükte gözlemlediğim en önemli olay, hemen herkesin aslında kendi sergilediği benzer tutumları görmeyip başkalarını bu tutumu ve davranışı sergilemekle suçlaması. yani, atıyorum kendisi akşam yemeğinde ıspanak üstüne labne peyniri sürerek yiyen kişi, bir başkasını ıspanak üstüne labne peyniri sürmekle itham ediyor. yapmayın. yapılmasın.

    herkes her fikrini sözlük kuralları çerçevesinde ifade etmekte özgürdür. bu fikrin konusu ne olursa olsun, ifade özgürlüğü tamdır. isteyen içinde aldatmak ve cinsellik bulunan bir itiraf yazabilir. okumak istemeyen yazarı engeller. isteyen bu okuduğu ile ilgili hissettiklerini yoruma dökebilir. itiraf edenin itiraf etme özgürlüğü olduğu kadar okuyanın da bundan hoşnut olmadığını ifade etme özgürlüğü vardır. isteyen ise böyle bir yorumu yazanı eleştirebilir. bir başka isteyen bu eleştiriye karşılık verebilir. isteyen bu yaşananları kendince yorumlayabilir. isteyen böyle şeyler yaşanmasın diye yasaklamalı bir kampanya önerebilir. isteyen bu öneriye istediği gibi tepki verebilir. herkes "sözlük kuralları" dahilinde istediği her şeyi yapabilir. hatta isteyen insanları çete kurmakla bile yaftalayabilir. yaftaladı. gördük.

    benim çeteyle ilgili yazmak istediklerim var.

    çete birbirleriyle temas halinde olan, iletişim halinde olan, belki de yüz yüze görüşen insanların içerisinde bulunduğu bir topluluktur. birbiriyle ilgisiz olarak belirli ya da benzer olaylara belirli ya da benzer tepkiler veren insanları çetecilikle suçlamadan önce çuvaldızı insan kendisine batırsa iyidir.

    hatırlarsanız bir arkadaşımız "radyoyu kapattırmak için uğraşırım" şeklinde bir yorum yazmış idi. uğraşır. bunun için herkes uğraşabilir. herkesin fikrine saygımız var. ama o arkadaşımızın düşüncesinin "radyoyu kapattırırım" olarak lanse edilmesi ve bu minvalde sözlüğü bırakacak noktaya taşınması asla çetecilik değildir. ben koca koca insanların birbirleriyle iletişim halinde bir yazarı sözlüğü bıraktıracak bir noktaya sürüklemeyi görev edineceklerine imkan ve ihtimal vermiyorum. bu şekilde organize olmayan tepkilerle ortama ısınamayan yahut örgütsüz bir linçe uğradığı için sözlüğü bırakan başka arkadaşlarımız da oldu. ve bu ve benzeri kişilerin karşısında buldukları şey çete değil, benzer düşüncedeki insanların benzer tepkileriydi.

    çünkü aksi durumda, çetecilikle itham edilen kampanya girdisi sözlüğün eksi rekorunu kırıyorsa aldığı bu tepki oylarını da çetecilikle itham etmiş olursunuz. yapmayın.

    sözlük dışında yaşanan sorunların sözlükte çözülmeye çalışılması çabasına ise hiç girmek istemiyorum.

    çok yazdım affedin. bunlar benim görüşlerim. kulzos'un değil. sabahtan beri yaşananları takip ediyoruz moderasyon ekibi olarak. ve eminim hepsi en az benim kadar hayal kırıklığı yaşıyorlar.

    lütfen oluşturmaya çalıştığımız güzelliğe sahip çıkın. bir kaç gün sonra tekrar okuyunca kendinizi pek de iyi hissetmeyeceğiniz şeyleri yazmayın. biliyorum, ülkenin girdiği yol belirsiz, havalar sıcak, herkes farklı bunalımlarda falan filan. ama işte ne bileyim, biz farklı olmak için çıktık yola. farklı olduğumuzu gösterin. çok zor değil egosuz olmayı başarmak.

    sürçü lisan ettiysem de affedin.
    #101664 larden loughness | 1 yıl önce
     
  9. 50
    kulzos, meta sözlük eski kullanıcıları tarafından kurulma aşamasında olan yeni bir sözlük.

    an itibarı ile, youreads'de başlığını açmak hariç herhangi bir mecrada herhangi bir tanıtımı yapılmadı. kısa vadede böyle bir tanıtım çalışmasına girmeyi de düşünmemekteyiz. çünkü, henüz backend ve frontend kısımlarıyla uğraşmaktayız. türkçe tabiri ile istediğimiz özellikleri katmak (yorum, kategori, kişiye özel başlık, daha işlevsel şikayet, silinen girdi canlandırma vs vs) ve daha modern bir görünüme kavuşmak için çalışıyoruz. akabinde, mobil kısım için aynı şeyleri sağlama çabasına girişeceğiz. ve her şey hazır olduktan sonra sözlük piyasasında biz de varız diyeceğiz.

    bunu söylediğimiz gün geldiğinde bile, zirveye oynamak gibi bir amacımız olmayacak. çünkü biz, şu an burada olanlar, yazmak istediklerimizi yazabileceğimiz ve yarın öbür gün eften püften sebeplerle kapatılmayacağından emin olduğumuz temiz bir sözlük istiyoruz sadece. ha insanlar yaratmak istediğimiz utopik ortama katılırlar ve bizi zirveye taşırlar ise "durun yapmayın" diyecek halimiz yok. az olsun, bizim olsun, temiz olsun, güzel olsun, eğer bir gün kıymeti anlaşılır ise ne mutlu. anlaşılmasa bile biz buralardayız...
    #3908 larden loughness | 3 yıl önce
     
  10. 179
    neden açılmış olduğunu ara ara tekrar etmekte fayda var sanıyorum.

    biz bugün burada olanlar, ister giderleri için para vererek, ister düzenlenmesi ve gelişmesinde emek harcayarak, ister girdileriyle sözlüğü doldurarak elini taşın altına koyan her bir kişi, sözlükte yazma alışkanlığımızı temiz bir sözlükte sürdürebilmek için buradayız. sol cenah sular seller gibi aksın, yazarlar birbirlerine türlü türlü ayarlar versin, troller okuyanların asabını bozsun gibi deli amaçlarımız yok.

    az olsun, öz olsun, bizim olsun, temiz olsun. acelemiz yok büyümek için.
    #52980 larden loughness | 2 yıl önce
     
  11. 200
    Performans testi için gereken en önemli yazara haber vermeyi unutmuştur.
    (bkz: Ranchsosseverim)
    #56768 fly | 2 yıl önce
     
  12. 207
    sessiz sedasız #1 yaşını doldurdu dün. bugün ise ikinci yaşının ilk gününde. henüz bir bebek. ama çok şanslı. çünkü onu doğru yetiştirecek pek çok ebeveyne sahip.
    #58377 larden loughness | 2 yıl önce
     
  13. 328
    uzun zamandır söylemek istediklerim vardı. onları uzun uzun dökeceğim.

    2015 yılından kulzos'a geldiğim süreye kadar bir başka sözlükte yazardım. Ancak aynı yazarların, aynı konuların etrafında dönmesiyle sözlük, canlılığını yitirdiği gibi, tek tipleşmeye başlamıştı. bu durumdan rahatsız olduğum için bir süre kendimi ifade edebileceğim yeni sözlük arayışlarına girdim. Birçok sözlükle karşılaştım ancak içerik olarak ne tatmin ediciydi ne de yazarlar iyiydi. Tesadüfen bir sitede karşılaştığım interaktif sözlükler sıralaması ile ilgili bir yazı vardı. Sıralamaya dahil olan bütün sözlükleri tek tek girip inceledim. Rastgele butonuna tıkladıkça karşılaştığım başlıklara bakıp genel fikirler edindim. Buna kulzos da dahildi. Kulzos'a kayıt olup çaylaklığımın yazarlığa dönüşmesini bekledim. Elbet okuyor ve az da olsa yazıyordum. Ve yazar oldum!

    Kulzos'ta ilk zamanlarda sessizdim. Çünkü yeni girdiğim bir ortama hemen atlayamıyorum. Bir oturup solukklanıp, kim ne yapıyor, ne yazıyor, ne konuşuluyor, kulzos mahallesinde komşular ne alemde diyerek perdenin aralığında seyrettim. Zaman geçtikçe, kulzos'ta karşılaştığım başlıklarla okumalar derinleştikçe, benim de var olduğumu, artık perdeyi çekip pencereyi açmanın vakti geldiğini düşünüp okumalar neticesinde edindiğim bilgilerimi kulzos ansiklopedisine başlık başlık eklemeye başladım. İlk zamanlar yazdığımda posta kutum boşken, yaptığım bir açılma itirafının ardından dolup taşmaya başladı. Cinsel yönelimlerle ilgili yazdıklarımdan sonra kapı altından fışkırmaya, pencereden giremeyince bacadan dökülmeye başladı mesajlar.

    "dalga geçiyorsun diğmi, pipilisin sen", "bir şans versen bana aslında öyle olmadığını anlıcan", "penetrasyon eksikliğinden böyle ciyaklıyorsun", "biseksüel olabilir misin?", "çok mu çirkinsin de yüzünü değil götünü bu kadar çok yazıyorsun", "saçma sapan şeyler uydurup duruyorsun. bir tek heteroseksüellik var. kendi çöplüğünde öt".

    daha aklıma gelmeyen bir sürü mesaj. okur okumaz silip attım. Cevap vermedim. Umursamadım. Ancak en sıradan konularda bile girdi paylaşır paylaşmaz eksileniyor. Güldüğümü yazıyorum yine eksileniyor. Pipili olsam neden kadın taklidi yapayım ki? Üzerini çize çize cinsiyetimi söylüyorum. Kadınım yahu! bundan daha güzeli, daha ötesi var mı! Evet, çirkinim. ve çirkinliğimin hoşa giden bir yanını keşfettiğimden bu yana daha çok seviyorum çirkinliğimi. Ve yazmaya devam edeceğim. Homoseksüelim diye her yanımda oturan kadına sulanmıyorum. Pezevenkleşmiyorum. Yavşamıyorum her gördüğüm kadına. Cinsel aktivitelerle ilgili yazıyorum diye her önüme gelenle fink atmıyorum. Nerede, nasıl davranmam gerektiğinin gayet bilincindeyim.

    Yazdıklarımdan rahatsızlar ise, ben geldiğimde kapıyı bacayı pencereyi örtüp perdeyi sıkı sıkı çekip içeri geçebilirler. görmeyebilirler. okumayabilirler. ancak bu şekilde mesaj atarak benim kulzos'tan gideceğimi düşünüyorlarsa, düşünüyorsanız eğer üzgünüm. üniversite sınavlarını kazandığımda yapacağım tercih listesinde ankara'yı değil de istanbul'u yazdığım için evden kovulmuş, bir yıl boyunca eve alınmamış, harçlık gönderilmemiş, irtibat kurulmamış bir insan iken klavye başında sadece rumuzunuzu bildiğim sizlerin ettiği bir iki kelam ile gitmeyeceğim elbet. giderek size bu primi vermeyeceğim. İnandığım şeylerin peşinden koşmaya, yazmaya, ötmeye, doğru olanı yazıp çizerek bağırmaya devam edeceğim. duymak ya da duymamak o sizin meseleniz.

    Kulzos'ta yazdığım müddetçe mesajlar almaya devam edeceğimi biliyorum. olsun, yazmak isteyen dileğince yazsın. Çok seviyoruz şurada bir avuç insan iken birbirimizi tırmalamayı. İnatçı olduğum konular dışında, sınırlarım olmadı ancak kendime belirlediğim bir etik çerçevem var. Bunun haricinde elimden geldiğince aynılaşmamaya gayret ediyorum. Çünkü aynılaşmaktan, tep tipleşmekten, kemikleşmekten en çekindiğim ve bunlardan uzak durmak için sürekli kendimi yenilemeye gayret ediyorum. Duygu ve düşüncelerin değişimi olmadığı müddetçe insan kokmaya başlıyor. Böyle benimle de sevişir miydin diye mesaj atan kişi/kişiler gibi sapıtma ortaya çıkıyor. Herkes aynı düşüncede olmak zorunda değil, olsaydı sıkıcı olurdu. gelişme ve değişim göstermezdi.

    paylaşmanın en önemli neticelerinden biri budur, paylaşılan şeyin çoğalması, katlanması, iyileştirilmesi, yanlış ise doğrulanması, tartışılabilmesi, öğrenilmesidir. Yazdığım her alanda kafalar başka bir gezegene gidiyorsa demek ki sıkıntı var. Bir şeyi ürettiğimde, yaptığımda ya da yazdığımda paylaşıyorsam şayet, farklı yaşamsal deneyimleri sonucunca edinilen birikimlerin biricikliğine, tekilliğine, öznelliğine inandığım içindir. bu farklılıklardan yeni fikirler, ne görüşler, yeni yorumlar ve güzel muhabbetler döneceğine inandığım içindir. ban şuraya bir fotoğraf koydum diye "ıyyy" diye mesaj atan gibi, olmadım. göremediğim bir şey varsa eğer fark edebileyim diye. üretmedikçe rahat duramıyorum. ancak ürettiklerimi paylaştıkça rahatsız olunuyorsa mesaj atıp çirkinleşmek yerine gözlerini kulağınızı ağzınızı kapatırsınız olur biter. daha söyleyeceklerim var ancak başınızı ağrıttım. az da olsa içimi yıkadım.

    sonra olarak vangölü ekpresi başlığını değiştirmemenizi isterdim. günce değil çünkü. uzun uzun yazıp okuyucuyu sık boğaz etmemek için gün gün bölüp paylaşıyorum girdileri. yeniden halka açık, ve aynı başlığında durmalı. çünkü vangölü ekspresi yapmış diğer arkadaşlar olduğunda onlar da başlığın altına yazabilmeli. Bu yüzden eski başlığına ve halka açık olması taraftarındayım.

    nefretinizi, öfkenizi, çirkinliğinizi güzel şeylere dönüştürün. haziran eksik olmasın başınızdan!

    edit: siz eksiledikçe ben daha çok güçlü bir şekilde bağırmaya başlıyorum. çok yaşa emi!
    #95518 pia | 1 yıl önce
     
  14. 401
    10.10.2016 tarihinde saat 12:09:21'de @kerem tarafından ilk girdisi yazılmış idi kendisinin. kısa süre sonra yeni yaşına adım atmış olacak.

    ilk gününden bu yana emeği geçen ve bundan sonra da geçmeye devam edecek olan yeni/eski herkese böyle bir ortamda bir arada bulunmanın gururunu yaşattıkları için şahsım adına sonsuz teşekkür ediyorum. iyi ki varsınız.

    hep birlikte nice mutlu yıllara kulzos ve isimsiz ahalisi.
    #112704 larden loughness | 11 ay önce
     
  15. 1
    serin bir eylül akşamında temelleri atılan sözlük.
    #1 kerem | 3 yıl önce
     
  16. 175
    interaktif sözlük sıralamasını incelerken fark ettiğim sözlük.
    kısa bir sürede bu kadar donanımlı yazarları bünyesinde topladığı için dikkatimi çekti. sol frame'de yer alan -çoğu- başlığa bakarak üye olmam gerektiğini düşündüm.
    belli kitlelerin belirli faaliyetlerle yeni gelenleri soğutmadığı bir ortam olduğu aşikar. büyük sözlüklerde rastladığım saygısızlıktan da eser yok. daha ne olsun? diğer eksiklikler el birliğiyle giderilir. güzelce yazarız.
     
  17. 275
    çok uzun zamandır yazmıyorum, sadece okumakla yetiniyorum. kimseye cevap vermiyor, daha fazla somutlaşmamaya çalışıyorum.
    bugün de bu muhabbet patlayınca yazmak istedim.
    çünkü burada cidden bir kemik kadro ya da diğerlerinden sıyrılmış bir tayfa var, ister kabul edin, ister etmeyin. onlardan olmak istemedim.

    geçenlerde biri yazmış, sizin dilinizi konuşamıyorum, o yüzden bırakıyorum sözlüğü diye. siz o yazarın derin muhabbetlerinize ayak uyduramadığını ya da entellektüel başlıklara yazacak şeyler bulamadığını düşündünüz belki. ama öyle değil.

    burada ne yazsa artılanan, görüşülüp tanışıldığı için ya da uzun süre radyoda gıybet yapıldığı için yakınlaşmış insanlar var. o yüzden burayı arka bahçesi sanan birileri de var. siz kabul etmeyin yine, ama öyle.

    bir de sırf yeni olduğu için saçma girdileri bile artılanıp en beğenilenlere çıkarılan, fakat en ufak fikir ayrılığında sen ne bileceksin, sen yokken biz vardık dercesine örselenen yazarlar var.

    herkes yeni yazarlar, yeni fikirler, farklı hayatlar okumak istiyor belli ki. sol frame akmıyor, radyo dinlenmiyor falan diyorsunuz. en beğenilen girdi en fazla 10 artı alıyor.

    ister kabul edin ister etmeyin, yeni gelen adam barınamıyor burada. öyle sıcak mesajlarla, hoşgeldinli girdilerle olmuyor o işler kusura bakmayın.

    bu da benim uzun zamandır düşündüklerim.
    #71511 the crow | 2 yıl önce
     
  18. 301
    bünyesinde bugün yaşanan tüm rezilliklerden hosting firmamız olan natro sorumludur.

    konuyla ilgili daha önce de bir açıklama girmiştim ama o rezillikler sonrasında kayboldu.

    neler oldu anlatmak gerekirse:
    * 15:10 site erişilemez hale geldi.
    * Erişim sorunu natro'ya iletildi.
    * 15:40 site erişime açıldı ancak veritabanı 13:35'e döndü.
    * Rezalet natro'ya iletildi.

    Mesaj: "Site 15:10 gibi kesintiye uğradı. Geri döndüğünde ise 13:35 civarına döndü. Benim anladığım 13:35 civarında alınan bir yedeğe geri döndürüldük. Arada veritabanımıza işlenen veriler ne oldu? Telefonda da dönüş beklediğimi ilettim. Konuyla ilgili tatmin edici bir açıklama ve bu rezaletin nasıl telafi edileceğine dair öneri bekliyorum."

    * 18:05 civarı kayıp veriyi sitenin üzerine yazdılar. Haliyle bu işlemle siteyi 15:10 civarına döndürdüler.
    * 18:30 sorunu çözdük dediler.
    * 18:43 ben delirdim.

    Mesaj: "Neyin problemini giderdiniz? Bu sefer de 15:30'dan sonra yapılan şeylerin üzerine yazmış oldunuz? Siz ne yaptığınızın farkında mısınız? Bana dalga geçer gibi cevap veriyorsunuz utanmadan....

    Bana çok acil telefonla dönüş yapmanızı ve bu yarattığınız rezaletle ilgili bir açıklama yapmanızı bekliyorum. Sakın veritabanımıza bir kez daha müdahele etmeye kalkışmayın. Çünkü iyice saçmalıyorsunuz. 13:35'ten sonrakileri kurtarırken 15:30'dan sonra oluşan aynı id'li verilerin üstüne yazdığınızın farkında değil misiniz? Size kim öğretti bu işleri? Nasıl bir hizmet sunumu bu?

    Benim şikayetimi cevap verin. Twitter'da, ekşi sözlükte, şikayetvar'da, olabilecek tüm platformlarda mı anlatmam lazım yaşattıklarınızı? Veritabanımızı ne hakla silersiniz ya da üzerine veri yazarsınız? 2 saatlik veri kaybı yerine 4-5 saatlik kayba sebep olduğunuzun farkında değil misiniz? Bana bir açıklama yapın."

    * 18:50 telefonla aradım ve şikayetimi yeniledim.

    Özetle, Natro bugün siteyi erişime kapatmadan ya da bize haber verme gereği duymadan sitemizi kendi bünyesinde yer değiştirdi. Bunu yaparken de veri kaybına sebep oldu. Akabinde bu verilerin kaybolan kısmını yeni oluşan verilerin üzerine yazdı. Amiyane tabiri ile sıçtığı yetmedi bir de sıvadı.

    Yapılması gereken çok basitti. Bize haber verecekti, biz siteyi bakım moduna alacaktık. Ya da kendileri çalışma bitene kadar siteyi erişime kapatacaklardı. Ama ikisini de yapmadan kafalarına estiği gibi veritabanımıza müdahale ettiler.

    Yarın konuyla ilgili yöneticilerinden bir geri dönüş ve açıklama bekliyorum. Açıklama gelmezse ya da bu açıklamadan tatmin olmazsam her platformda natro'nun ipliğini pazara çıkartabilmek için seferberlik ilan etmiş bulunuyorum. En kısa sürede natro'dan kurtulmak dileğiyle...
    #81472 larden loughness | 2 yıl önce
     
  19. 309
    artık bünyesinde kategorisiz girdi kalmadı. muhtemelen değiştireceklerimiz, oradan alıp başka yere koyacaklarımız olacak. hatalı seçilenler ya da yetersiz kalanlar vardır çünkü. ama artık her girdinin bir kategorisi var... rüyaydı, gerçek oldu...

    emek veren herkese teşekkürler. ama özellikle insanüstü bir çaba gösteren @the fool ve @laedri ile kategori onaylarının dışında onlar gibi sıfırdan kategori ataması da yaparak onlara destek çıkan @morgase ve @kesret'e sonsuz teşekkürler.

    kim kaç tane kategori ataması yaptı diye merak eden olursa:
    the fool: 24576
    laedri: 13219
    kesret: 8529
    morgase: 8247
    the ancient one: 1397
    larden loughness: 1240
    sevgi deniz: 1177
    keskelimonolsaymisim: 866
    son kurtadam: 719
    bhzxlktd: 546
    11001: 351
    aleon vertisma: 330
    iflaholmazmetalci: 260
    rstnpeace: 66
    #84084 larden loughness | 1 yıl önce
     
  20. 316
    bünyesinde "kulzos radyo djlerinin yayın playlistleri" ve "kulzos radyo yayın duyuruları" isimli 2 adet başlığı bulunduran sözlük.

    aslında derdim başlıklarda değil, girdilerde de değil. bu başlıklardaki girdilerin bu kadar çok oylanıyor oluşunda. duyurular altındaki girdilere bi bakın. saat 10 da başlıyorum...başladım...x şimdi yayında....yayın süper akıyor....metalin dibine vuruyoruz.....sorun çıktı yarım saat geç başlıcam....cumaya gittim geliyorum.....

    ben mi çok sığ düşünüyorum, saat 10 da başlıyorum girdisi nasıl oluyor da günün en çok hit alan girdisi oluyor. eğer en çok hiti bu alıyorsa bu diğer girdilere hakaret olmuyor mu? yani bir duyuru neden/nasıl en beğenilen oluyor çözemiyorum (bkz: bilemiyorum altan)

    hadi playlist başlığındakiler bi yere kadar. kişi yayında kendince çok güzel müzikler dinlemiştir, çalan kişi veya diğer çalma potansiyeli olan kişiler oradan takip edip, aaa bak gördün mü powerwolf çalınca çok beğeniliyor, insanlar powerwolf dinliyor/talep ediyor hadi ben de playliste 1-2 powerwolf koyayım falan diyor olabilirler (bu başlık bunun için de mi, yoksa ben mi çok safım)
    #86550 11001 | 1 yıl önce
     
  21. 333
    apolitik olduğunu düşünmediğim, bundan öte aslında burada yazan çoğu insanın politik fikirler, düşünceler, teoriler anlamında ülke geneline nazaran oldukça yüksek bilgi birikimine sahip olduğunu düşündüğüm ve şahit olduğum sözlük.

    burada bulunan insanların politik tartışmadan kaçındığını hiç sanmıyorum.
    bence uzak kalmaya çalıştıkları şey, buranın dışında bir çok platformda, günlük yaşamda aslında neredeyse her yerde önümüze çıkan kutuplaşma, karşı görüşteki insana ön yargı ile yaklaşma, farklı fikirde olanı düşman olarak görme, hatta vatan haini olarak nitelemeye kadar ilerleyen anlamsız takıntılardan, fikir, düşünce, teorinin tartışılmadığı/tartışılamadığı bir ortamın buraya taşınmasından kaçınıyor.

    burada ülkemizde ortaya çıkmış olumsuz tartışma ortamına rağmen siyaset tartışılması mümkün olabilir mi? ben bunun mümkün olduğunu düşünüyorum, ancak bunun için zorlama bir niyet de gerçekçi bir bakış açısı olmaz. bazı şeyler kendiliğinden ortaya çıkmadığı sürece karşılaşılacak muhtemel sonuçların da verimli olacağını düşünmüyorum.
    #98051 okuryazamaz | 1 yıl önce
     
  22. 455
    an itibarı ile kulzos veritabanı güzel hosting firmasından kiralamış bulunduğumuz, bütün kaynakları sadece bizim tarafımızdan kullanılan sunucuya aktarılmıştır. yani bu girdi yazıldığında natro sunucusundaki veritabanına değil, güzel hosting sunucusundaki veritabanına kaydolmaktadır.

    bununla birlikte, ns ayarları değişmiş olsa da, php scripti halen natro üzerinde çalışmaktadır. (ns ayarlarının yansıması zaman alacağından bu durumla ilgili tarafımızca yapılabilecek bir şey yok maalesef. geçiş kendiliğinden olacak.)

    eğer her kim sayfanın en altında "2016 - 2018 kulzos" ibaresini "2016 - 2019 kulzos" şeklinde görür ise, yani yıl 2019 olur ise, o kişi için geçiş tamamen sona ermiş anlamına gelecektir. o noktada sözlüğümüz hem veritabanında hem de php tarafında yeni sunucu kaynaklarını kullanır hale gelmiş olacağından mümkün olan en iyi performansı gösterecektir.

    taşıma işlemini büyük bir titizlikle ve hızla yürüten @canarslan12'ye ne kadar teşekkür etsek az...
     
  23. 459
    yeni sunucusu bugün bir takım performans testlerine tabi tutuldu @canarslan12 tarafından... bu testler sözlüğün normal çalışmasını engelleyebilecek kadar zorlayıcı nitelikteydi ama sunucu, haliyle kulzos, bana mısın demeden çalışmasına devam etti. sanıyorum ihtiyacımız olan sunucuya geçtik sonunda. nazar değmesin diyorum.
     
  24. 593
    çok farklı alanlarda, farklı uzmanlık ve ilgi alanlarına sahip olan yazarlar ile bilgi dağarcığımı geliştirdiğim platformdur. ben bu şekilde kalmasını tercih ederim.
    ancak başka türlüsü tercih ediliyorsa bu konudaki olumsuz görüşümü ortaya koymaya hakkım vardır diye düşünüyorum. bu kesinlikle bir kınama değil, yapıcı bir eleştiri olarak anlaşılmalıdır.
    ancak bu eleştiriler ve karşı itirazlar ''eleştirinin öznesi ve yöneldiği kişi açısından kişiselleştirilmiş imaların havada uçuştuğu bir sözlük savaşına vardırılmasaydı'' sözlüğün amacına daha uygun davranılmış olurdu. (bu cümle de tartışmanın tek bir tarafına değil benim de parçası olduğum diğer tarafına da yönelik yapıcı bir eleştiridir ve bu da sadece bir eleştiri olarak anlaşılmalıdır.)
    yani sözlüğün belirli ciddiyet limitleri içerisinde tutulmasına yönelik görüşlerimi söyledikten sonra içerikle ilgili güncel tartışmaların daha fazla alevlendirmeden hemen söndürülmesi taraftarıyım. çünkü tartışmanın gereksiz kutuplaşma ve girilen her içerikte, yazılanlarda bağımsız olarak, önyargılı bir tarafgirliğe/sataşmalara yol açacağından endişe ediyorum ki bunun da sözlüğün varoluş amacından sapması anlamına geleceğini söylemeye bile gerek yok.




    #154150 little thirty | 2 ay önce
     
  25. 601
    Son aylarda nadiren girdiğimden galiba kendimi yabancılaşmış hissediyorum nedense buraya. Gündemi kaçırmışım gibi değil de yabancılaşmışım yani komple. Sanki dayanamayıp eski sevgilime dönmüşüm de ikimiz de artık bambaşka insanmışız gibi.

    Akşamdan beri sığır siki gibi dolanıyorum başlıkların, girdilerin arasında. Her şey çok saçma geliyo. Herkes çok saçma geliyo lan. Boş beleş konular, gereksiz egolar, duyar kasmak için çıldıran işsizler, hormon savaşları, dikkat çekme çabaları, ismini temize çekme gayreti falan. Harbi işsizlik lan.

    Olm çok anlamsız lan. Neyse, hadi eyvallah.
    #154265 fildirbas | 2 ay önce
     
. . .